Olağanüstü hâlle birlikte gözaltı süresinin uzatılması nedeniyle savcıların ve emniyet yetkililerinin keyfî uygulamalarının söz konusu olduğuna, "darbecilerle mücadele" adı altında aslında HDP, DBP yöneticileriyle mücadele edildiğine ve gazeteciler üzerinde de büyük bir baskı olduğuna ilişkin açıklaması
Diyarbakır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 125. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Ağustos 2016 · 222 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Çağlar Demirel (Halkların Demokratik Partisi), 16 Ağustos 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Olağanüstü hâlle birlikte gözaltı süresinin uzatılması nedeniyle savcıların ve emniyet yetkililerinin keyfî uygulamalarının söz konusu olduğuna, "darbecilerle mücadele" adı altında aslında HDP, DBP yöneticileriyle mücadele edildiğine ve gazeteciler üzerinde de büyük bir baskı olduğuna ilişkin açıklaması); konuşma 222 kelime.
Çağlar Demirel (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Olağanüstü hâlle birlikte gözaltı süresinin uzatılması nedeniyle savcıların ve emniyet yetkililerinin keyfî uygulamalarının söz konusu olduğuna, "darbecilerle mücadele" adı altında aslında HDP, DBP yöneticileriyle mücadele edildiğine ve gazeteciler üzerinde de büyük bir baskı olduğuna ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 16 Ağustos 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/caglar-demirel-26-2016-08-16-olaganustu-halle-birlikte-gozalti-suresinin-uzatilmasi-nedeniyle-savci (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=51763
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır)Teşekkürler Sayın Başkan.
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında gerçekleştirilen olağanüstü hâl ve kanun hükmünde kararnamelerle aslında darbecilerle mücadele edilmesi gerekirken ne yazık ki Türkiye genelinde başta Kürt illeri olmak üzere ama Türkiye'nin birçok yerinde tüm HDP bileşenleri, partiler başta olmak üzere yöneticilerimize, parti eş başkanlarımıza ve belediye başkanlarımıza ilişkin çok yoğun bir gözaltı ve tutuklama furyası başlamıştır. Bu, asla kabul edilecek bir durum değildir. Çok net olarak ifade edelim ki, olağanüstü hâlle birlikte otuz güne çıkartılan gözaltı süresinin uzatılması ve otuz gün sürmesinden kaynaklı savcıların ve Emniyet yetkililerinin keyfî uygulamaları söz konusudur. Buna ilişkin birkaç örnek vermek istiyorum: Son dönemlerde, özellikle son bir hafta içerisinde Diyarbakır’da 150’yi aşkın gözaltı söz konusu ve biz daha önce de burada dile getirmiştik, bugün tam yirmi iki gündür Erzurum Karayazı’da 60’a yakın seçilmişlerin hâlâ gözaltında tutulduğu ve beş gün boyunca avukatlarıyla görüşmenin yapılmadığı… Şu anda bile görüşmeler sonucunda savcılığın “Daha süremiz var, hiç önemli değil, bekleriz, ne acelemiz var.” gibi uygulamalarıyla karşı karşıya kalınmıştır. Bu yüzden, şunu çok net ifade edelim ki, darbeciler farklı yerlerde bekletilirken bu konuda siyasetçiler de hava almayacak bir ortamda, hijyenden çok uzak -çok ağır işkencelere maruz kalan- bir kapalı spor salonunda bekletiliyorlar.
Şimdi, Sayın Başkan, bunlar çok önemli konular. Şimdi, biz darbeyle mi, darbecilerle mi mücadele ediyoruz yoksa demokrasiden, özgürlükten yana olan…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
69 konuşma daha · 16 Ağustos 2016