Akaryakıt kaçakçılığının ekonomiye,insan ve çevre sağlığına verdiği zararın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge üzerinde genel görüşme hakkında 10/238 (ss.978)
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 19. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Kasım 2005 · 487 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cüneyit Karabıyık (AK Parti), 16 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AKARYAKIT KAÇAKÇILIĞININ EKONOMİYE,İNSAN VE ÇEVRE SAĞLIĞINA VERDİĞİ ZARARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGE ÜZERİNDE GENEL GÖRÜŞME HAKKINDA 10/238 (SS.978)); konuşma 487 kelime.
Cüneyit Karabıyık (AK Parti, Van). “Akaryakıt kaçakçılığının ekonomiye,insan ve çevre sağlığına verdiği zararın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge üzerinde genel görüşme hakkında 10/238 (ss.978)”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 16 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cuneyit-karabiyik-22-2005-11-16-akaryakit-kacakciliginin-ekonomiye-insan-ve-cevre-sagligina-verdigi-za (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CÜNEYİT KARABIYIK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
978 sıra sayılı akaryakıt araştırma komisyonu raporu üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bendeniz de, söz konusu komisyonda görev almıştım. Görev alışımın sebebi şuydu: Maalesef, her zaman, Van, çok kötü imajlarla anılıyordu. Akaryakıt kaçakçılığı denince de, benden önceki arkadaşlarımın da temas ettiği gibi, sanki, Van'dan taa İstanbul'a kadar bütün akaryakıt kaçakçılığı, bidonlarla İstanbul besleniyor gibi bir hava vardı. Acaba, bu doğru mudur değil midir... Burada ben görev almış bulunuyordum.
Bu arada, komisyon çalışmaları esnasında arkadaşlarımla da konuştuğum zaman "bakın arkadaşlar, iddialı konuşuyorum, Türkiye'de akaryakıt kaçakçılığının yüzde 80'inin denizden yapıldığını iddia ediyorum" demiştim. Tabiî, arkadaşlar arasında bu mizah konusu olmuştu. Ne zamana kadar; taa ki, biz, komisyon olarak İstanbul'a gittik… Peşinen söyleyeyim, İstanbul Valisi, Sahil Güvenlik Komutanı ve diğer, devleti idare eden erkânların hassas çalışmalarını, ben burada şükranla yad ediyorum, teşekkürlerimi ifade ediyorum.
Deniz sahil botuyla denize açıldık; tesadüfen bir gemi işaret ettik ve sadece o gemide ne kadar akaryakıt vardı biliyor musunuz; 22 000 ton… 22 000 ton, orada, tespit ettik, tesadüfen. Beri taraftan, Karadeniz'e gittik. Karadeniz'in gerek jandarma komutanı ve sadece gerek orayı idare eden Emniyet Teşkilatıyla… Bize şunu söylediler: "Biz, ÖTV konusundan dolayı devletin çok mağdur olduğunu görüyoruz." Nedir o; bir kanun çıkardık, deniz ticaretinin teşvik edilmesi amacıyla, deniz ticareti yapılsın diye. Bunlar geliyorlar, ÖTV'siz, yani, yüzde 70 oranında ucuz mazot alıyorlar, denize açılıyorlar ve 1 kilometre ötede bunu satıyorlar; bunu tespit ettik. Bu da ayrı bir olay.
Beri taraftan, Mersin'e gittik. Arkadaşlarım buradalar, benim komisyon üyesi arkadaşlarım hep buradalar. Bir ara basında şu çıkmıştı: Efendim, Mersin'de kuyulardan mazot çıkıyor. Nedir, neyin nesidir diye Başkanımızla birlikte oraya gittik. Tesadüfen, sahilde -Mersin'in varoşu- karşımızda bir gemi var ve ben de orada durmuşum. Baktım ki -bizim, CHP'li milletvekili arkadaşım da buna temas etti- 4-5 tane hortum denize açılmış. Bu nedir çocuklar... "Görmüyor musunuz" dedi. Karşı taraftaki gemiden alınıyor, akaryakıt boşaltılıyor. Demek ki, benim dediklerim doğru oldu.
Ondan sonra Van'a gittik. Buradan, Sayın İl Valisine, Jandarma Komutanına, Emniyet Teşkilatına buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekten, görevlerini harfiyen yerine getirmişlerdi. Tabiî ki, bu görevlerini yerine getirmiş olmanın mutluluğu içerisinde bize birçok bilgiler sundular. Ondan sonra da biz Başkale'ye gittik. Başkale Kaymakamı bize slaytlarla, görsel bilgilerle bilgiler sundular. Neydi yakaladıkları; koskoca bir alan, koskoca bir saha, hep el bidonlarıyla, eşek sırtında, katır sırtında, efendim, bisküvi alışverişi yaparken, lokum alışverişi yaparken karşı taraftan getirmişler ve bunları da yakalamışlar.
Değerli arkadaşlar, meşru olmayan, yasal olmayan her türlü kazancın karşısındayız, hiçbir şeyi meşru karşılamıyoruz; ama, biri simit çalıyor, biri hortumluyor, bankaları hortumluyor, korkunç, malı götürüyor. İkisinin aynı kefede olmadığını söylüyoruz; ama, meşrudur demiyorum. Arkadaşlarım bunu gördükten sonra -tabiî, aramızda latifeler, şakalar vardı- döndüler bana dediler ki: "Evet, Van'ı kıyasla, diğer gördüklerimizle kıyasla Van ibra etmiştir."
YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)Van'ı ibra ettiniz de, Türkiye'yi?!
CÜNEYİT KARABIYIK (Devamla)Bu, beni çok mutlu etmişti.
Bakın, arkadaşlar…
YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)Burada bölgecilik yapmayın!..
CÜNEYİT KARABIYIK (Devamla)Biz, burada hiçbir şey yapmıyoruz…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 16 Kasım 2005