İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 35. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2012 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2010 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı

Egemen Bağış

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 35. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Aralık 2011 · 609 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Egemen Bağış (AK Parti), 12 Aralık 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI); konuşma 609 kelime.

Egemen Bağış (AK Parti, İstanbul). “2012 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2010 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/egemen-bagis-24-2011-12-12-2012-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2010-yili-merkezi-yonetim-kesin-h (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=14004

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI EGEMEN BAĞIŞ (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, 2012 Mali Yılı Bütçe Tasarısı’nın yüce Meclisimizin Genel Kurulunda görüşülmesi vesilesiyle, Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesi üzerinde gruplar ve milletvekillerimiz tarafından yapılan yorumları cevaplandırmak ve Hükûmetimizin görüşlerini yüce Meclisimizle paylaşmak üzere huzurlarınızda bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, millet iradesinin tecelli ettiği bu yüce çatı altında Avrupa Birliği sürecimize katkı veren bütün milletvekillerimize teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Aramızda olmayan, bugün ebediyete göç etmiş bütün geçmiş milletvekillerimizi de rahmetle anıyorum.

“Avrupa Birliği üyeliği Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurulundan geçer.” ilkesiyle yürüttüğümüz çalışmalar, gerçekten Hükûmetimizin son dokuz yılda ortaya koyduğu kararlılıkla, Türkiye'nin ve milletimizin takdir ettiği bir noktaya gelmiştir.

Gazi Mustafa Kemal’in Meclisimizi açarken, 23 Nisan 1920’den itibaren bütün makamlarla, bütün milletin tek mercisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olacağını ifade etmiş olması, bugün de aziz Meclisimizin aynı ruha uygun bir şekilde görevini ifa ediyor olması, milletimize büyük bir güven vermektedir. Türkiye'nin bütün meselelerinin konuşulacağı platform burasıdır, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruludur. Türkiye'nin her meselesinin cesaretle, samimiyetle, açık seçik konuşulacağı zemin bu Meclistir. Dolayısıyla, Avrupa Birliği katılım müzakereleri çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz reform hamlelerinin her birini burada hep birlikte gerçekleştiriyor olmamız, milletimizin bu konuya verdiği hassasiyetin bir göstergesidir.

Şunu her fırsatta söylüyorum: Avrupa Birliği, Avrupa Birliğinin ve Avrupa Konseyinin sembolü olan lacivert zemin üzerindeki on iki yıldızdan ibaret değildir. Avrupa Birliği süreci sadece Ankara’da ya da Brüksel’de tartışılan bir konu olmaktan çıkmıştır. Artık Avrupa Birliği süreci hepimizin günlük hayatını etkileyen, 81 ilimizde de Avrupa Birliğinden sorumlu vali yardımcılarımızın koordinasyonunda yerinde yürütülen, gözlemlenen, değerlendirilen bir süreç hâline gelmiştir. Bu sürecin sonucunda, istisnasız her ülke müzakere sürecinde daha demokratik, daha şeffaf, daha müreffeh ülkeler hâline gelmiştir. Avrupa Birliği demek ileri demokrasi demektir. Avrupa Birliği, daha şeffaf, daha kalkınmış bir süreci simgelemektedir. Ülkemiz de bu süreçte çok önemli başarılar katetmiştir. Bu yüzden de milletimiz her zaman bu sürecin arkasında durmuştur.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal “Muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma.” hedefini bizlere miras bırakırken aslında bugünün Avrupa Birliği standartlarını işaret ediyordu. 1959 yılında ilk süreci başlatan, nur içinde yatsın, rahmetli Menderes, Türkiye'nin Avrupa’ya ilk adımını attığını söylemişti. 1963 yılında rahmetli İsmet İnönü Ankara Anlaşmasını imzalarken, beşeriyet tarihi boyunca insan zekâsının vücuda getirdiği en cesur eser olarak Avrupa Birliğini bizlere göstermişti. Rahmetli Turgut Özal Avrupa Birliği üyeliğimizi “Uzun ince bir yol.” şeklinde ifade etmişti. Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu süreci cumhuriyetin ilanından sonraki en önemli çağdaşlaşma projemiz olarak bizlere belirtmiştir. Türkiye'nin dünyanın en çağdaş ülkeleri arasında yer alması için milletimizin hak ettiği bu süreci gerçekleştirmek hepimizin bir görevidir.

Avrupa Birliği hedefi doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz reformlar Türkiye’yi daha güvenilir, daha öngörülebilir bir hâle getirmiştir.

Avrupa Birliği süreciyle her birimizin hayatının farklılaştığını görüyoruz. Avrupa Birliği süreci, fırından aldığımız ekmeğin gramından bakkalın terazisine, çocuklarımızın oynadığı oyuncakların standartlarından tükettiğimiz gıdanın hijyen standartlarına kadar, apartman yöneticilerimizin seçiminden tüketici haklarına kadar birçok konuyu kapsamaktadır. Köyümüzde sağılan ineğin sütünün standartlarından çiftçilerimizin aldığı teşvike kadar birçok konuda Avrupa Birliği sürecinde ülkemizin farklı reformları gerçekleştirdiğine hep beraber şahitlik ettik.

Maalesef, bugün, Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerde Türkiye'nin o ilk başvuruyu yaptığı 1959 ya da 1963’ün Türkiye’si ile karşılaştırıldığımızı ve hâlâ o günün Türkiye’si içerisinde yaşanıldığını zanneden zihniyetlerle mücadele ettiğimizi görüyoruz. Hâlbuki o günlerde Türkiye’nin kişi başına düşen geliri 400 dolardı, bugün hamdolsun 11 bin doları aştık ve inşallah 2023 hedefimizde 25 bin doları yakalayacağız. O yıllarda Türkiye’nin yıllık turizm gelirleri 8 milyon dolardı. Bugün yan gelirleriyle birlikte 30 milyar doların üzerine çıktı. 63’te 368 milyon dolar ihracat yapabilen Türkiye, şimdi 2023 yılında 500 milyar ihracat hedefine kitlenmiş durumda. Ama hepsinden önemlisi, o günlerde sokaklarda gözler tankları ararken, bugün artık bölgemizdeki ülkelere demokrasi konusunda, insan hakları konusunda, ifade özgürlüğü konusunda ilham kaynağı olan bir ülke hâline geldik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

96 konuşma daha · 12 Aralık 2011

96 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook