Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile türk kültür ve sanatları ortak yönetimi (türksoy) arasında türksoya ilave arsa tahsisi hakkında protokolün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s.:532)
Bingöl Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 17. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Kasım 2010 · 799 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cevdet Yılmaz (AK Parti), 10 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE TÜRK KÜLTÜR VE SANATLARI ORTAK YÖNETİMİ (TÜRKSOY) ARASINDA TÜRKSOYA İLAVE ARSA TAHSİSİ HAKKINDA PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S.:532)); konuşma 799 kelime.
Cevdet Yılmaz (AK Parti, Bingöl). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile türk kültür ve sanatları ortak yönetimi (türksoy) arasında türksoya ilave arsa tahsisi hakkında protokolün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s.:532)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-yilmaz-23-2010-11-10-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-turk-kultur-ve-sanatlari-ortak-yoneti (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Esas itibarıyla, konuştuğumuz kanunla ilgili değil de başka konular gündeme geldi, ben de doğrusu onlarla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum çünkü aynı zamanda benim seçim bölgemle de ilgili bir konu gündeme getirildi.
Sayın Kamer Genç deprem konusunda Tunceli’de bir haksızlık olduğunu ifade etti. Baktığınız zaman, tabii, deprem bölgesi noktasal olarak belli. Bu, deprem etkinlik raporu dediğimiz bir rapor çerçevesinde de hangi alanları birinci derecede etkilediği yörede değil objektif olarak belirleniyor. Depremin merkez üssü ve etkilediği alan, rakamsal olarak, teknik olarak zaten belirlenen bir şey, burada keyfî bir karar verilmesi söz konusu değil. Bingöl’le de sınır olan bir bölge. Depremin gerçekleştiği bölge, Bingöl sınırına çok yakın bir bölge. Kovancılar dediğimiz alanda -Palu, Kovancılar- bunlar, bazı köyler arasında çok az bir mesafe var Bingöl sınırıyla bu depremin gerçekleştiği yer arasında. Dolayısıyla, kısmen, Bingöl’ün bazı köyleri de o deprem etkinlik raporunda, depremin etkilediği alana girdiği için orada da tespit çalışmaları yapıldı, yüz seksen dokuz -yanlış hatırlamıyorsam- konutun ihalesi yapıldı deprem anlamında. Yalnız, bunlar, artık, eskisi gibi de değil yani bazen tespit yapılıyor, hasar tespit ediliyor, bazı köylüler bunu istemeyebiliyorlar çünkü bir bedeli var karşılığında, bu böyle bedava yapılıp dağıtılan bir şey de değil.
Sonuçta, TOKİ aracılığıyla veya özel idare aracılığıyla bu deprem konutları yapıldığı zaman, belli bir bedel, elbette uygun koşullarda, uzun vadeli geri ödeme sistemi olacak şekilde bir sistemle vatandaşlarımızın ihtiyaçları çok hızlı bir şekilde karşılandı.
Geçmişte, tabii, neler yaşandığını hepimiz biliyoruz. Uzun yıllar, on yıllar boyu, deprem sonrası, vatandaşımızın ihtiyacı karşılanmazken bizim hükûmetlerimiz bu konularda son derece hızlı bir şekilde hareket ediyor ve vatandaşlarımızın sorunlarını çözüyorlar ama bunu yaparken -tabii, burası bir hukuk devleti- hukuk neyi emrediyorsa, hangi çerçevede emrediyorsa o çerçevede hareket ediliyor.
Tunceli’ye dönük kesinlikle ve kesinlikle hiçbir şekilde ayrımcı bir muamele söz konusu değildir. Deprem etkinlik raporlarında çıkan sonuç neyse, nereyi etkilemişse oralara bu uygulamalar yapılmaktadır. Tabii, deprem olmasa da bazı alanlarda, kırsal alanlarda yerleşim birimlerimizin çok sağlıklı olmadığını biliyoruz; bu, sadece Tunceli’ye özgü değil, Bingöl’de de var, başka alanlarımızda da var. Maalesef, yapılarımızdan, özellikle kırsal alanda, yeterli sağlamlıkta olmayan çok ciddi bir yapı stokumuzun da varlığından haberdarız. Burada da bir dönüşüm süreci yaşıyor Türkiye aslında. İnsanımızın gelir düzeyi arttıkça, belli mekanizmalarla belli bir dönüşüm yaşanıyor ama o dönüşümü henüz tamamlayabilmiş değiliz. Tunceli’de, bildiğim kadarıyla, Özel İdaremiz aracılığıyla, bu kapsama girmediği hâlde, aslında bir ayrıcalık gibi, pozitif bir ayrıcalık gibi bir uygulama yapıldı.
KAMER GENÇ (Tunceli)Yok canım öyle şey!
DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Devamla)Yeterli bulmayabilirsiniz ama belli bir kaynak ayrıldı ve orada da vatandaşlarımızın, işte böyle, deprem bağlantılı değil ama daha sağlıklı, daha sağlam bir yapıda yaşaması için, özellikle dar gelirli vatandaşlarımız için, valiliğimiz kanalıyla bir uygulama gerçekleştiriliyor.
Ayrıca, ben Tunceli’ye defalarca gittim bir Bakan olarak, benim de komşu ilim ve sevdiğim, değer verdiğim bir bölge, defalarca da Bakan olarak gittim, ziyaret ettim, yerinde sorunlarını da dinledim. Üniversiteye çok ciddi yatırımlar yapıyoruz, hem ödenek anlamında hem yıl içi ek ödenekler anlamında Tunceli’ye çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. TOKİ ve Tunceli Üniversitemiz arasında bir protokol yaptık. TOKİ, inşallah, oradaki yatırımları çok hızlı bir şekilde gerçekleştirecek, bu da özel bir model. Yani Tunceli’de uyguladığımız, hızlı bir şekilde bütün kampüs altyapısını ve üstyapısını tamamlasın diye ciddi ödeneklerle desteklediğimiz bir program.
Diğer yandan, duble yol çalışmaları, KÖYDES ve SODES gibi programlarda kişi başına bakarsanız aldığı rakama, çok çok iyi olduğunu görürsünüz, diğer illere göre çok daha ayrıcalıklı bir şekilde destek aldığını görürsünüz. Biz, kesinlikle, Tunceli’den bir milletvekilimiz yok, oraya farklı bir şekilde davranalım diye hiçbir şekilde bakmadık, hiçbir şekilde de bakmayacağız. Tunceli halkına da elimizden gelen tüm imkânlarla hizmet edeceğiz ama elbette ki hizmet ederken tüm bölgelerimizde olduğu gibi, Tunceli için de imkânlar var, ihtiyaçlar var, bunlar arasında da bir denge kurmak durumundayız. Her şeyi bir anda çözmek de mümkün değil ama Hükûmet olarak, geçmişte hiçbir dönemde, ben iddia ediyorum, hiçbir dönemde yapılmadığı ölçüde Tunceli’ye kamu olarak, devlet olarak yatırım yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bunun altını çizmek için söz aldım.
Burada ayrıca “Kalkınma Ajansı” diye bir yapı da kurduk Tunceli, Elâzığ, Bingöl ve Malatya illerini kapsayan. O kapsamda da yine Tunceli ilimizin Valisi şu anda bunun Geçici Dönem Başkanı, Başkanlığını Tunceli Valimiz yapıyor şu anda. Kalkınma Ajansımız aracılığıyla da özellikle girişimciliği destekleme, üretkenliği destekleme anlamında yatırımlar yapıyoruz. Tabii, Tunceli gibi illerimizin sorunlarını biliyoruz, ben de o bölgenin insanıyım. Nüfus oldukça azalmış durumda, girişimcilik istediğimiz, arzu ettiğimiz ölçüde değil, birtakım diğer, huzurla, asayişle, güvenlikle ilgili maalesef hâlâ belli ölçüde sorunlarımız var. Bunlar da belli ölçüde çözüldüğü zaman inanıyorum ki Tunceli o güzel doğasıyla, o derin kültürüyle ve özellikleriyle gelecekte çok çok daha iyi noktalara gelecek kalkınma anlamında, biz de buna destek olmaya devam edeceğiz. Ama burada tabii, Hükûmet olarak, devlet olarak tüm Türkiye’ye, bütün bölgelerimize belli kıstaslarla hizmet etmek durumundayız ve onu da yapıyoruz. Bunu açıklama ihtiyacı hissettim.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 10 Kasım 2010