İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Diyarbakır Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 80. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Mayıs 2003 · 676 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cavit Torun (AK Parti), 15 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 676 kelime.
Cavit Torun (AK Parti, Diyarbakır). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cavit-torun-22-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Sayın Başkan, aziz milletimizin değerli temsilcileri; görüşülmekte olan İş Yasası Tasarısının 102 nci maddesi üzerinde kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım; hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzun zamandan beri görüşmekte olduğumuz İş Yasası Tasarısını kanunlaştırmaya çalışıyoruz; geceli gündüzlü çalışmalarımızla yoğun gayret içerisindeyiz.
Bu kanun, hukuk sistemimizin temel kanunlarından birisidir. Yıllarca, işin uygulayıcılarından biri olarak 1475 sayılı Kanunun, birçok yönden insan hak ve hukukuna aykırı nitelikler taşıdığını bizzat müşahede etmiş, neden işçi aleyhinde olan hükümlerin düzeltilmesi konusunda bir gayret içerisine girilmediğini hep düşünmüşümdür; ancak, yıllarca o sıkıntıları çeken birisi olarak, bugün çıkarmaya çalıştığımız ve gerçekten işçilerimiz için önemli bir adım niteliğinde olan bu yasanın çıkmasına, bir şekilde vesile oluyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarının işçilerimiz yönünden birçok yeni maddesi var. Geçen bir konuşmam sırasında bunlara kısmen değinmiştim. Tasarının büyük bölümünün kanunlaştırıldığı bu aşamada, isterseniz bu yenilikleri bir daha hatırlayalım ve sevgili Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın, günlerdir, bu tasarı sebebiyle bizlere yöneltmiş oldukları kimi görüş ve düşüncelerin gerçekleri yansıtmadığını, yüce milletimizin bilgisine sunalım.
İş ilişkisinde, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yapılamaz.
İşyeri veya işyerinin bir bölümü, hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde, işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri, bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçer.
Devreden veya devralan işveren, iş sözleşmesini, sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir, işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz.
Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılmasının zorunlu olması ve niteliği itibariyle otuz günden fazla süren işlerin sürekli iş akti olarak nitelendirilmesi, yasanın yenilikleri arasındadır.
Bilindiği üzere, yasanın 14 üncü maddesinde, çağrı üzerine kısmî süreli iş ilişkisi düzenlenmiştir. Muhalefetin sayın konuşmacıları tarafından çok sık olarak eleştirilen maddelerinden birisi olan düzenlemede, hafta, ay ve yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde, işçinin ne kadar süreyle çalışacağını tarafların belirlemedikleri iş akitlerinin bu kapsamda sayılacağı ve böyle bir akti yapanların, haftada en az on saatlik bir çalışmayı garanti ettikleri hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Yine, sayın muhalefet sözcüleri tarafından tereddütle karşılanan konulardan birisinin takım sözleşmesi olduğunu gördük. Yasa tasarısının 16 ncı maddesinde düzenlenen bu sözleşme biçiminde, birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen, bu işçilerin birinin takım kılavuzu sıfatıyla işverenle yaptığı sözleşmeye takım sözleşmesi denildiği ve bu sözleşmenin, süresi ne olursa olsun, yazılı biçimde yapılması gerektiği hüküm altına alındı.
Sevgili arkadaşlar, diğer maddeler gibi, 14 ve 16 ncı maddelerde düzenlenen konular, ülkemizde, fiilen ve hemen her gün uygulama alanı içerisinde olmasına rağmen, yasal bir düzenleme içerisinde olmamış ve bu konunun hukukî statüye kavuşturulması, iktidarımız tarafından gerçekleştirilme aşamasına getirilmiştir. Özellikle, ülkemizde önemli bir çalışma alanı olarak ortaya çıkan gündelikçi kadınların çalışmaları ile mevsimlik işçilerin -yani, pamuk, tütün ve fındık işçilerinin- durumu, bu yasal düzenlemeyle kayıt altına alınmayla çalışılmıştır.
Takım sözleşmesiyle iş ilişkisi kurulan işçilere ücretlerini, işveren veya işveren vekilinin bizzat ödemesi ve takım kılavuzu (amele çavuşları) için, takıma dahil işçilerin ücretlerinden, işe aracılık veya benzeri bir nedenle kesinti yapılamamasının hüküm altına alınması, işçi haklarının kaybının önüne geçilmesinde önemli bir adım olmuştur.
Bu tasarının devrim niteliğindeki düzenlemelerinden birisi, 20 nci maddede, iş sözleşmesi feshedilen işçiye, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tarihinden itibaren bir ay içerisinde, iş mahkemesine dava açma imkânının getirilmesidir. Açılacak davada ispat külfeti işverene getirilmiştir. Açılacak davaların seri usulü muhakemeye tabi olması, davanın en geç iki ay içerisinde bitirilme mecburiyeti ve bir ay içerisinde de Yüce Yargıtayca karara bağlanması keyfiyeti, ilk defa hukuk sistemimize girmiş bulunuyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işçi ücretlerinin dörtte 1'inden fazlasının haczedilemeyeceği kuralı, kamu makamlarının hakedişlerden işçinin ücretini kesme yükümlülüğü ve bu kuruluşların müteahhide verdiği her türlü bina, köprü, hat ve yol inşaatı gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit ve taşeronlarca ücreti ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını kontrol edip, ücreti ödenmeyen varsa, müteahhitten veya taşerondan istenilecek bordrolara göre, ücretleri, bunların hakedişlerinden ödeme kuralı, elbette işçilerimizin lehine olan bir düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 46 ncı maddesinde çok önemli tartışmalar yaşandı. Bu maddedeki "Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 15 Mayıs 2003