Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 53. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Şubat 2019 · 456 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Deniz Yavuzyılmaz (CHP), 14 Şubat 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 456 kelime.
Deniz Yavuzyılmaz (CHP, Zonguldak). “Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/deniz-yavuzyilmaz-27-2019-02-14-maden-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-kanun-hukmunde-kararnamede-degisik (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=76882
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 48’inci maddesiyle ilgili söz aldım. Nükleer santralleri ilgilendiren bir madde. Maddenin içeriğini, görüşümü bildirirken bütünlük sağlaması bakımından, kısaca okumak istiyorum: “702 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6ncı maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti egemenlik alanı içinde nükleer santral işletenler ile nükleer santral dışındaki tesis ve uygulamalarda radyoaktif atık üreten kişiler onbirinci fıkra uyarınca belirlenecek tutarda radyoaktif atık yönetimi ve işletmeden çıkarma özel hesaplarına ayrı ayrı ödeme yapar. Özel hesaplar adına tahsil edilen gelirler amacı dışında kullanılamaz.” Şimdi, neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyuldu, birlikte inceleyelim. Şimdi, öncelikle bu nükleer atıklarla ilgili olarak da işletmeden çıkarma bedelleriyle ilgili olan tutarlar 12 Mayıs 2010 yılında Rusya Federasyonu’yla Türkiye Cumhuriyeti arasında yapılan Akkuyu Nükleer Santrali’yle ilgili anlaşma maddelerinin içinde yer alıyor. Yani aslında Kanun’da yok, kanun hükmünde kararname falan da yok ama uluslararası sözleşme -daha doğrusu sözleşme değil, aslında anlaşma- anlaşma yapılıyor, imzalanıyor, aslında yasaya uygun değil, yasada yok. Orada da bir bedel biçilmiş, 0,15 Amerikan senti, kilovatsaat başına, kullanılmış yakıt ve radyoaktif yakıt yönetimi hesabına; işletmeden çıkarma hesabı için de 0,15 Amerikan senti, kilovatsaat başına. Şimdi yasaya uygun değil tabii hâliyle, ne yapılmış? 2 Temmuz 2018 tarihinde bir Kanun Hükmünde Kararname çıkarılmış. Bu kanun hükmündeki kararnameyle de -702 sayılıdır- onunla birlikte de bu aynı Roatom’la yapılan, Rusya Federasyonu’yla nükleer santral için yapılan anlaşmadaki maddenin bu rakamsal kısımları alınmış, kanun hükmünde kararnameyle kanuna giydirilmiş ve Meclisten de geçirilmiş. Tabii, daha sonra uyumsuzluklar ortaya çıkmış. Nedir uyumsuzluklar? Ya bu kabul edilen 0,15 Amerikan senti, tutarı yeni yapmayı planladığınız nükleer santraller için uygun değil ki oradan çıkarmak istiyorsunuz, ya Rusya’yla yaptığınız anlaşmada bir değişiklik yapma ihtiyacı duydunuz ve o nedenle onu çıkarmak istiyorsunuz ya da zaten adrese teslim, anlaşmaya teslim bir madde yaptığınız için en uygun zamanda da bunu kaldırmak istiyorsunuz. Dolayısıyla bunlar maddenin ne gerekçelerinde ne neden böyle bir madde -zaten kanun hükmünde kararname çıkardınız- şimdi niye kaldırıyorsunuz; bunların hiçbiri maalesef açık değil.
Ben süremin son kısmında, özellikle Maden Kanunu’nu ilgilendiren boyutta büyük bir ayrımcılığa ve kutuplaştırmaya yol açan, özellikle devlet kurumları arasında ve aynı zamanda bu kurumlarda çalışanlar ve bu kurumların yaptığı faaliyetlerden etkilenen vatandaşlarımız arasında büyük bir kutuplaşma doğuran boyuttan bahsetmek istiyorum.
Madenlerle ilgili olarak, redevans sahalarıyla ilgili olarak birçok noktada hassasiyetler ortaya çıktı, bazı sorunlar çözülmeye de çalışılıyor. “Kaçak ocak” diye tabir ettiğimiz, maalesef Zonguldak’ta binin üzerinde işçinin çalıştığı, gayriresmî ama herkesin de bildiği illegal maden ocakları diyelim. Şimdi, bu sorunu bir noktada çözmeye çalışırken aynı zamanda üzerinden atladığınız, şehit madencilerin ailelerine devlet kadrolarında yer vermek bakımından yaptığınız ayrımcılık var. Nedir bu? 2003 yılından sonra gerçekleşen iş kazalarında vefat eden madencilerin ailelerine devlet kadrolarında imkânlar tanıdınız ancak 2003 öncesindeki...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
80 konuşma daha · 14 Şubat 2019