Irak'ta savaş sonrası sağlık problemlerine ilişkin izlenimleriyle ilgili
Trabzon Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 93. Birleşim · 1. yasama yılı · 12 Haziran 2003 · 849 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cevdet Erdöl (AK Parti), 12 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IRAK'TA SAVAŞ SONRASI SAĞLIK PROBLEMLERİNE İLİŞKİN İZLENİMLERİYLE İLGİLİ); konuşma 849 kelime.
Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Irak'ta savaş sonrası sağlık problemlerine ilişkin izlenimleriyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2003-06-12-irak-ta-savas-sonrasi-saglik-problemlerine-iliskin-izlenimleriyle-ilgi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CEVDET ERDÖL (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Irak'taki güncel sağlık sorunlarını anlatmak amacına yönelik olarak şahsıma gündemdışı söz veren Kıymetli Başkanı ve siz değerli milletvekillerini, sözlerimin başlangıcında saygı ve hürmetle selamlarım.
Konuşmama, Amasya Tamiminin 84 üncü yıldönümü nedeniyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anarak başlamak istiyorum.
Amasya Tamimi, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığına giden yoldaki en önemli kilometre taşlarından birisidir ve bu tamim, her vatandaşımız tarafından satır satır bilinmesi ve özümsenmesi gereken bir bildirgedir. Bu tamimde geçen "milletin bağımsızlığını, yine, milletin azim ve kararı kurtaracaktır" mesajını, tüm milletimize, tekrar, hatırlatma gereği duyuyorum. Bugünkü ekonomik ve sosyal sorunlarımızdan tek çıkış yolu, Aziz Atatürk'ün işaret ettiği şekilde, kendimize inanarak, güvenerek, tüm milletimizin, elbirliğiyle, azim ve gayret içerisinde çalışmasından geçmektedir.
Dün gece, Portekiz vizesini büyük ölçüde garantileyen Millî Takımımıza, başta, Teknik Direktörümüz Şenol Güneş ve futbolcu kardeşlerim olmak üzere, başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Tabiî, Portekiz'i anıp, İspanya'yı anmamak olmaz. Bir Trabzon Milletvekili olarak, geçenlerde Trabzon'da meydana gelen elim bir kazada, 62 askerini topraklarımızda bırakan İspanya Halkına da, buradan, başsağlığı dileklerimi, tekrar, iletmek istiyorum.
Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; bilindiği üzere, sınır komşumuz Irak, birkaç ay önce, koalisyon güçleri tarafından işgal edilmiştir. Bu işgalin neticesinde, Irak'ta gelinen noktaya bakıldığında ve halkın durumu yakından görüldüğünde, her şeyin yolunda olmadığı, birçok önemli problemin halen var olduğu, rahatlıkla anlaşılmaktadır.
Kardeş Irak Halkının ne durumda olduğunu ve onlar için insanî yardım açısından neler yapılabileceğini yerinde tespit etmek amacıyla, ilk olarak, Kızılay ekibiyle birlikte, Balıkesir Milletvekili Sayın Turhan Çömez ve Mersin Milletvekili Sayın Dr. Hüseyin Güler, birlikte, Irak'a gitmişler ve beraberlerinde, önemli miktarda insanî yardım malzemesi götürmüşlerdi. Sağlık sorunlarını yerinde görmek ve yeniden, burada, yapılabilecek olan hastane veya hastaneleri planlamak, hukukî altyapılarını oluşturmak amacıyla, bendeniz de, yine, Kızılay ekibiyle birlikte, bir hafta süreli bir ziyaret için Irak'a gitmiştim.
Değerli arkadaşlar, Marmara depremi gibi, hatırlanması bile üzüntü veren o günlerde bizim imdadımıza yetişen kardeş Irak Halkının, bugünlerde, çok ama çok yardıma ihtiyacı olduğunu, maalesef, üzüntüyle müşahede ettim. Her şeyden önce can güvenliğine muhtaç olan bu insanların da, onların can güvenliğini sağlamak gayretinde olan işgal güçleri askerlerinin de -her iki tarafın da- çok gergin ve stresli olduklarını gördüm, buna cidden üzüldüm; çünkü basına da yansıyan pek çok olumsuz olayın temelinde bu psikoloji yatmaktadır.
Unutulmamalıdır ki, işgal ve fetih arasında ciddî ve kalın bir çizgi vardır. Görüldüğü kadarıyla Irak işgal edilmiş; fakat, fethedilememiştir. Kalpten anlayan birisi olarak, herkese hatırlatmakta fayda görüyorum ki, fetih ancak ve öncelikle kalpleri fethetmekle olur, böyle bir fetih kalıcı olur. Aksi halde, işgal sadece ve sadece ve ancak kısa süreli ve geçici bir müddet için olabilir. Aynı pencereden bakıldığında, işgal kuvvetlerinin işinin hiç de kolay olmadığı anlaşılmaktadır. Bağdat'ın dışında Kerbelâ, Musul ve Kerkük'te de incelemeler yaptım ve aynı intibaları hissettim.
Her şeyden önce farklı beklentileri olan, farklı planları olan farklı grupların bu beklentilerini bulamadıkları ve sukutu hayale uğradıkları gözlerinden okunmaktaydı.
Irak'a bütünsel olarak bakıldığında, en geçerli mesleğin -biraz abartılı olacak ama- hurdacılık olduğunu çoğu kimse tahayyül edemez. Şöyle ki, tüm Irak sathı, özellikle çatışmaların olduğu yerlerde, vurulan, yıkılan, yakılan binalar demirperdenin eski teknolojisinin demir yığını halindedir. Özellikle Bağdat, bombardımandan daha çok talandan, yağmalamadan zarar görmüş durumdadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
CEVDET ERDÖL (Devamla)Teşekkürler.
Bu çizdiğim tablo, herhalde Irak'ın durumunu özet halinde sizlere anlatmaya yeterlidir.
Bir başka açıdan bakılacak olursa, halkıyla bütünleşemeyen, yönettiği halkından uzaklaşan liderlerin sonunun ne olduğunu Irak'a baktığımızda kolayca anlayabiliriz. Aynı hatayı işledikleri takdirde, aynı akıbet oradaki Amerikalı dostlarımızı da beklemektedir.
Bunun tek çaresi, Irak Halkının değerlerine saygılı olmak şartıyla, orada özellikle can güvenliğini ve daha sonra mal ve teşebbüs güvenliğini oluşturmaktır Aksi halde, yaklaşan yaz sıcaklarında, insanların, daha çok stresli ve daha çok gergin olacaklarını hesaba katarak, birçok olumsuzluğa hazırlıklı olunmalıdır.
Şu kadarını da ilave edecek olursam, Irak, halen, varlık içinde yokluk çekmektedir. Yüzlerce araçtan oluşan benzin kuyrukları, bir o kadar tüpgaz kuyrukları, hiçbir telekomünikasyon cihazının (telefon, internet vesaire) olmaması ve de mutat hale gelen elektrik kesintileri, zannederim ki, ne demek istediğimi açıkça anlatmaktadır.
Bütün bu olaylar dikkate alındığında, zor günlerinde, kardeş Irak Halkının yanında olduğumuzu göstermenin en iyi yollarından biri, sağlık kurumları ve personel açığını gidermeye yönelik çalışma yapmamızdır diye düşünüyorum. Bunun için, devletimizin, Kızılay vasıtasıyla, dost ve kardeş Irak Halkının özellikle sağlık sorunlarının çözümüne yardım edebilmek için, belli bir bütçe ayırdığını biliyorum. Bu meyanda, devletimizi ve milletimizi temsil edebilecek, şimdilik iki ayrı hastanenin birkaç ay içinde yapılıp, bitirilip, faaliyete geçmesini planlıyoruz. Bunun için, Irak'taki hukukî altyapının oluşturulması gereklidir, bunu bekliyoruz.
Şunu herkesin bilmesini isterim ki; sağlık hizmetinde, dil, din, ırk, mezhep veya başka hiçbir unsur gözetilemez. Irak da, bildiğiniz gibi, dinler ve diller mozaiği bir memlekettir. Burada verilmesi düşünülen sağlık hizmetinin de, devletimiz tarafından, hiçbir unsur gözetilmeden, herkese eşit olarak verileceğini ifade etmek istiyorum.
Gelip çatan yaz sıcakları, kanalizasyon sisteminin yetersiz oluşu ve sağlıklı su teminindeki zorluklar, birçok bulaşıcı hastalığa davetiye çıkaracaktır. Bunun için, yapılacak olan, ilaç, tıbbî malzeme ve diğer yardımların hızla yapılması elzemdir. Tüm milletimizin bu sese kulak vererek, ilaç, gıda, giyecek ve yardım amaçlı diğer imkânlarını kardeş Irak Halkı için seferber edeceğini umuyorum.
Ülkemizin ve komşularımızın, bir daha, böylesine, savaş, sel, deprem, kaza gibi üzücü durumlarla karşılaşmaması temennisiyle, hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
5 konuşma daha · 12 Haziran 2003