İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · SALI

21 Kasım Mardin'in onur günü ve Mardin iline ilişkin gündem dışı konuşması

Ceyda Bölünmez Çankırı

Mardin Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 26. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Kasım 2017 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ceyda Bölünmez Çankırı (AK Parti), 21 Kasım 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 21 Kasım Mardin'in onur günü ve Mardin iline ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 536 kelime.

Ceyda Bölünmez Çankırı (AK Parti, Mardin). “21 Kasım Mardin'in onur günü ve Mardin iline ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 21 Kasım 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ceyda-bolunmez-cankiri-26-2017-11-21-21-kasim-mardin-in-onur-gunu-ve-mardin-iline-iliskin-gundem-disi-konus (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=63585

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI (Mardin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mardin tarihsel gelişim içerisinde onlarca uygarlığa, değişik din, dil, etnik grup ile mezhebe ev sahipliği yapmıştır. Birbirinden farklı bu kültürler, sevgi ve hoşgörüyle bir potada harmanlanarak, aynı zamanda farklılıkları koruyarak yüzyıllardır dayanışma içerisinde bir arada yaşamaktadır. Müslüman, Hristiyan, Süryani, Yezidi, Kürt, Türk ve Arap gibi farklı din, dil ve etnik kökenden gelen topluluklar, toplumsal hoşgörü ve uzlaşmayla barış, kardeşlik çatısı altında bir arada yaşamaktadırlar. Mardin bu özelliklerinden dolayı değişik kültürel yapıların barışçıl bir sentezini oluşturmuş ve haklı olarak “dinler ve diller şehri” unvanını almıştır.

Ekonomik açıdan da tarihî İpek Yolu üzerinde bulunan ve “kartal yuvası” olarak adlandırılan şehrimiz, birçok kez istilalara uğramış, içeriden destek ya da şehir halkıyla anlaşma olmadıkça işgal edilememiştir. Osmanlı zamanında Mardin şehri, yapılan anlaşma çerçevesinde savaş olmaksızın Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Sevr Anlaşması’yla bugünkü Güneydoğu Anadolu Bölgesi önce İngilizlere verilmiş, daha sonra İngiltere ile Fransa arasında yapılan anlaşma sonucu İngiliz kuvvetleri çekilmiş ve bölge, Fransız işgaline bırakılmıştır.

Kurtuluş Savaşı’nda Güney cephesinde Hatay Dörtyol’da başlayan destansı direnişler olmuş, halk kendi öz imkânları ve milis kuvvetlerin yardımlarıyla işgalcilere karşı topyekûn bir mücadele göstermiştir. Bu illerin başında Antep, Maraş, Urfa illeri gelmektedir. Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi de halkın bu haklı, meşru mücadelesine seyirci kalmamış, değişik tarihlerde aldığı kararlar ve kabul ettiği kanunlarla özel olarak Antep’e “Gazi”, Maraş’a “Kahraman”, Urfa’ya da “Şanlı” unvanlarını vermiş olup bu illeri İstiklal Madalyası’yla taltif etmiştir.

Mardin’in istiklali ve hürriyeti namus bilen yürekli halkı da millî amaçlar uğruna yerel imkânlarla savaşarak, silah ve teçhizatın zayıf olmasına rağmen, destansı niteliğindeki direnişiyle işgal kuvvetlerini kovmuştur. Mardin’de bulunan az sayıdaki askerin yol güvenliğini sağlayamayacağı gerekçesiyle Fransızların Diyarbakır’a gitmesine dolaylı olarak engel olmuş, işgali önlemiştir.

Mardin, politik zekâ ve yiğitlik eseri bir stratejiyle işgalden kurtulmuştur. Silahlı mücadeleye yer bırakmayan bu tedbirler, işgal kuvvetlerinin silah kullanacak cesaret göstermesine engel olmuştur. Mardin halkının millî, cesur ve kararlı duruşu işgal planını büsbütün bozguna uğratmıştır. 21 Kasıma rastlayan o gün, Mardin’in bir bütün olarak cesaret ve kararlılığından ziyade, merkez ilçesinin “kurtuluş günü” olarak anılagelmiştir. Dilden dile, kuşaktan kuşağa aktarılan Mardin halkının vatanının işgaline karşı cesur ve kararlı duruş destanı, her Mardinlinin belleğinde birlik ve beraberliğin önemini pekiştirerek yaşamaya devam etmektedir.

Kendi mezarı Kudüs’te ve eşinin mezarı Hatuniye Medresesi’nde bulunan, Artuklu ilçemize adını veren, burada birçok eser bırakan Anadolu Selçuklu Beylikleri içinde üç yüz yedi yılla en uzun hüküm süren beylik olan Artuklu Beyliği’nin kurucusu Artuk Bey; Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Fransız işgalini önleme konusunda göstermiş olduğu büyük gayretle halkı organize eden Albay Kenan Bey; hendek -çukur- terörü ve özerklik söylemlerine karşı, halka hizmet vazifesini yerine getirmekte geri kalmayan, gecesini gündüzüne katarak mücadeleyi ortaya koymuş ve bunu da hayatıyla ödemiş Derik Kaymakamımız Şehit Muhammet Fatih Safitürk gibi kardeşlerimiz ve en önemlisi, bütün işgalci girişimlerine karşı duran Mardin’in cesur ve kararlı halkı var oldukça bayrağımız yere düşmeyecektir, birlik ve beraberliğimiz bozulmayacaktır.

Teklifimizle, İstiklal Savaşı’nda şehir halkının verdiği akılcı mücadeleyle cesaret örneği göstermiş olan Mardin ilimize cesaret ve kararlılık madalyası verilmesi hususu yüce Meclisin takdirlerine sunulmuştur. Gelecek 21 Kasımda, onur günümüzün Mardin’in cesaret ve kararlılık madalyasıyla taçlandırılması için kanun teklifimiz Genel Kurul gündemimize geldiğinde vereceğiniz olumlu destekle Mardin halkına bu sevinci ve onuru armağan edeceğinizi ümit ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle sizleri saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

79 konuşma daha · 21 Kasım 2017

79 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook