İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · CUMA

Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken'in 149 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 18'inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırsında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

Coşkun Çakır

Tokat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 65. Birleşim · 1. yasama yılı · 1 Nisan 2016 · 243 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Coşkun Çakır (AK Parti), 1 Nisan 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken'in 149 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 18'inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırsında şahsına sataşması nedeniyle konuşması); konuşma 243 kelime.

Coşkun Çakır (AK Parti, Tokat). “Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken'in 149 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 18'inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırsında şahsına sataşması nedeniyle konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/coskun-cakir-26-2016-04-01-diyarbakir-milletvekili-idris-baluken-in-149-sira-sayili-kanun-tasaris (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=46889

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

COŞKUN ÇAKIR (Tokat)Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri…

İdris Bey, size de teşekkür ederim, sataşma yapmadınız bana yani onu söyleyeyim, usulen söz aldım ama. Bizim, geldiğimiz gelenek itibarıyla en fazla eziyetini çektiğimiz, cefasını çektiğimiz, zulüm gördüğümüz alan düşünce alanıdır. Bu ülkede özellikle -sadece grubumuzu kastederek söylemiyorum bu kavramı- inanan insanların, inançlı insanların -her partiden olabilir- yakın geçmişte ve uzak geçmişte maruz kaldıkları, maruz bırakıldıkları tablolar bu hazırun tarafından da çok iyi bilinmektedir.

O bakımdan, ben bir öğretim üyesi olarak, asla ve kata, hangi düşünceye sahip olursa olsun bir insanın düşüncesi dolayısıyla yaşamının kısıtlanmasını, özgürlüğünün kısıtlanmasını şiddetle reddederim. İster sağdan olsun, ister soldan olsun, ister dindar olsun, ister ateist olsun bu kanaatim bu kadar nettir. Sadece ve sadece düşüncesini ifade etmesi insanın, her hâlde insan olmaktan gelen en temel, en öncelikli hakkıdır. Bunun altını çizmek isterim.

Öte taraftan, Sayın Başbakanın da açıklamış olduğu gibi, akademisyenlerin, hocaların eğer varsa haklarında bir kovuşturma, onların tutuksuz yargılanmaları esastır. Bunu da söyledi.

Yine Sayın Başbakan -iki şeyi dedi hatırlarsanız- “Konuşma özgürlüğümü kaybetmeyi, ifade etme özgürlüğümü kaybetmeyi her türlü şeyin önünde tutarım.” diye de çok açık beyanda bulundu. Ben de aynı kanaatteyim, eminim ki buradaki hazırun da benzer bir kanaattedir fakat bütün bunlardan sonra hiçbir akademisyen, hiçbir öğretim üyesi görüşlerini açıklarken şiddete davet etme, suça davet etme, hukuksuzluğa davet etme imtiyazına sahip değildir. Ben de olsam, bir başkası da olsa düşüncelerini sonuna kadar açıklamasına “evet” ama hukuksuzluğa ve şiddete davete “hayır”.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

20 konuşma daha · 1 Nisan 2016

20 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook