İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 35. BİRLEŞİM · CUMA

2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle

Dilek Öcalan

Şanlıurfa Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi

Genel Kurul, 35. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Aralık 2016 · 518 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dilek Öcalan (Halkların Demokratik Partisi), 9 Aralık 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 518 kelime.

Dilek Öcalan (Halkların Demokratik Partisi, Şanlıurfa). “2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dilek-ocalan-26-2016-12-09-2017-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2015-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=54883

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DİLEK ÖCALAN (Şanlıurfa)Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçe ve bütçeleme süreci, teknik bir konu olmanın ötesinde, toplumsal ilişkileri ekonomi üzerinden şekillendirecek politik bir süreçtir. Türkiye'de yaşayan 79 milyon insana ait gelirin nasıl, nerelere ve hangi yöntemle kullanılacağı bu Meclisin temsiliyetiyle doğrudan ilişkilidir. Öncelikle, görüşülmekte olan bu bütçe ,emekçilerin, yoksul halkların bütçesi değildir; sağlığa, eğitime, tarıma hizmet eden bir bütçe değildir; kadınların bütçesi ve kadınlara dair bir bütçe hiç değildir.

Değerli milletvekilleri, 5 Aralık Türkiye'de kadınların seçme ve seçilme hakkının elde edilişinin yıl dönümüdür. Toplumsal olarak eşitliğin ve adaletin sağlanmasında toplumun nüfusunun yarısını oluşturan kadınların eşit bir temsiliyetle siyasette yer alabilmeleri oldukça önemlidir. Ancak, bugün görüyoruz ki bu Parlamentoda 550 milletvekilinin sadece 81’i kadın yani 194 kadın milletvekilinin yeri erkek vekillerce gasbedilmektedir. Dolayısıyla, toplumsal olarak emeğiyle yaşamı üreten kadınların temsiliyetinin sağlanmamış olması, bütçenin kadınları görmeyen bir yaklaşımla hazırlanmasının en temel nedenlerinden biridir. Kadınların kendi öz güçleriyle karar alma mekanizmalarında yer almasını engelleyen erkek egemen zihniyetin başka türlü davranması da beklenemez. Bu zihniyet, şu an burada, HDP sıralarında olması gereken, başta kadınlar olmak üzere, halkların oylarıyla seçilmiş, kadın iradesini temsil eden 5 kadın vekilimizle birlikte belediye eş başkanlarımızın temsiliyet hakkını gasbetmiştir. Sayın Ayşe Nur Bahçekapılı’ya uygulanan durum bizleri üzmüştür. Görünen o ki, Almanya, bu noktada, Türkiye’de seçilmişlere yönelik uygulamaları referans almıştır.

Değerli milletvekilleri, kadınların siyasette kurucu özne olmasını engellemeye, kadınların söylemini ve mücadele birikimini dışlamaya yönelik bu uygulamalar, kadını evine hapsetme yöntemine yönelik girişimlerdir. Bu bağlamda, kadınların tarihsel bir kazanımı olan eş başkanlık sisteminin hedef alınması, Türkiye’de toplumsal eşitliğin ve özgürlüğün yok edilmesine yönelik bir tutumdur çünkü biliniyor ki eş başkanlık, bir iktidarı, rantı paylaşmak değildir; rant ve iktidar ilişkilerine ve açığa çıkardığı sorunlara çözümdür. Yani demokrasidir, eşitliktir, adalettir, barıştır, özgürlüktür, tek kelimeyle, onurlu yaşama giden yolun mihengidir.

Bilindiği üzere eş başkanlık, Türkiye’de 2007 yılında Demokratik Toplum Partisinde fiilî olarak uygulanmıştır. O dönem erkeklerin erki, yani iktidarı paylaşımındaki direncine rağmen kadınların ısrarlı mücadelesinin sonucu yasal bir kazanıma bürünmüş ve kurumsallaşmıştır. Dünyada bir ilk olan yerel yönetimlerdeyse DBP’li belediyelerde uygulandı. Kadınların bu kazanımı sadece siyasi partilerle sınırlı kalmayıp diğer karma örgütlerce de benimsendi. Bu uygulama, birçok yerde referans alınırken erkeklerin küflü kasırlarında, korunaklarında hedefe kondu. Çünkü hedefe koyanlar, bu anlayışın egemen, sömürgen, köleci zihniyete ve ilişkilerine bir müdahale olduğunu görecek birikmiş bir kurnazlığa sahiptirler. Göremedikleri ise bu anlayışın onları da kölelikten kurtarıp özgürleştirecek olmasıdır.

Değerli milletvekilleri, eşit temsiliyet -eş başkanlık sistemi- bir kurumda kadın ve erkek temsiliyetinin sağlanmasının ötesinde bir anlama sahiptir. Bin yıllardır kapitalist modernitenin kadın emeğini sömürerek var ettiği rant ekonomisini kuran kadın düşmanı zihniyeti dönüştürmeye yönelik bir adımdır.

Tarihsel olarak dünyada bütün eşitsizliklerin ilk olarak üretildiği kadın-erkek arasındaki eşitsizliklere karşı eş başkanlık kurumu, biz kadınlar için elbette önemli bir kazanımdır.

Sonuç olarak; bu bütçe, erkek militarist bir sermayeden yana bir bütçedir. Bugün ekonomik çöküşü yaşatan bu anlayışın “yastıkaltı dolarlar” tartışması yerine, yastık üstü kafaların ahlaki ve vicdani bir düşünüşe, akla geçmesi gerektiğidir. Dertlere deva bir ekonomi yaklaşımı, adaletli bir paylaşım, kadınların karar alma mekanizmalarında iradeleşmesiyle mümkündür, iradelerinin gasbı ya da hapsiyle değil. Yani kadın aklı, bilinci ve birikiminin esas alınmasına ihtiyaç vardır. Bu bilinç mutlaka kazanacak ve kazandıracaktır.

Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

95 konuşma daha · 9 Aralık 2016

95 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook