İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Haziran 2020 · 328 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dilşat Canbaz Kaya (Halkların Demokratik Partisi), 18 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 328 kelime.

Dilşat Canbaz Kaya (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dilsat-canbaz-kaya-27-2020-06-18-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88994

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA DİLŞAT CANBAZ KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce milletvekili arkadaşımızın söylediği, ben İstanbul milletvekiliyim Trabzon değil ama bu öneri üzerine konuşmuş olacağız.

Doğaya karşı işlenen suçlar yaşamımızı her geçen gün daha olumsuz etkilemektedir. AKP iktidarı boyunca, ekolojik denge ve yarar gözetmeksizin kâr kaygısıyla doğaya karşı büyük suçlar işlenmiştir. Tüm insanlığın ortak değerleri olan doğal, tarihî ve kültürel birçok bölge, yarısı oranında kapasiteyle dahi çalışmayan HES’lere kurban edilmiş durumdadır.

İnsanlığın ortak mirası on iki bin yıllık Hasankeyf, bu HES talanının en son can alıcı kurbanı olmuştur. Kaz Dağları’nda on binlerce ağaç, içindeki hayvan yaşamıyla birlikte altın uğruna yok edilmiştir. Bugün, Munzur Vadisi Millî Parkı ve Dağları altın madenciliğinin hedefinde, nehirleri HES tehdidi altındadır. Mega projeler uğruna Marmara’nın Kuzey Ormanları yok edilmektedir. Doğaya rağmen sınırsız bir gelişim, sürdürülebilir değildir. Artık, her ne yapılacaksa doğa yok sayılarak yapılamaz, ekoloji düşünülmeden hiçbir proje hayata geçirilemez.

Planlandığı günden beri büyük tartışmalara neden olan Karadeniz Sahil Yolu’nda, özellikle Doğu Karadeniz kıyısına yönelik birçok ekolojik suç işlenmektedir. Doğu Karadeniz Bölgesi, genelde her türlü arazi çalışması ve özelde de kara yolu yapımı bakımından oldukça zor bir bölgedir. Kıyı şeridinin önü deniz, arkası ise kıyıdan başlayarak yükselen sahile paralel dağlarla kuşatılmıştır. Bu dağların denize bakan yamaçlarında yağış yüksekliği fazladır ve bu yamaçlar sık aralıklarla kıyıya dik derelerle derin vadiler şeklinde yarılmıştır; vadi ve tepelerden oluşan çok düzensiz bir yüzey şekli oluşmuştur. Bu gerçekten hareketle, mevcut kara yolunun güzergâhı belirlenirken yolun tamamının kıyıdan geçmesi planlanmış, daha kötüsü, bölünmüş yol olarak yapılmakta olan Doğu Karadeniz Sahil Yolu’nun tamamen deniz doldurularak inşa edilmesi yoluna gidilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karadeniz Sahil Yolu gibi deniz doldurularak yapılan yollarda hem halkın kıyılardan yararlanması büyük oranda engellenmekte hem de sürekli taşkınlar, heyelanlarla çoğu zaman tahribatlara uğramaktadır. Bölge ulaşımının iyileştirilmesi bir gerekliliktir ancak bunu yaparken alanda çalışan bilim insanlarının, demokratik kitle örgütlerinin, çevre örgütlerinin ve bölge insanının görüş, uyarı ve beklentileri dikkate alınmalı ve her şeyden önce doğa merkezli bir planlama yapılmalıdır diyorum.

Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

80 konuşma daha · 18 Haziran 2020

80 konuşmanın tamamı →