Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Nisan 2010 · 379 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 21 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 379 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-23-2010-04-21-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Evvela, bu parti kapatmayla ilgili olarak “Bazı fiillerin suç olmaktan çıktığı.” tarzındaki iddia kesinlikle doğru değildir. Anayasa’nın 68’inci maddesinde ve 69’da ne varsa, parti kapatmayla ilgili kriterler, kıstaslar, onlar aynen duruyor.
İkincisi: “Suç” tabiri genellikle ceza hukukuyla ilgilidir ve suçu da gerçek kişiler işler, kural olarak. Dolayısıyla kişinin işlediği ya da işleyeceği fiil ceza hukuku anlamında suç teşkil ediyorsa , neticede bunun cezası dün verildi, bugün verilir, yarın da verilecektir. Bu düzenleme bir hukuka uygunluk sebebi getirmiyor. Bir partiye mensup olmak hiç kimseye suç işleme ayrıcalığı da getirmiyor; bu da doğru bir husus değildir.
Bir başka husus şudur: Ceza Kanunu’nda ne suç olarak belirlendiyse, bunu sade vatandaş olarak işlediğinizde de suçtur, bir partiye mensup olarak işlediğinizde de suçtur. Burada gerçekle bağdaşmayan, düzenlemeyle de irtibatı olmayan bir algılama var; bunu doğru bulmuyoruz.
Bir başka soru şudur: Anayasa metinleri ekonomik tedbir paketleri değildir, bunlar kanun mevzusudur veya idari tasarruflarla olan hususlardır. Anayasal düzenlemeler, bir devletin temel düzenini, uyulması gereken temel normları, en üst normları düzenleyen metinlerdir. Dolayısıyla bu açıdan soru, tam da bu konuyla doğrudan irtibatlı değil.
İkincisi: Eğer, toplumun belli kesimleriyle ilgili olarak bir kısım tedbirler alacaksanız bugünkü çalışma ona mâni bir durum da teşkil etmiyor, zaten hükûmetler bu tedbirleri alıyor, almaya da devam ediyor.
Üzerinde durduğumuz metin bir Hükûmet tasarısı değil zaten, bir tekliftir; yeterli sayıda imzayla Parlamentonun önüne gelmiştir, Hükûmetle bir alakası yok. Sadece biz, İç Tüzük gereği, Hükûmet olarak burada bulunuyoruz, geçmiş uygulamalarla ilgili olarak; değilse, bunu Hükûmetle bağlantılı bir metin olarak değerlendirmek fevkalade yanlıştır. Ama bir Hükûmet üyesi olarak bu metnin altında benim de imzam var. Söylediğim düşüncelerin önemli bir kısmı, bu hazırlıklarda bulunmuş olmam ve metnin altında imzam olması sebebiyledir.
Sayın Başkan, özellikle arkadaşlarımıza 68/4, Anayasa’nın 68’inci maddesinin dördüncü fıkrasında kapatma sebebi olarak ne yazıldıysa oradan bir kelime dahi çıkarılmamıştır. Herkesin bunu bilmesi lazım. Eğer bu metin, bu düzenleme korumaya çalıştığımız değerler açısından bir teminat teşkil ediyorsa bu teminat Anayasa’da kalmaya devam ediyor ama şunu da kabul etmemiz lazım ki: Burada belirlenmiş olan değerlerin en önemli teminatı vatandaşımızın kendisidir, milletimizin kendisidir. Milletten daha büyük bir teminat da asla ve asla söz konusu olamaz. Bunu da hepimizin böylece kabul etmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
90 konuşma daha · 21 Nisan 2010