İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 21. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 21. Birleşim · 5. yasama yılı · 18 Kasım 2021 · 519 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dilşat Canbaz Kaya (Halkların Demokratik Partisi), 18 Kasım 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 519 kelime.

Dilşat Canbaz Kaya (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 18 Kasım 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dilsat-canbaz-kaya-27-2021-11-18-icra-ve-iflas-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=101372

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DİLŞAT CANBAZ KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, ekranları başında bizleri izleyen değerli halkımız; Genel Kurula sunulan “beşinci yargı paketi” olarak anılan bu kanun teklifinde, pedagogların, sosyal hizmet uzmanlarının, çocuk alanıyla ilgili STK ve kadın kurumlarının görüşü alınmamıştır. Teklifle, çocuk teslimi, çocukla kişisel ilişki kurma gibi birçok önemli konuda değişiklik dayatılmaktadır. “Dayatılmaktadır.” diyoruz çünkü teklif, kanun yapma sürecinde kanundan etkilenecek öznelerden kopuk ve sonuçları üzerine düşünülmemiştir. Çocuğa nesne muamelesi yapan anlayışın devam ettiği, kişisel ilişki kurmanın salt ebeveyn hakkı olarak ele alındığı bu kanun teklifi “çocuğun üstün yararı” ilkesine aykırı belirsizliklerle dolu, kadını şiddetten korumaktan uzak ve cinsiyetçi bir yapıdadır. Yani teklif cinsiyetçidir çünkü TÜİK verileri uyarınca, boşanan ebeveynlerde velayetin yüzde 70’inin anneye verildiğini bilmekteyiz.

Kadın, çoğunlukla, erkek şiddetine maruz kaldığı için boşandığı, boşanma sonrası süreçte erkek şiddetinin devam ettiği koşullarda kadını, teslim emrine aykırı davranması hâlinde disiplin hapsiyle karşı karşıya bırakmak, maalesef, kadına şiddeti ya da disiplin hapsini dayatmak anlamına gelmektedir. Ülkemizde kadın cinayetlerinin orantısal anlamda çok büyük bir kısmı boşanılan erkek tarafından gerçekleştirilmektedir. Evlilik birliğine son veren kadın, erkek şiddetine, tehdide ve tacizlere maruz kalmaya devam etmektedir. Anılan kanunda belirsizlikler kadını ve çocuğu bu şiddete açık hâle getirmektedir. Bahsedilen mağdur müdürlüklerinde hangi uzmanlar çalışacaktır? Mesela pedagog istihdam edilecek midir? Kadın herhangi bir tehdide maruz kaldığı takdirde hukuki süreç başlatılacak ve hukuki süreç verecek uzmanlıkta personel bulunacak mıdır? Şiddet mağduru veya şiddet tehdidi altındaki kadınların çocuk teslim emrini yerine getirmemesi hâlinde disiplin hapsiyle karşılaşmaması için nasıl bir mekanizma işletilecektir? Çocuk teslim alanlarında, kadını, erkek şiddetinden korumak amacıyla kolluk görevlendirilecek midir? Tüm bunlar belirsizken, Genel Kurula sunulan bu kanun teklifini eşitlikçi bulmak ve desteklemek imkânsızdır.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde kadın cinayetlerinin geldiği noktayı görmezden gelerek herhangi bir kanun yapma süreci işletilmemelidir. Bu hafta, hepimizin de bildiği gibi, samuray kılıcıyla Başak Cengiz katledildi. Bakın, katiller hedeflerini artık rastgele seçer hâle geldiler. Başak Cengiz’in katili ne söylemişti: “Kendini koruyamayacağı için onu seçtim.” Yani artık yolda giderken, markete giderken, işe giderken herhangi bir erkek tarafından katledilebilir, öldürülebiliriz. Bunun için bir sebep sonuç ilişkisi yok maalesef.

2021 yılı içerisinde kadınların yüzde 56’sı evli oldukları erkek tarafından, yüzde 50’si ise evlerinde katledildi. Kadınların çoğu ateşli silahlarla katledildi. “Peki, bu silahlar nasıl elde ediliyor? Ateşli silahlarla öldürülen kadın sayısı ortadayken, ateşli silah ruhsat süreci neden değiştirilmiyor? Neden önüne gelene taşıma ve bulundurma ruhsatı veriliyor? Eğer bu silahlar kaçaksa nereden ediniliyor, neden araştırılmıyor?” diye ben de iktidara sormak istiyorum. Kadının yaşam hakkını gözeten düzenleme yapmak istiyorsanız biraz buralardan başlayalım, bireysel silahlanma meselesinden. Ateşli silahlarla ilgili yönetmelikte düzenleme yapılıyor, kadına yönelik şiddet olaylarında failin silah ruhsatının askıya alınacağı yer alıyor. Neden ruhsat iptal edilmiyor da askıya alınıyor peki? Kadının yaşam hakkını gözeten bir düzenleme yapmak istiyorsanız önce, biz kadın örgütlerinin de belirttiği gibi, İstanbul Sözleşmesi’ni yani 6284 sayılı Yasa’yı uygulayın ki katilleri aklamayın, yargılayın.

Yine, yakın zamanlarda tecavüz soruşturmasında bağırmadığı gerekçesiyle bir takipsizlik verildi, bir çocuk davasıydı bu da hepimizin bildiği gibi. Kadınların yüzde 71’inin hâlen ev içi şiddete maruz kaldıkları takdirde nereden yardım ve destek alabileceklerini bilmedikleri raporlandı. İşte, erkek adaletinin bizi getirdiği nokta tam da budur. Kadınlar bir yandan erkek şiddetiyle, bir yandan pandeminin derinleştirdiği yoksulluk ve iktidarın cinsiyetçi politikalarının sonuçlarıyla boğuşuyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

103 konuşma daha · 18 Kasım 2021

103 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook