İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 85. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kahramanmaraş’ta ve Siverek’te meydana gelen hadise ile 11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül’e ilişkin açıklaması

Bülent Kaya

İstanbul Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 85. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Nisan 2026 · 855 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Bülent Kaya (Yeni Yol), 22 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kahramanmaraş’ta ve Siverek’te meydana gelen hadise ile 11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül’e ilişkin açıklaması); konuşma 855 kelime.

Bülent Kaya (Yeni Yol, İstanbul). “Kahramanmaraş’ta ve Siverek’te meydana gelen hadise ile 11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül’e ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2026-04-22-kahramanmarasta-ve-siverekte-meydana-gelen-hadise-ile-11-yasindaki-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144324

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BÜLENT KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi grubumuz adına saygıyla selamlıyorum.

Elbette Maraş ve Siverek'te meydana gelen elim hadiseyle ilgili üzüntülerimizi, olayın sebepleriyle ilgili birçok konuyu konuştuk ama bu olayın meydana çıkardığı bir başka acı var ve bence biraz da bu konuyu konuşmak lazım ki bu konuyu konuşan kişiler de oldu. 9 öğrencimizi, 1 öğretmenimizi kaybettik, Allah hepsine rahmet eylesin. Bunların hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, bu çocukların hepsi bizim çocuklarımız ama gelin görün ki iktidar partisi 11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül'ü ayrı bir yere koydu. Nedir Yusuf Tarık Gül'ün, 11 yaşındaki bu çocuğumuzun suçu? Babasının kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilen bir polis olması. Babasını Yusuf Tarık Gül kendisi seçmedi, Cenab-ı Allah öyle takdir etti, hayata bu şekilde geldi ki babasının henüz davası kesinleşmediği için babasıyla ilgili bir söz söyleyecek durumda değiliz. Kaldı ki konuşmamızın objesi, Yusuf Tarık Gül'ün babası değil, kendisi. 11 yaşındaki çocuk bu devletin çocuğudur, 11 yaşındaki çocuk Cumhurbaşkanımızın da çocuğudur, bakanlarımızın da çocuklarıdır, valinin de çocuğudur, bu ülkedeki devlet yetkisini kullanan herkesin çocuğudur ve diğer 8 çocuktan herhangi bir farkı yoktur. Elimde değerli bakanlarımızın cenaze katılımıyla ilgili bir iş bölümü listesi var. Millî Eğitim Bakanı, İçişleri Bakanı, Sağlık Bakanı, Aile Bakanı, Ticaret Bakanı, Ulaştırma Bakanı gibi bakanlarımız devlet-millet kaynaşması açısından bu öğrencilerimizin cenaze törenlerinde hazır bulundular. Bir tek kişinin cenaze töreninde hazır bulunmadılar, Yusuf Tarık Gül'ün cenazesinde. Hani ayetikerimede "O kız çocuğuna diri diri gömüldüğü zaman sen hangi günah sebebiyle gömüldün?" diye sordukları zaman diyor ya, bu Yusuf Tarık Gül, o manevi atmosferde defnedilirken eğer orada bulunanları görüyor ve diğer tüm cenaze törenlerinde devlet adına bir bakan varken kendi cenaze töreninde herhangi bir devlet bakanının olmamasını acaba hangi duyguyla ifade ediyordur? Eğer öbür taraftan dönüp buralara bir şey söyleme imkânı olmuş olsa acaba bu bakanlar ve bu devleti yönetenlerle ilgili hangi duyguları ifade edecekti?

15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi olduğu zaman bu yavrumuz 1 yaşındaydı. Devlet olarak bu kesime olan kin ve nefretimiz... 11 yaşında, olayın meydana geldiği dönemde henüz 1 yaşında olan bir yavrunun cenazesine katılmayacak kadar nasıl bir hırs ve kine bürünebiliyoruz hâlâ? Yine, ayetikerimede bütün inanan insanlara bir uyarısıdır Cenab-ı Allah'ın: "Sakın ha bir topluma, bir kesime olan öfkeniz sizi onlara karşı adaletsizliğe sevk etmesin." Bir topluma, bir kesime olan kininiz ve öfkeniz, onun 11 yaşındaki çocuğunu... Üstelik devlet olarak sizin okulunuzda, size emanetken hayatını koruyamamanın mahcubiyetini yaşayıp o cenazede olmanız gerekirken bu mahcubiyeti yaşamıyorsunuz, tam tersine, o cenaze töreninde bulunmamayı hırsınızın, öfkenizin bir sonucu olarak ta 11 yaşındaki çocuğun cenazesine bile taşıyabiliyorsunuz.

Değerli AK PARTİ'li arkadaşlar, bu örgütle irtibat ve iltisaklı olanların önemli bir kısmı sizin döneminizde sizin teşviklerinizle bu örgütle irtibat ve iltisaka geçti. Sizin döneminizde, yükselmek için o kesimle diyalog kurmak bir geçer sebepti. Siz teşvik ettiniz "Alnı secdeye giden bu insanlarla diyalog kurun. Vali yapın, kaymakam yapın, bürokrat yapın..." İnsanlar da işe girmek, kamuda bir yerlere gelmek için "Bunlardan zarar gelmez." diye bunların yanına yanaştı. Elbette aralarında istihbarat örgütleriyle iş tutan, devletin aleyhine çalışan, suç işleyenler varsa sonuna kadar gidelim ama suç işleyen sizlerle beraber iş tutmaya devam ettiği zaman, sizden kimi yüksek mevkilerde olanın kardeşi, karısı, eşi dostu olduğu zaman muaf olacak, kimi kimsesi olmadığı zaman ise KHK'li diye linç edilecek! Böyle bir adaletsizliği hiçbir vicdan kabul etmez, sizin de vicdanınız bir gün sizi esir alır. Bakın, bu çocukların, bu insanların bu örgütle, bu yapıyla irtibat ve iltisakının önemli sebeplerinden biri sizlersiniz; siz teşvik ettiniz bunları onlarla beraber oturup kalksınlar diye.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, devam edin.

BÜLENT KAYA (İstanbul)Bugün de hiçbir şey olmamış gibi, orayla irtibat ve iltisakı var diye bunları KHK'yle ihraç ettiğiniz yetmiyormuş gibi 11 yaşındaki çocuk -nasıl bir vicdandır, nasıl bir izandır ki- devlet okulunda size emanet olan bir kişi vefat ediyor, öldürülüyor, hunharca öldürülüyor ve siz utanmadan 8'inin cenazesine gidip 9'uncusunun cenazesine gitmemeyi bir devlet aklı, bir devlet mahareti sanıyorsunuz. Bu nasıl bir vicdansızlıktır Allah'ınızı severseniz! Buradan oraya giden bütün bakanların vicdanına sesleniyorum: Bu vicdan sizi bırakmaz, bir gün mutlaka yakanıza yapışır. Ve bir gün o 11 yaşındaki çocuk ahirette iki yakanızdan tutacak ve sizi sarsıp sallayacak "Benim cenazeme niye gelmedin? Benim ne günahım vardı? Babamla bir problemin varsa git babamla hallet. 11 yaşındaki çocuk olarak beni niçin orada sahipsiz bıraktın?" diye iki eli iki yakanızda olacak. Ey AK PARTİ'li arkadaşlar, hiçbirinizin vicdanı dile gelip bu konuyu dillendiremiyor mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

BÜLENT KAYA (İstanbul)Hiçbir vicdanlı AK PARTİ'li çıkıp "Sayın Cumhurbaşkanı, sayın bakanlar; yaptığınız bu davranış doğru değil. Biz bu ülkede devlet geleneği olarak..." "11 yaşındaki bütün çocuklarımız, babaları suçlu ya da suçsuz, hepsi bizim çocuğumuzdur." diyecek bir vicdanı ne zaman kaybettiniz ya? Allah rızası için. Ne olacak, bunu söylediğiniz zaman bırakın milletvekilliğiniz gitsin, bırakın belli makamlara gelmeyin, bırakın istikbaliniz yok olsun, hiç olmazsa vicdanınızın yok olmasından daha iyi değil mi? Makamlarınızın, koltuklarınızın devam etmesi, vicdanınızın yok olmasından çok mu daha kıymetli? Niçin bunu dile getiremiyoruz? Niçin bu yanlışa hep beraber itiraz edemiyoruz? Bu 11 yaşındaki çocuğun şahsında devlete olan güvenini yitiren binlerce insanı, devlete karşı devletin merhamet kanadının yok olduğunu düşünen binlerce insanı bu devlet nasıl kucaklayacak Allah aşkına, hiç mi düşünmüyorsunuz, hiç mi vicdanımız dile gelmiyor?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

110 konuşma daha · 22 Nisan 2026

Günün kaydı →
110 konuşmanın tamamı →