İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 6. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Candan Yüceer

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 6. Birleşim · 6. yasama yılı · 12 Ekim 2022 · 497 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Candan Yüceer (CHP), 12 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 497 kelime.

Candan Yüceer (CHP, Tekirdağ). “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 12 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/candan-yuceer-27-2022-10-12-basin-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109610

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, yeni bir AKP icadıyla karşı karşıyayız. Önümüze getirilen bu seferki icadın adı dezenformasyonla mücadele, yalan haberlerle mücadele. Kılıf bu, peki niyet ne? Niyet bambaşka; niyet üzüm yemek değil, niyet bağcıyı dövmek. Siz ne derseniz deyin, hangi gerekçeyle güzellemeye çalışırsanız çalışın, bu bal gibi bir sansür yasası, hakikatle mücadele yasası.

“Niye böyle yapıyorsunuz arkadaşlar?” dersek eğer, gerçekten, aslında hep böyle yapıyorsunuz çünkü fıtratınızda istibdat var, yasakçı bir iktidar olarak tarihe geçeceksiniz. Eğer bir ülkede medya baskı altındaysa, sansür varsa, otosansür artık normalleşmiş, zorunlu hâle gelmişse, gerçekler yazılamıyorsa o ülkede demokrasi işlemiyor demektir ki ülkemizde de durum böyle. İleri demokrasi diye çıktığınız yolda varılan yer tam olarak üçüncü dünya ülkesi demokrasisi, tam olarak bir istibdat rejimi.

“Yalanla mücadele edeceğiz.” güzellemesiyle bugün önümüze getirilen teklifle istenilen, sahibinin sesi bir medya; herkesin, her muhalefet sesinin susturulduğu bir yer; tek sesli, tek kumandalı, tek manşetli bir medya, bir toplum isteyen AKP iktidarı medya sermayesinin yüzde 90’dan fazlasını kontrol altına almış, ana akım medyayı dikensiz gül bahçesine çevirmiş; yasaları, yargıyı düşünce özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırmış; yetmemiş, kontrol edemediğini, internet medyasını, her çıkan ufacık, küçücük bir muhalefetin sesini de bu teklifle susturmak, sindirmek istiyor. Medyanın gerçeklere ulaşmasının değil, servis edilen manipülatif içeriklerin kullanılmasının ve niteliğin, meslek ilkelerinin değil; emir alan, köşesini bu iş için kullanan kullanışlı kalemlerin öne çıktığı bu medya düzeninde ne yazılıp çizileceğine, hakikatlere, hangi haberin, kimin ne anlamda ne kadar öne çıkacağına işte bu Hükûmet komiserleri ve bunları oraya görevlendiren karar veriyor.

“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı” sıfatını taşıyan sarayın propaganda başkanının bu hafta yayınladığı bülten tam olarak bunu yapıyor, sözde hakikati belirliyor. Oysaki Twitter geçtiğimiz senelerde manipülasyonu engelleme politikalarıyla, ihlal ettiği gerekçesiyle AKP’yle bağlantılı olduğu iddia edilen 7.340 hesabı kapatmıştı. Şimdi herhâlde derdiniz, tüm gazetecileri sarayın memuru yapmak. Yalan, hakikatin yerine geçsin diye mücadele veriyorsunuz.

İktidarın eliyle, önerisiyle üretilmeyen her türlü bilginin, AKP propagandası yapmayan her şeyin “dezenformasyon” olarak kabul edilmesi gerektiği bir suç icat ederek önümüze getiriyorsunuz, gerçeğe aykırı bilgiyi yayma suçu. 40 maddelik tüm kanun sanki bu madde için, 29’uncu madde için yapılmış sanki. Ne olduğu belirsiz bir suçta -ne olduğu belli değil- hakikati sarayın belirlediği bir suçta, siyasallaşmış, iktidarın sopası hâline gelmiş yargının bu yasayı nasıl kullanacağı az çok ortada.

Değerli arkadaşlar, yalnızca basını değil, sosyal medyayı kullanan herkes bu yeni suç tiplemesiyle ve hapis cezasıyla karşı karşıya gelecek. Ülkemizde sansür, zorlama, baskı aslında had safhada. Biliyorsunuz, bütün arkadaşlar Türkiye’deki rakamları verdi, nerede olduğumuzu gösterdi. İnterneti -2007’den itibaren- kontrol altına almak için 5651 sayılı Yasa’da on dört yılda 18 kez ekleme, düzenleme yaptınız. Öyle yaptınız, böyle yaptınız ama olmadı, gene olmayacak çünkü gücünüz hakikatin gücüne yetmeyecek; çünkü özgür basına, özgür insana gücünüz yetmeyecek.

Değerli arkadaşlar, aslında işin en acı tarafı da “Açız, geçinemiyoruz.” diyen milyonların, 10 milyonu aşkın işsizin, Türkiye'nin dört bir yanındaki adalet arayışının gerçekliğinden değil ya da memleketin, milletin bu hâlini umursamadan, israf içinde, ihtişam içinde yaşamanızdan, bütün memleketin, milletin kaynaklarını yandaşa akıtmanızdan, bu gerçekten rahatsız değilsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

129 konuşma daha · 12 Ekim 2022

129 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook