Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 54. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Ocak 2017 · 390 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Celal Doğan (Halkların Demokratik Partisi), 10 Ocak 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 390 kelime.
Celal Doğan (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 10 Ocak 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/celal-dogan-26-2017-01-10-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=56424
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA CELAL DOĞAN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce, grupların göstermiş olduğu anlayıştan dolayı hepsine teker teker teşekkür ediyorum.
Kırk sekiz saate yakın bir süreden bu yana işin mahiyeti gereği biraz gergin saatler geçiriyoruz. Aslında bir kısmı haklı taleplere dayansa bile bazılarını da fazla abarttığımız oluyor maalesef.
Başbakan Binali Yıldırım: Baba adı Topal Dursun, anasının adı Bahar. 1955 doğumlu, Erzincan’ın Refahiye ilçesinde doğmuş bir Anadolu insanı. Şu dedi, bu dedi… Buna ilaveten de -geçmişte kalmış bir anımdan dolayı hatırlayarak söylüyorum- Sayın Demirel’in bir lafı vardı, demişti ki rahmetli: “Bu cumhuriyet o kadar büyük bir cumhuriyettir ki benim gibi İslamköylü bir insanı Cumhurbaşkanlığına taşıyacak kadar imkân eşitliği veren bir cumhuriyettir.” Hepimizin, çoğumuzun daha doğrusu, geliş kökeni ondan pek farklı değil; içimizde çok büyük aristokrat ailenin çocuklarının da burada olduğunu zannetmiyorum, ya köy kökenlidir ya memur kökenlidir ya esnaf kökenlidir. Bu cumhuriyetin bize vermiş olduğu imkânları -bu cumhuriyeti kuranlara olan minnetimiz gereği söylüyorum- bunu da korumakla yerine getirebiliriz. Bu nedenle, atılacak her adımda, getirilecek her Anayasa değişikliğinde hassasiyet gösterilmesi gereken konu, bu cumhuriyetin ne kadar daha çok derinleştirilerek korunması hususunda çaba sarf edilmesidir. Sayın Binali Yıldırım sempatik bir insan, espriyi de seviyor. Bir tek temennim var, inşallah Binali Yıldırım son Başbakan olmaz.
Şimdi, asıl sözlerime ben kanun maddesiyle başlamak istiyordum ama bugün maalesef, yine Gaziantep’te vuku bulan ama boyutları hâlâ tartışılabilecek -daha doğrusu derinliğinin vukufiyetine sahip olmadığım için de- iki türlü bir çatışmanın meydana geldiği ve bu çatışmada bir polis memurumuzun yaralandığı, bir saldırganın da öldürüldüğü söyleniyor. Türkiye bu nevi olaylara artık alıştırılacak noktaya doğru gidiyor. Terör ve şiddetin bizim hayatımızda alışabileceğimiz bir şey olmaması gerekir. Bu konuda, terör konusunda bütün siyasi partilerin göstermesi gereken hassasiyette mutlak ve mutlak bir mutabakat gerektiğine inanan insanlardan birisiyim. Sebebi şu, inancım şudur ki: Terörün amacı, daha doğrusu varmak istediği hedefin büyüklüğü ne kadar olursa olsun, onun insan öldürerek elde edeceği sonuç onu mazur göstermeye yetmez. Yıllardır Türkiye’de güvenlikçi bir anlayışla terörle mücadele ediyoruz. Güvenlikçi politikaların bizi getirdiği noktanın da ne olduğunu, terörün farklı kesimlerden kaynaklanan bir güçle karşımıza dikildiğini görüyoruz. Dün PKK’yle mücadele ediliyordu, bugün DAİŞ diye bir olay çıktı başımıza; Amerika’nın Irak’ta bıraktığı idari boşluktan doğan bu güç, daha doğrusu bu terör örgütü; yetmedi, 15 Temmuzdan sonra, ülkemizin koynunda yılan besler gibi beslediğimiz bir FETÖ örgütü ülkenin başına musallat olmaya başladı. FETÖ örgütünün derinliklerinin ne olduğunu hep birlikte gördük ve yaşıyoruz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
117 konuşma daha · 10 Ocak 2017