Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerlerde hayatını kaybedenlerin cenazelerinin ailelerinin teşhis edemeyeceği durumda olduğuna, Sur'da sokağa çıkma yasağına derhâl son verilerek yaralıların tedavilerine başlanmasını, cenazelerin ailelerine teslim edilmesini sağlayacak bir zeminin oluşturulması gerektiğine ilişkin açıklaması
Diyarbakır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 44. Birleşim · 1. yasama yılı · 25 Şubat 2016 · 305 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Çağlar Demirel (Halkların Demokratik Partisi), 25 Şubat 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerlerde hayatını kaybedenlerin cenazelerinin ailelerinin teşhis edemeyeceği durumda olduğuna, Sur'da sokağa çıkma yasağına derhâl son verilerek yaralıların tedavilerine başlanmasını, cenazelerin ailelerine teslim edilmesini sağlayacak bir zeminin oluşturulması gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 305 kelime.
Çağlar Demirel (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerlerde hayatını kaybedenlerin cenazelerinin ailelerinin teşhis edemeyeceği durumda olduğuna, Sur'da sokağa çıkma yasağına derhâl son verilerek yaralıların tedavilerine başlanmasını, cenazelerin ailelerine teslim edilmesini sağlayacak bir zeminin oluşturulması gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/caglar-demirel-26-2016-02-25-sokaga-cikma-yasaklarinin-uygulandigi-yerlerde-hayatini-kaybedenlerin (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=44878
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır)Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, siz de biliyorsunuz, Genel Kurulda da defalarca ifade ettik ki bugün Sur’da 86’ncı gününe giren bir sokağa çıkma yasağı ilanı var. Hukuksuz bir şekilde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte bugün Sur’da 200’e yakın çocuk, kadın ve yaşlı insanın orada katledilmesi söz konusu. Daha önce Cizre’de yaşanan vahşet bodrumunu dile getirdiğimizde, bunları ifade ettiğimizde oradaki insanlar aynen Madımak’taki gibi canlı canlı yakıldı, katledildi ve şu an onların cenazeleri birçok ilde ve birçok ilçede ailelerinin teşhis edemeyeceği durumda ve bu da yetmezmiş gibi Adli Tıp Kurumunun -yapmış olduğu- sonuçlarıyla birlikte cenazelerin bir kısmı Malatya’da, bir kısmı da Antep’te çıkmış durumda.
Şunu ifade etmek istiyorum ki bugün cenazeler yakılıp, işkence edilip paramparça bir şekilde ailelere verilmeye çalışılıyor ve ailelere de aynı şekilde işkence yapılıyor. Bu yaşananların -daha önce de söyledik- ne hukukta ne ahlakta ne vicdanda, hiçbir yerde yeri yoktur. Biz bunların iç hukuka, uluslararası sözleşmelere aykırılığının bir kez daha takipçisi olacağız. Bunun emrini verenlerin, bunu gerçekleştirenlerin bir gün mutlaka yargılanacağına inanıyoruz. Aynı şeyin bugün Sur’da tekrar gerçekleşmemesi için, özellikle bugün buradan, Genel Kuruldan bir kez daha ifade ediyoruz ki Sur’da 86’ncı güne girilen sokağa çıkma yasağının derhâl kaldırılması ve orada yaşam mücadelesi veren yaralıların derhâl sağlık tedavilerine ve ailelerine cenazelerin verilmesi gerekiyor. Oradaki sivil toplum kuruluşlarının açıklamaları var, Türkiye’nin birçok yerinden giden gazeteci ve sanatçıların da açıklamaları var. Bunların mutlaka dikkate alınması ve Sur’da da ikinci bir vahşetin önlenmesi için mutlaka en az yirmi dört saat sokağa çıkma yasağının ortadan kaldırılması ve halkın, ailelerin oraya giderek ailelerini oradan alması gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum.
Ve en son olarak, Sur’da yaşanan Fatma Ateş’in katledilmesi, kan kaybından yaşamını yitirmesiyle birlikte, aile fertleri ve oradaki basın emekçisinin hastaneye ve ambulansa yetiştirmeye çalıştığı Fatma Ateş…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır)…hastaneye kaldırılırken yaşamını yitirdi.
Toparlıyorum Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 25 Şubat 2016