İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 5. BİRLEŞİM · SALI

Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 5. Birleşim · 6. yasama yılı · 11 Ekim 2022 · 496 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dirayet Dilan Taşdemir (Halkların Demokratik Partisi), 11 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 496 kelime.

Dirayet Dilan Taşdemir (Halkların Demokratik Partisi, Ağrı). “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 11 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dirayet-dilan-tasdemir-27-2022-10-11-basin-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109494

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DİRAYET DİLAN TAŞDEMİR (Ağrı)Teşekkür ederim Başkan.

Bizi televizyon karşısında izleyen herkesi buradan bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

Bugün Kürt edebiyatının önemli isimlerinden birisi olan Mehmed Uzun'un 15’inci vefat yıl dönümü. Kendisini bir kez daha buradan saygıyla selamlıyorum.

Mehmed Uzun asimilasyona, yasaklara karşı sürgünü göze aldı, yargılanmayı göze aldı ama Kürtçe düşündü, Kürtçe yazdı ve Kürtçe konuştu. Ben de Mehmed Uzun'u o çok sevdiği dili olan Kürtçeyle …(*) (HDP sıralarından alkışlar)

Sevgili milletvekilleri, birçok arkadaşım da burada ifade etti ama bu, sıradan bir olay olmadığı için ben de bir kez daha burada ifade etmek istiyorum; pazar günü Hakkâri'de bu Meclisin de üyesi olan 2 milletvekili arkadaşım lince uğradı, Habip Vekilimizin ayağı üç yerinden kırıldı, arkadaşımız şu an hastanede tedavi görüyor. Bu linç girişimi karşısında ne muhalefet ne iktidar ne Meclis Başkanı çıtını çıkarmadı. Yani aslında bu sessizlik, oy birliğiyle “Siz, HDP seçmenlerini; siz, HDP’nin seçtiği iradeyi; siz, Kürtlerin iradesini linç edebilirsiniz, biz buna onay veriyoruz.” demektir. Hani -çokça söylüyordunuz- halkın iradesinin üstünde irade yoktu? Peki, bu, Kürtlerin iradesi değil mi, HDP’nin iradesi değil mi, kadınların iradesi değil mi, halkların iradesi değil mi? Bunun karşısındaki bu suskunluk, bu sessizlik aslında bize bir kez daha gösteriyor, Kürtlerin iradesi kabul edilmiyor.

Şimdi, bunun karşısında bir de Hakkâri Valiliğinin bu linci örtbas eden bir açıklaması var. Biz de buradan bir kez daha söylüyoruz: Sizin linçleriniz, sizin baskılarınız, sizin hedef almalarınız bize asla özgürlük mücadelesinden, demokrasi mücadelesinden, barış mücadelesinden geri adım attırmayacaktır, bunu da böyle bilesiniz.

Bakın, bugün burada, Mecliste aslında konuşulması gereken bu lincin kendisidir ama biz neyi konuşuyoruz? Biz, yolsuzluk düzenini, rüşvet çarkını, yoksulluğu, hukuksuzluğu, baskıyı örtbas edecek olan bu sansür yasasını konuşuyoruz. Bu yasayla aslında iktidar bize şunu söylüyor: “Ben neyi doğru buluyorsam siz bunu doğru olarak kabul etmek zorundasınız. Siz, benim size sunduğum bilginin dışında herhangi bir bilgiyi esas almayacaksınız. Benim söylediğim yalanlara karşı çıktığınızda ben sizi cezalandıracağım.” Şimdi, buna getirdiğiniz kılıf ne? “Biz dezenformasyonla mücadele ediyoruz.” E, peki, gerçekten mücadele etmek istiyorsanız o zaman öncelikle, şu trol ordularını, beslediğiniz, büyüttüğünüz, istihdam ettiğiniz bu trol ordularını bir kere dağıtın. Yine, 7/24 yalan söyleyen, hedef gösteren yandaş medyaya aktardığınız fonları kısıtlayın ama biz bunları yapmayacağınızı biliyoruz çünkü tarihte de benzer örnekleri var, diktatöryal rejimler, baskıcı rejimler ilk önce basını susturur, muhalefetin sesini kısmaya çalışır. Ama siz de dönün bakın, göreceksiniz ki tarihte hiçbir baskıcı rejim hakikatin açığa çıkmasını engelleyememiştir, siz de engelleyemeyeceksiniz.

Şimdi, bu yasayla aslında ne yapılmaya çalışılıyor? Bu yasayla, hepimizin de bildiği gibi, aslında, her gün “Ben işsizim, açım, yoksulum.” diyen gençlerin “Ben öldürülüyorum, tacize uğruyorum, cinayete kurban gitmek üzereyim.” diyen kadınların, yine adalet arayan Şenyaşar ailesinin, Çorlu tren kazasında yakınlarını kaybeden ailelerin sesi susturulmaya çalışılıyor. Biz bu baskıcı yöntemleri, bu susturma yöntemlerini elbette ki çokça yaşadık, çokça gördük. Her gün bir habere erişim engeli getiriyorsunuz işinize gelmeyince, her gün bir haberi yasaklıyorsunuz. Bununla da aslında hızınızı almayıp ne yapıyorsunuz? Konserleri yasaklıyorsunuz, mitingleri yasaklıyorsunuz, festivalleri yasaklıyorsunuz, hatta şarkıcıların kılık kıyafetlerini yasaklıyorsunuz ve bu, sizin ilk defa yaptığınız bir şey değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

65 konuşma daha · 11 Ekim 2022

65 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook