Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 49. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Ocak 2005 · 405 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemal Uysal (AK Parti), 11 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 405 kelime.
Cemal Uysal (AK Parti, Ordu). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2005-01-11-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CEMAL UYSAL (Ordu)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabiî, çok önemli bir kanun tasarısını görüşüyoruz, oldukça da geniş bir kitleyi ilgilendiriyor. O bakımdan da, tabiî, bunun, burada çok iyi irdelenmesi ve tartışılması, Parlamentoda çok ciddî şekilde ele alınması fevkalade önemlidir.
Şimdi, gerçekten de Köy Hizmetlerinden, biz, Türkiye, Türk köylüsü çok hizmet aldı. O bakımdan, Köy Hizmetlerini, şimdiye kadar yapmış olduğu hizmetlerle ilgili olarak takdir ediyoruz, takdir etmemiz gerekir. Köy Hizmetleri çok güç şartlarda görev yapmıştır. Biz de, yıllarca kendi köyümüze, beldemize, bölgemize Köy Hizmetlerinin gelmesini, Köy Hizmetlerinin köyümüze, beldemize hizmet vermesini fevkalade önemsedik ve bunun devamlı peşinde olduk. O itibarla, Köy Hizmetlerinin şimdiye kadar yapmış olduğu hizmetleri takdir ediyoruz; ama, bundan sonra yeni bir konsept içerisinde, kamu reformunun bir kolu olan veya bir yapısı olan Köy Hizmetlerinin yeni organizasyon içerisinde çok daha iyi hizmetler yapacağına inanıyorum.
Tabiî, burada, Köy Hizmetlerinin dışında da bazı konular ele alınıyor. Özellikle, Türkiye'nin ihracatı, ithalatı ve dışticaret açığı üzerinde duruldu. Şimdi, bu konuya da, bu vesileyle değinmek istiyorum. Dışticaret açığı, Türkiye için hiçbir risk teşkil etmiyor. Eğer gerçekte baktığınız zaman, ekonomi zaten bir risk taşır ve risk yönetimidir. Niye risk teşkil etmiyor; şundan dolayı etmiyor: Bir dışticaret açığı için en büyük risk, döviz fiyatı üzerinde dolaşır; ama, görüyorsunuz, dışticaret açığına rağmen, döviz fiyatı artmıyor. Merkez Bankası, bütün çabasına rağmen, döviz satın almasına rağmen, 2004 yılında döviz fiyatını artıramadı. Demek ki, dışticaret açığı Türkiye için artık bir risk değil.
Diğer önemli husus şu: Kredibilite kurumları tarafından hazırlanan raporlarda, Türkiye'nin kredi notu devamlı yükseliyor; Türkiye'de, devamlı olarak faizler düşüyor. Bu, dışticaret açığının Türkiye için hiçbir risk teşkil etmediğini gösteriyor; ama, tabiî ki, ekonomide her zaman risk vardır. Eğer şekeriniz yüksekse, o bir risk teşkil ediyorsa, onu kontrol altına almak için tedbirli olmanız lazım; kolesterolünüz yüksekse, onu da kontrol altında tutmak için tedbirinizi almanız lazım. Bu dışticaret açığının olması, bizi, ekonomide daha temkinli gitmeye, daha sağlam gitmeye de götürüyor; bunu da anlamak lazım ve Türkiye, ihracatı 64 milyar doları bulmuş bir ülke olarak, oldukça önemli bir ihracat yapmaktadır. Hatta, gayri safî millî hâsılaya göre baktığınız zaman, Türkiye'deki ihracat, Avrupa ortalamasının da neredeyse üzerine doğru gelmektedir. O bakımdan, buradaki temel sorun, hükümetimizin temel meselesi güvendir. Çok ünlü bir iktisatçının bir sözü var: "Modern ekonominin vaat ettiği şey, güvenden başka bir şey değildir" diyor. Gerçekten de güven çok önemlidir. Hükümetin sağlamış olduğu bu güven, dışticaret açığını da diğer riskleri de bertaraf ediyor.
Bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 11 Ocak 2005