İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 21. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İstanbulda meydana gelen terör olayları nedeniyle

Cemil Çiçek

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 21. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Kasım 2003 · 937 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cemil Çiçek (AK Parti), 20 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBULDA MEYDANA GELEN TERÖR OLAYLARI NEDENİYLE); konuşma 937 kelime.

Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “İstanbulda meydana gelen terör olayları nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 20 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2003-11-20-istanbulda-meydana-gelen-teror-olaylari-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şüphesiz, böylesine üzüntülü bir olay sebebiyle huzurunuza gelmek istemezdim; ama, bir hükümet görevini yapmak durumundayız ve sizleri bilgilendirmek, sizlerle birlikte, aziz milletimizin acısını bu kutsal çatı altında paylaşmak durumundayız. O sebeple huzurunuza geldim.

Evvela, Sayın Başkanın da oturumu açarken ifade ettiği gibi, bugün saat 11.00 civarında, İstanbul'da iki patlama meydana gelmiştir. Bunlardan biri Taksim'de, İngiliz Başkonsolosluğunun olduğu yerdedir. Buraya gelirken aldığımız en son bilgilere göre, o bölgede 15 ölü var. İkinci patlama Levent'te meydana gelmiştir; orada da, 10 insanımız hayatını kaybetmiştir. Bu vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, milletimize ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Ayrıca, yine, Sayın Başkanın açıkladığı gibi -bu rakam değişebiliyor- 400 civarında yaralı, hastanelere müracaat etmiş; şu an ameliyatta 12 kişi, servislerde yatan 13 kişi ve acil müşahede bölümünde de 32 kişi vardır, geri kalanların tedavileri ayakta yapılmıştır.

Taksim'deki patlamada 49 araç, Levent'teki patlamada da 25 araç tahrip olmuştur. Ayrıca, o civardaki binalarda da belli ölçüde hasarlar vardır. Tabiî, bu, işin, vakalarla ilgili maddî kısmıdır.

Şu anda, İçişleri Bakanımız orada; devletin tüm istihbarat birimleri, güvenlik birimleri de oradadır; olayı bütün yönleriyle aydınlatabilmek adına, her zaman olduğu gibi, çaba göstermektedirler. Ümit ederiz ki, birinci olayda olduğu gibi, kısa sürede bunları aydınlatma, ortaya çıkarma imkânı olabilir.

Tabiî, hepimiz kabul ediyoruz, uzunca bir süre terörün sıkıntısını yaşamış, bunun acısını her zaman yüreğinde duymuş, duymakta olan bir millet olarak, biz, terörün, insanlığa karşı bir suç olduğunu hep ifade ettik; bunun bir vahşet olduğunu hep ifade ettik; ne adına, kim adına olursa olsun, bunların hiçbirinin tasvip edilemeyeceğini ve sayısı itibariyle de bu yoldan bir yere varılamayacağını hep ifade ettik; ama, bu çığlığımızla, bu feryadımızla, çoğu zaman, uluslararası arenada yalnız kaldığımızı da, hep beraber gördük ve yaşadık. Dolayısıyla, Türkiye, çoğu zaman, terörle mücadelede tek başına hareket etmiş, hareket etmek durumunda olan ve bunun da büyük ölçüde üstesinden gelmiş, bunu başarmış bir ülkedir. Bunların da hepsinin üstesinden geleceğiz, milletçe geleceğiz. Şüphesiz, bu günler, birlik ve dayanışma günleridir. Zaten, terörün varmak istediği hedef de, bu yolla, toplumda, korku, heyecan, panik yaratmak ve bunun sonucu olarak da, o ülkede, bir huzursuzluk, bir istikrarsızlık, bir belirsizlik meydana getirmektir.

Dolayısıyla, şu an, anlaşılıyor ki, Türkiye'ye karşı, çok yönlü, o anlamda, bir terör eylemleri zinciri başlamış demektir. Bir hafta evvel yapılan bir olay var. Yine, Türkiye'nin belli bir bölgesinde, güvenlik kuvvetleriyle yapılan mücadele sonucu, orada, 12 kişi ölü olarak ele geçirilmiş durumda. Güneyden Türkiye'ye sızmak isteyenlerden, yine, bir terör örgütünün uzantısıyla ilgili olarak, 2'si ölü, 4'ü yaralı olarak, canlı olarak ele geçirilmiş durumda. Dolayısıyla, devlet olarak, aslında, çok yönlü bir çabanın, bir gayretin, bir mücadelenin içerisindeyiz ve bu noktada da kararlıyız.

Elbette, bu olaylar üzücüdür. Bu olaylar olmasın diye, devlet, bütün gücüyle, bütün birimleriyle çalışıyor, çalışmaktadır; ancak, hepimizin kabul etmesi lazım gelir ki, terör konusunda köklü bir neticeye varabilmenin yolu, uluslararası işbirliğidir. Bu uluslararası işbirliği yapılmadığı sürece, bazı noktalarda, terör mücadelesi yapan ülkelerin zorlukla karşı karşıya olduğunu da bilmemiz lazım. Geçtiğimiz üzücü olay sebebiyle, Hükümet adına yaptığım açıklamada da ifade etmiştim; terör konusunda bir taziye yoğunluğu yaşanıyor; ama, maalesef, terörün tanımı konusunda uluslararası bir mutabakata vardığımızı söyleyemem. Sadece bu hükümet döneminde, katıldığım iki toplantıda, bunu her defasında ifade etmeye çalıştım. Eğer, bir ülkenin terörist dediğine, bir başkası başka bir anlam yüklüyorsa, onu himayeye mazhar görüyorsa, ona sığınma hakkı tanıyorsa, onu iade etmiyorsa, onunla ilgili olarak sizinle beraber bir işbirliği içerisine girmiyorsa, tabiatıyla, günümüz teknolojilerinden istifadeyle, seyrüsefer kolaylığından istifadeyle, başka türlü sebeplerden dolayı, pekâlâ, suçu işleyen kişi, bu vahşeti işleyen kişi ya da kişiler, grup ya da gruplar, bir süre sonra, bir başka ülkede rahatlıkla hareket edebilmektedir.

Onun için, söylemeye çalıştık ki; tabiatıyla, başka ülkeler bizimle işbirliği yapar ya da yapmaz, bundan dolayı kimseye kahredecek değiliz, bundan dolayı hiçbir sebeple bir yılgınlığa, bir ümitsizliğe maruz kalacak da değiliz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür, bu noktada yeteri kadar tecrübesi vardır, bilgi birikimi vardır; önünde sonunda, bunların hepsini ortaya çıkarır ve çıkaracaktır; vatandaşımızın bundan emin olması lazım, Yüce Meclisimizin bundan emin olması lazım. Tabiatıyla, bu noktada, bir bilgi değişimi içerisinde, işbirliği içerisinde, tecrübelerimizi orta yere koyarak; ama, her şeyden evvel de, dayanışma içerisinde bu zorlukları aşacağız; ama, öbür taraftan da, bu üzücü olay sebebiyle, bir defa daha, Türkiye'nin tezinin haklılığı orta yere çıkıyor. Eğer, bu insanlık belasından bütün ülkeler kurtulmak istiyorsa, bunu bir başka ülkenin istikrarsızlığı için bir enstrüman olarak kullanmak yerine, önünde sonunda işbirliğine girmek mecburiyetindedirler. Aksi halde, bugün Türkiye'de ortaya çıkan vahşet, bir başka gün, bu terörü himaye edenlerin kendi ülkelerinde de meydana gelecektir. Ümit ediyorum ki, bunlar, bütün insanlığı, bütün ülkeleri uyarıcı bir hadise olarak insanlığın hafızasında yer alır. Biz, bunu bekliyoruz. Bunu muhataplarımıza hep ifade etmeye çalıştık. Bize taziyede bulunanlara da, anlaşılabilir bir şekilde bunu ifade etmeye çalıştık.

Tabiatıyla, tahkikatın selameti açısından, burada ifadede zorluk çektiğimiz bazı hususlar var. Arz ettiğim gibi, şu an devletin bütün birimleri, devlet güvenlik mahkemesi savcılığı ve tüm istihbarat birimleriyle bu olayın üzerindeyiz. Geçmiş olaylarla bazı benzerlikler var, belki bazı müşterek noktalar var, bize ulaşan bazı bilgiler var. Bu bilgilerin hepsini bir araya getirmek suretiyle -inanıyoruz- onlara güç vermemiz, destek vermemiz lazım. Emniyet güçlerimiz, güvenlik güçlerimiz, birinci olayda olduğu gibi, bunu da, inanıyoruz ki, kısa sürede orta yere çıkaracak ve bunların peşini, nerede olursa olsun, sürmeye devam edeceğiz.

Temennimiz odur ki, bir mübarek ramazan gününde hem biz hem de hiçbir insan, hiçbir ülke böylesine üzüntülü, sıkıntılı olayla bir defa daha karşı karşıya kalmasın. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum, milletimize başsağlığı diliyorum; ama, hayat devam ediyor, belki de olması gereken şey, olduğundan çok daha fazla, meseleyi, çerçevesi dışına çıkarmamak, onların ekmeğine yağ sürmemek, hayatın akışını normal olarak sürdürmektir. Milletimizin, bunu geçmişte başardığı gibi bugün de başaracağına, devletine güvenerek, Parlamentosuna güvenerek, hükümetine güvenerek bu sıkıntıları aşacağına inanıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

5 konuşma daha · 20 Kasım 2003

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook