İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
KOMİSYON · PERŞEMBE

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Cevdet Akay

Karabük Milletvekili · CHP

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 1.163 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cevdet Akay (CHP), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.163 kelime.

Cevdet Akay (CHP, Karabük). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-akay-2026-11-05-tutanak-metni (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91590

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CEVDET AKAY (Karabük)Teşekkürler Başkanım.

Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri, Sayın Bakanım, çok kıymetli bürokratlar; ben de hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Bütçenin hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Tabii, önümüzde bütçeyle ilgili vaktim kalırsa bazı konulara değineceğim ama çok önemli bir fon yolsuzluğu, fon kriziyle karşı karşıyayız. 455.758 tekil kişiyi ilgilendiren, aileleriyle beraber de 4,5-5 milyonluk hane halkını ilgilendiren bir yolsuzluktan bahsediyoruz. Organize, planlı bir şekilde ve örgütsel olarak yapıldığıyla ilgili de herkesin kabul ettiği bir pozisyon. Bürokrat, siyaset, özel sektörden yetkili kişiler, firmalar, ortaklar, sahipler hep beraber vatandaşın parasıyla ilgili fahiş gelir elde etmişler, mağdur durumda olan kitleler de paralarını bir an önce almak istiyorlar. Esasında, Sayın Bakan, sizin dediğiniz gibi, 2025 yılının son çeyreğinde siz "Manipülasyon var." dediniz, ilgili kurulları göreve davet ettiniz, talimat verdiniz, SPK'de çalışma kurulu kuruldu, bir rapor düzenlemesi gerekiyordu. O raporun düzenlenip kimlere iletildiğini bilmiyorum ama kamuoyuna açıklanmadı. Faaliyet raporlarında da öyle bir izahatlı konu da olmadığı için o raporda ne özel bilgiler var; biz de bilmiyoruz. Sizin ifade ettiğiniz tarihten çok daha önce esasında sinyaller verilmiş. Ben Teranın bağımsız denetim raporlarını inceledim, 2021 yılından 2026 Mart sonuna kadar orada kümülatif zararlar, işletmeden firma ortaklarının, sahiplerinin çektiği paralar var, öz kaynak kayıpları var ve nakit değerlerinde ani düşüşler, örneğin, 2,85 milyardan 4,3 milyon TL'ye, finansal varlıklarda da aynı şey ve bu KAP'a da bildirilmiş, bunu SPK de görmüş, bildiği hâlde gerekli işlemleri yapmamış. Niçin yapmamış; sizin talimatınızın yapılmasına engel olan güç nedir; bunu da bilmek istiyoruz açıkçası. Bilmediğimiz başka bir şey varsa da tabii ki bu zaman içerisinde kamuoyu da mutlaka öğrenecek.

Şimdi, ben şunu sormuştum yaklaşık elli gün önce: Kamu kurum ve kuruluşlarının, Türkiye Varlık Fonunun, Türkiye Sigortanın, İşsizlik Sigortası Fonu gibi kurumların bu fonlarda takılan paraları var mı? Uzunca bir süre cevap gelmedi, daha sonra salı günü burada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçe görüşmelerinde aynı soruyu Sayın Bakana da sorduk, ilk önce "1 kuruş takılan paramız yok." dedi fakat soruları sormaya Komisyon üyeleri olarak devam edince ilgili İŞKUR Genel Müdürü orada, salı günü itibarıyla 2,9 milyar TL'lik takılan parasının olduğunu söyledi, Takasbankta yani para piyasasında. Ekim ayı içerisinde 600 milyon alınmış ve ondan sonra 2,9 milyar kalmış, kasım sonu 1,9; şubat sonu da bakiyeyi alacaklarını umut ediyorlar. Yani şimdi alabilseler bile Takasbank neticede bunu alamayacak, bir kamu zararı orada duracak, karşı karşıya gelecek.

Yine, Türkiye Sigortayla ilgili olarak bir açıklama yaptık "Türkiye Sigortanın bu fonlarda kalan parası var mı, değerlendirdiği parası var mı?" diye. Orada da 2026 Haziran sonu yine mali tablolarını inceledik Sayın Bakanım, orada gördük ki yatırım fonlarında 35 milyar 23 milyonluk bir parası duruyor Türkiye Sigortanın. Bu paranın akıbetini sorduk, cevap yok. Yine, aynı zamanda, Ziraat Portföyde 16,7 milyar TL'lik bir bakiye de orada duruyor. Dokuzuncu ay, finansal tabloları da açıklanmadı. "Burada bir zarar oluştu mu, takılan para var mı?" diye sorduk, ilgililerden cevap yok. Öğreniyoruz ki 16 milyar TL'lik karşılık da ayrıldığı için... Karşılık niye ayrılır? Tahsil kabiliyeti olmayan yani tahsil edemeyeceği düşündüğü şüpheli alacaklar için ayrılır ve vergi matrahından da düşülür, karşılık ayrıldığı için gider yazılır. Bu vesileyle anlıyoruz ki Türkiye Sigortanın da çok ciddi paraları bu fonlarda takılmış, açıklanmaya mutlaka ihtiyaç var.

Yine, kamuoyuna yansıdığına göre, savcılıkta da belirtildiğine göre -ifadelerde de yer almış- 12,7 milyarlık devlet iç borçlanma senedi teminat alınmadan Teraya verilmiş, Tera da bunu teminat olarak başka bir birime kullanmış. Tahmin ediyorum ki kullandığı yer de bir kamu bankası, o kamu bankasından da teminat mektubu alıp yatırım bankası izni almış, öyle tahmin ediyorum; doğrusu neyse açıklarsanız onda da mutlu oluruz. Neticede de bu devlet iç borçlanma senetleri, devlet tahvili temerrüde düştüğü için geri alınıp iade edilememiş; bu da bir zarar olarak burada Türkiye Sigortada duruyor, 21 milyar TL'lik bir zararı olduğu ifade ediliyor. Bütün bunların araştırılıp açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Peki, bu sigortayla ilgili açıklamayı, araştırmayı, denetlemeyi yapacak kurum kim? SEDDK yani Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. Yapmış mı incelemelerini, denetlemelerini? Az önce açıkladığım durumlarla ilgili üç ayda bir raporlar bu kuruma iletiliyor. Bu kurumun Başkanı Davut Menteş, Davut Menteş'in bu makama gelmesinde vesile olan, referans olan önemli bir kişi daha var, o da Servet Bayındır; bu ilişkilerin de mutlaka açıklanması gerekiyor.

Burada yine, Hazinenin tamamına sahip olduğu Türk Reasürans AŞ diye bir sigorta şirketi var, kamu sermayesini yöneten bir reasürans AŞ, bir şirket. Burada da 2024 sonunda 2 milyar 39 milyon olan hisse senedinin değeri 2025 sonunda 240 milyona düşmüş; bakın, bir yılda yaklaşık yüzde 88'lik bir değer kaybı var. Bu konunun da denetlenmesi gerekiyor, bunu da denetleyecek olan kim? SEDDK. Denetlemiş mi? Denetlememiş. Denetlediyse de bir rapor hâline getirmiş mi? Gerekli işlemler yapılmış mı? Maalesef yapılmamış. Türkiye Sigortada olan aynı benzer durum Türk Reasürans AŞ'de var mı? Yani buradaki Türk Reasürans AŞ'nin bu fonlarda parası var mı? Yani tamamı Hazine ve Maliye Bakanlığına ait bir şirket olduğuna göre bu konuyla ilgili sizden Sayın Bakanım, cevap bekliyoruz. Buradaki Davut Menteş ve Servet Bayındır ilişkilerinde açıklığa kavuşturulması gereken konular var. Bu Servet Bayındır Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulu üyesi, Vakıf Katılım Bankasının Yönetim Kurulu üyesi, aynı zamanda Türkiye Katılım ve Türkiye Katılım Hayat AŞ'lerin Yönetim Kurulu Başkanı, bir görevi de İslam İktisadı Araştırmaları Vakfında Komite Başkanı. Bu kişi fonlarla ilgili hem bu sigorta şirketlerine hem de fonlara icazet vermiş, sertifikalar düzenlenmiş. Ben burada göstereceğim. Bakın, Sayın Bakan kendi imzasının olduğu çok çeşitli fonlar burada: Tera, Atlas, Hedef Portföy... Yine, burada TARSİM, Doğal Afet, Türkiye Katılım, Türk Katılım Hayat, Vakıf Katılım gibi sigorta şirketlerinin de buradaki de sertifikaları... Yani, buraya icazet verip Yönetim Kurulu Başkanı olduğu sigorta şirketlerinin paralarını nerelere yatırmışlar? Tera, Atlas, Hedef veya burada, fon soruşturmasında adı geçen buradaki portföy şirketlerinin fonlarına mı yatırmışlar? Bunların açıklanması gerekiyor.

Olay sadece bununla da bitmiyor; bu 12 sigorta şirketinden İslam İktisadı Araştırmaları Vakfına danışmanlık hizmetiyle ilgili aylık 200 bin lira, 300 bin lira düzenli ödemeler alınıyor hem de bu sigorta şirketlerinin SEDDK tarafından talimatla bu vakıfla çalışması dikte ediliyor. 7 firma önerilmiş ama neyse içerisinden hep bu firmayla çalıştırılmış, bu vakıfla çalışılmış.

Denetleme görevini yapmayan ve bir sürü kamu kaynağının çok önemli yerlerde, fon yolsuzluğuyla ilgili soruşturmada ismi geçen portföy şirketlerinde, fonlarda takılmasına sebep teşkil eden bu olayın mutlaka araştırılması, doğru olan neyse açığa çıkartılması ve varsa bir suçlarının da cezalarının çektirilmesi gerekiyor ve görevlerin başından da bir an önce alınması gerekiyor. Denetleme görevini yapmayan bir kurum... Bütün kurumlar denetleme görevini yapmadığı için zaten bu durumdayız. SPK da yapmamış, BDDK da gerekli şekliyle yapmamış; MKK, Takasbank, Borsa İstanbul. Zamanında müdahale edilseydi bu kadar vatandaş bu kadar mağdur durumda olmayacaktı.

Bakın, 820 milyar lira bir para... Bu parayla her bir emekliye en az 60-65 bin TL para ödenebilirdi, bu ödenmedi. Bu kamu zararı olarak karşımızda duruyor. Bir taraftan da ilgili kurumlar bunu önlemek için son derece gayret sarf ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CEVDET AKAY (Karabük)Son olarak şunu söyleyeyim Sayın Başkanım: Kime uzanıyorsa bu işle ilgili olarak bürokrat, siyasetçi sonuna kadar gidilmesi gerekiyor. Her şeyin açığa çıkartılması gerekiyor. Bu insanlar artık denetleme kurullarına güvenmiyor, yeniden atamalarla bu eski güvenin kazandırılması, piyasaya da güvenin kazandırılması ve bu olayın bir an önce temizlenmesi gerekmektedir.

Hepinize saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

23 konuşma daha · 5 Kasım 2026

Tümü →
23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook