İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 40. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle

Çetin Osman Budak

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 40. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Aralık 2020 · 515 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Çetin Osman Budak (CHP), 26 Aralık 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 515 kelime.

Çetin Osman Budak (CHP, Antalya). “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cetin-osman-budak-27-2020-12-26-kitle-imha-silahlarinin-yayilmasinin-finansmaninin-onlenmesine-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=94472

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya)Sayın Başkan, değerli üyeler; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi, öyle mi? Öyle olsaydı şu 12 no.lu tavsiye kararı bugün burada herkes tarafından söylenmezdi; en önemli maddesi bu.

Şimdi, bir de torba kanun hevesiniz var ve sürekli getiriyorsunuz.

En çok takıldığımız, bu derneklerle ve avukatlarla ilgili konuları bu torbanın içine de koyuverdiniz. Şimdi, sivil toplum örgütlerinden gelen birisi olarak bundan sonrasında olacakları söyleyeyim: Zaten yıllardır dokuz boğumdan geçirip dokuzuncuda da tereddütle konuştuğumuz kendi üyelerimizin haklarıyla alakalı konularda ki birçoğunda da zaten... Özellikle odalardan bahsetmek istiyorum. Odaların, meslek odalarının, ticaret odalarının, borsaların, esnaf odalarının bağlı olduğu bakanlıklar var. Konuşulduğu zaman mutlaka bir müfettişin gidip bir odada aylarca, yıllarca durduğunu biliyorum, benim dönemimde de oldu bu. Durum böyle iken bakanlıkların yetkisinin en az olacağı, demokrasilerde sivil toplum örgütlerinin sesinin aslında demokrasinin tesisinde çok önemli olacağı durumlarda şimdi o sesi de kısmak istiyorsunuz. Zaten demokrasinin kırıntısı kalmadı ya, şimdi de derneklerin, sivil toplum örgütlerinin sesini, sadece bir bakana bağlayarak kestireceksiniz. Yani Bakan çıkacak oradan diyecek ki: “Bu adamın gözünün üstünde kaşı var.” Kayyumu atayacaksınız, mal varlığına el koyacaksınız. Efendim, terörle iltisaklı olanlara kimse zaten bir şey söylemiyor. Yani eğer öyle bir durum varsa -hani diyorsunuz ya “Yargı bağımsızdır, tarafsızdır.” diye- yargıya gider, yargı cezasını verir, teröristse terörist cezasını alır ama siz öyle yapmıyorsunuz; Bakana bağlıyorsunuz, Bakan istediği gibi tasarruf kullanma yetkisine sahip.

Şimdi, değerli arkadaşlar, biraz önce söyledik Mali Eylem Görev Gücü’nün 12 no.lu tavsiye kararını. Çok açık diyor ki burada: “Siyasi nüfuzunuzu kullandığınız zaman eğer siz buradan haksız kazanç elde ediyorsanız ben bunu denetletirim.” Hatta uyuşturucu da olabilir, kara para da olabilir, kitle imha silahları da olabilir. Bununla ilgili sizden bir şey istiyor ve -geçen sene aralık ayında- “Bunu siz eğer bir yıl içinde yapmazsanız ben sizi gri listeye -yani kara listeye- alırım.” diyor yani “Üçüncü dünya ülkelerinin seviyesine indiririm.” diyor fakat dikkat ediyorum, bütün arkadaşlarımız bu 12 no.lu tavsiye kararını burada bin defa söylemesine rağmen, Komisyonda ısrarla söylemesine rağmen siz bununla ilgili en ufak bir görüşte, yaklaşımda bile bulunmuyorsunuz. Nasıl sonuçlar doğurabilir bu? Şöyle sonuçlar doğurur: Türkiye, şu anda zaten yabancı sermayenin asla girmediği… Özellikle de gerekçe olarak Türkiye’de hukukla ilgili büyük sıkıntılar; yargının bağımsızlığıyla, özgürlüklerle ilgili büyük sıkıntılar olduğunu öne sürerek gelmiyor ve bu yıl 10 milyar dolar Türkiye’den yabancı para çıkışı olmuş. Geçen sene doğrudan sermaye yatırımı Türkiye’ye 8,8 milyar dolar. Brezilya… Aynı durumda olduğumuz, aşağı yukarı ekonomimizin bire bir benzediği Brezilya’ya 30 milyar doların üzerinde para girişi olmuş. Türkiye’ye niye girmiyor? Bunu, burada ciddi ciddi kendimiz, hep beraber, 600 milletvekili sorgulamak zorunda. Ve önümüzdeki günlerde göreceksiniz -ekonomik buhran var diyoruz, tek tek, madde madde sıralıyoruz- bunun ana gerekçesi demokrasinin olmamasıyla, hukukun üstünlüğünün rafa kaldırılmasıyla alakalı. İnsanlar paralarını yatıracaklarsa -bakın, bu, yerli sermaye için de geçerli- insanlar paralarını bir ülkeye yatıracaklarsa o ülkeden o paralarını rahatlıkla geri çıkarabilecekleri hukuk sistemi ararlar.

Ve siz, burada Türkiye’yi büyük bir tehditle karşı karşıya bırakıyorsunuz, önümüzdeki yıl kara listeye girme ihtimali var Türkiye’nin. Ekonomi bunalmış, faiz yüzde 17’ye çıkmış, buradan çıkış yok gibi gözüküyor. Hızla demokrasiye ve hukuka dönmemiz gerekiyor.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

136 konuşma daha · 26 Aralık 2020

136 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook