İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 44. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

Durdu Özbolat

Kahramanmaraş Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 44. Birleşim · 5. yasama yılı · 29 Aralık 2010 · 1.011 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Durdu Özbolat (CHP), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 1.011 kelime.

Durdu Özbolat (CHP, Kahramanmaraş). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/durdu-ozbolat-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 395 sıra sayılı kanunla ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Son yıllardaki gelişmelerden tanık olduğumuz üzere enerji kaynaklarının yönetimi, enerji nakil stratejileri ve alternatif enerji kaynakları konusunda teknoloji yatırımları, artık, ülkelerin geleceğini şekillendiren çok etkin bir araç hâline gelmiştir. Artık, ülkeler, orta ve uzun vadeli stratejilerini enerji arz güvenliği ve kaynak çeşitliliğini esas alarak geliştirmeye ve uygulamaya başlamışlardır.

Ülkemiz enerji talebi son yirmi senedir düzenli bir şekilde her yıl ortalama yüzde 8 artan dünyadaki birkaç ülkeden birisidir. Talebimizi karşılamak için yapmamız gereken planlarda, yatırımlarda sürprizlerle, belirsizliklerle dolu bir tüketimimiz yoktur. Ülkemiz, fosil yakıtlarla, arz kaynakları ile tüketim bölgeleri arasında köprü durumundadır; ayrıca, özellikle yenilenebilir enerji ve kömür kaynakları kendi tüketimine yetecek bir ülkedir.

Değerli arkadaşlar, bu İktidar döneminde Türkiye, her defasında vurgulanan jeopolitik konumunu yerli kaynaklarına üvey evlat muamelesi yaparak gittikçe daha fazla dışa bağımlı bir elektrik piyasası oluşturarak pekiştirmiştir. Bugün tükettiğimiz elektriğin yarısı yurt dışından gelen doğal gazla üretilmektedir, kalan yarısının önemli bir kısmı ise kömür ülkesi olmamıza rağmen yerli kömürlerle değil de ithal kömüre dayalı santrallerle sağlanmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bariz şekilde artan talebi karşılamak için liberalleşme ve özelleştirme yönünü seçen bu Hükûmet, 1 Ağustos 2006’da serbest elektrik piyasasında yabancıların dahi anlamakta güçlük çektiği bir acayip elektrik piyasasının oluşumuna imza atmıştır. Arzın yetersiz olduğu bir piyasada hiçbir planlama yapmadan, hiçbir önlem almadan serbest piyasaya geçilmesi, serbest piyasadaki en büyük oyuncunun da kamu olması, üstüne üstlük aradan geçen uzun sürede yatırımların da önünün tıkanması bugün Türkiye elektrik piyasasını bir sorunlar yumağı hâline getirmiştir. Bıçak kemiğe dayandıkça da doğal gazla elektrik üretimine, ithal kömürle çalışan elektrik santrallerine yüklenilmiştir. Bugün Türkiye’de tüketilen elektriğin yarısı ithal doğal gazla üretilmektedir. Asıl vahamet ise onun yerine koyabileceğimiz yerli yenilenebilir enerji kaynaklarımız olmasına rağmen bu yönde adım atılmamasıdır.

Türkiye'nin iletim ve dağıtım şebekesi eskidir. Siz bu şebekeye hem yatırım yapmayacaksınız, yapmadığınız için de yenilenebilir enerji kaynaklarını bağlamakta çok küçük kapasiteler ayıracaksınız, onu dahi karıştıracaksınız. Diğer taraftan talebi karşılayabilmek için binlerce megavat doğal gaz ve ithal kömüre dayalı santrallere lisans vereceksiniz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TEİAŞ’a yatırım yapmamız gerekiyor. Yeni trafo merkezleri, yeni iletim hatları ve daha büyük iletim şebekeleri yapmamız lazım. Bu kadar önemli bir işin TEİAŞ’ın hukuki yapılanmasıyla yapılması mümkün değildir. Bu kurumu doğrudan Bakanlığa bağlayarak bir KİT olmaktan çıkarıp şebekeye yatırım yapılacak boyutta bir yapılanmaya dönüştürmemiz gerekiyor. TEİAŞ PMUM yüzünden milyonlarca lira zarar etmektedir.

Bugün Türkiye plansızlık ve vurdumduymazlık sebebiyle arz güvenliği tam olarak risk altında bir ülke konumundadır. Şimdi bu durumu biraz olsun düzeltmek için bundan yaklaşık on sekiz ay önce bir yasa tasarısı el birliğiyle hazırlandı ama her zamanki yaklaşım değişmedi; uzun zamandır çalışma yok, planlama yok, hazırlık yok. Bugüne geldik, şimdi önümüze bu kadar zamandır hiçbir diyalog kurmadan, her ay piyasaları oyalayarak sonunda “Dağ fare doğurdu.” denilebilecek, eskisiyle pek alakası kalmamış bu yeni taslağı getirdiniz.

Bu yasa yenilenebilir enerji kaynaklarıyla elektrik üretimini teşvik etmemekte, tam tersine özellikle de güneş enerjisine yatırımı kösteklemektedir. Önümüzdeki en az üç dört sene uygulanması, yatırım yapılması mümkün olmayacak kadar yetersiz bir destek fiyatıyla teşvik edileceği ifade edilen güneş enerjisine aynı zamanda 2013 yılına kadar 600 megavatlık bir de Türkiye geneli toplam bağlantı sınırı getirilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; daha geçenlerde açılışına katıldığınız bir adet doğal gaz santralinin kapasitesi 930 megavat iken güneş enerjisinin bu şekilde kısıtlanması, engellenmesi manidardır. Türkiye, güneş enerjisi potansiyeli yüksek, şanslı ülkeler arasındadır. Bu kadar önemsediğimiz güneş enerjisine, sahibi olmayan, her yerde olan, her gün düzenli olarak sabahtan akşama kadar tekrarlanan, kimseye boynumuzu büküp el açmayacağımız bu enerjiye hiçbir cazibesi olmayan bir alım fiyatıyla teşvik verirken Türkiye elektrik kurulu gücünün yaklaşık yüzde 1,2’sine ancak karşılık gelen bir bağlantı kapasitesiyle sınırlamak gerçekten doğru değildir. Zira, güneş enerjisi her yerde vardır, hiç kimse sahibi değildir, sınır aşmaz ve tükenmez. Bunun yerine tercih edilen şudur: Türkiye'nin elektrik üretiminin yüzde 50’si, yurt dışından alınan, yüksek tüketim koşullarıyla dayatılan doğal gaza endekslenmiştir, daha da fazla endekslenmeye devam edilmektedir. Bu da yetmemiştir, bir de nükleer enerjide bağımlılık getirilmiştir.

Biz parti olarak her yeni ve yeni nesil teknolojiye her zaman destek olduk. Nükleerle ilgili kanunun adamakıllı şekilde olmasına hiçbir şekilde “Hayır.” demeyiz ama kanunun arkasından dolanıp bir niyet anlaşmasından öte gitmeyen, ucu açık uluslararası sözleşme gibi önümüze getirmenizi de kabul edemeyiz. Nükleer santral, hep beraber tüm sivil toplum örgütlerinin ve santral alanında şu an yaşamını sürdüren insanların iknası ve rızasıyla mümkündür.

Yenilenebilir enerjiye destek vermek bir devlet politikası olmalıdır. Yenilenebilir enerjide, özellikle rüzgârda, güneşte, HES’lerde otoprodüktör üretim yapan tüm santralleri üretim lisansına dönüştürmemiz gerekiyor. Üretim fazlasını satamayan bu santraller üretim yapamayacaklar ve özellikle suyu boşa akıtacaklar. Onun için, mutlaka bir yol bulunması gerekiyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TEİAŞ size ne dedi, lütfen bize söyleyin. Güneş için 600 megavat sınırını niye koymuşlar? Eğer harmonik ve fliker etkisi konusunda bir yorum yapılıyorsa şunu hemen belirtelim: Solar termik santrallerin bir doğal gaz termik santralden hiçbir farkı yoktur. İspanya, yaklaşık 3 bin megavat güneş, 20 bin megavat rüzgâr santrali kurmuş -ki güneş ve santral özellikleri bize çok yakın olan bir ülkedir İspanya- ve İspanya’da kurulan santrallerin çoğu eski teknoloji olmasına rağmen hiçbir sorun yaratmadan çalışıyorlar.

Sayın Bakan, siz İspanya’ya gittiniz, var mı böyle bir sınırlama? Biz niye mühendislerimizi yollayıp onların bulduğu çözümü ortaya koyamıyoruz?

Sadece 2008-2009 yıllarında imzaladığınız “kullan ya da öde” anlaşmaları gereği tüketemediğimiz doğal gaz için 4,5 milyar doların üzerinde borçlandığımız söyleniyor. Bu doğru ise -korkarım doğrudur-Türkiye'nin karşılığını dahi tüketemeyerek ödemeye mahkûm edildiği bu miktar güneş enerjisi için getirilen bağlantı limiti olan 600 megavat toplam kapasiteyi 2,5 kere daha bedavaya kurduracak bir miktardır. Burada mantık nedir? Tüketilmeyen enerjiye iki senede borçlanılan paranın tamamı getirdiğiniz limitin 1.500 megavat kadar güneş enerjisi santralini anahtar teslimi maliyetidir. Eğer enerjide dışa bağımlılığımızı geri dönülemez bir noktaya doğru götürmek istemiyorsak, artık, yenilenebilir enerji kaynaklarımızı göstermelik olarak bugün aklımıza gelen çözümlerle değil, planlı, programlı, etkili bir şekilde devreye almamız gerekmektedir. Bunun için bu komik kapasite limitlerinin kaldırılması, lisanslama ve tesis açma süreci için gerekli mevzuatın da ayak sürümeden hazırlanması, uygulanması ve artık bu tesislerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Yeni kanunun, her şeye rağmen, herkese, sektöre hayırlı olmasını diler, hepinize saygılar sunarım. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

70 konuşma daha · 29 Aralık 2010

70 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook