İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 104. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun

Emin Haluk Ayhan

Denizli Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 104. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Mayıs 2013 · 548 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Emin Haluk Ayhan (MHP), 15 Mayıs 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN); konuşma 548 kelime.

Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-24-2013-05-15-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=21048

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

EMİN HALUK AYHAN (Denizli)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 460 sıra sayılı Tasarı’nın birinci bölümü üzerinde şahsım adına söz aldım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sosyal güvenlik uygulamalarında, süreci içerisinde ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla düzenlemeye ihtiyaç olduğunu Sayın Bakan, gerekçede izah ediyorsunuz. Tasarı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla ilgili, orada hazırlanmış. Tasarı 10 komisyonu ilgilendiriyor. Tanık korumadan ailenin korunması ve şiddetin önlenmesine, 5510 sayılı Kanun, KİT’lere ilişkin mevzuat ve diğerleri. Hazırlanırken bu kadar geniş bir mevzuyu 12 maddeye sığdırmışsınız. Güzel de, problemi çözemiyorsunuz. Bunları çözdükten sonra, on iki senedir, istikrarlı bir şekilde sosyal güvenlik sistemini rayına oturtup mevzuatı kendiniz yürütecek şekilde bunu kuramamışsınız, hakikaten sıkıntılı.

O zaman ne yapmak lazım? Bunu düzgün bir şekilde ele almak lazımdı. Süreç dinamik, Bakanlık olarak, Hükûmet olarak buna hazır olacaksınız. Her olay için, problem çözmek için Parlamentoya geliyorsunuz. Öyle, yetki falan kullandığınız da yok.

Emeklilikte yaştan bekleyenler için her birinizden farklı ses çıkıyor; siz farklı söylüyorsunuz, Sayın Başbakan Yardımcısı farklı söylüyor, Maliye Bakanı toptan karşı. Bunu siz Kabinede konuşmuyor musunuz Allah aşkına Sayın Bakanım? Kamuoyundan gerçekten çok büyük tepkiler geldiği için söylüyorum, yani Hükûmet bunu izah edemiyor, 325 milletvekili olan AKP iktidarı, Hükûmeti bunu yapamıyor, vatandaş bunu bize soruyor. Çıksın, doğru dürüst, tek elden, Hükûmet sözcüsü bir açıklama yapsın, netleşsin. Her biriniz farklı telden çalıyorsunuz. Şimdi, buna bakarsak, biriniz olaya inanıyorsunuz, diğeriniz karşı çıkıyor. Başbakan Yardımcısının ağzını bıçak açmıyor, o kendini suçlu hissettiğinde zaten her zaman aynısını yapıyor.

Bakınız, ekonomi iyiye gitmiyor. Ekonomi iyiye gidecek ki siz bir şey yapmış olacaksınız. Herkes primlerini ödeyecek. Ortalık fevkalade ne olacak? Düzgün olacak. Biraz önce söyledim, bakanların biri konuyu Hanya’da değerlendiriyor, birisi Konya’da değerlendiriyor. Birisinin Merkez Bankasıyla ilgili konuşmasına baktığınız zaman neredeyse küfredecek hâlde sözler çıkıyor, buna ilgili bakan karşılık vermiyor, ses çıkarmıyor ama bakıyorsunuz, Merkez Bankası Başkanından da bu sözlere karşı hiçbir şey çıkmıyor. Doğru mu söyledi, yanlış mı söyledi, yalan mı söyledi, ilgili bakan onları neden savunmuyor, Kabinede bunlar görüşülmüyor mu, Merkez Bankası Kabineye bilgi vermiyor mu, bunlara bakıyoruz.

Şimdi, ben size çok önemli bir şey soracağım: Bu konuda, PKK’lıların dağda geçen sürelerinin emekliliğe sayılması için borçlanmalarıyla ilgili bir çalışmanız var mı? Oslo’da böyle bir taahhüdünüz var mı? Hükûmet olarak, bir Bakan olarak sizin haberiniz var mı? Bunları bir söyleyin.

OKTAY VURAL (İzmir)İş garantisi veriyorlar zaten.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) –. Yani, sizler yaşı itibarıyla emekli olamayan, bekleyen insanlara, onlara bir çift laf söyleyemiyorsunuz, Kabinenin her üyesinden farklı ses çıkıyor ama öbür tarafta, Oslo’da bunlara ne kadar garanti verildiğini bilen bir Hükûmet yetkilisi yok. Sayın Başbakan “Ben devlete yetki verdim.” diyor, devleti yöneten olduğunu kendisi unutuyor, o zaman burada “Var mı, yok mu?” diye benim size sormak hakkım. Eğer böyle bir şey yarın gelirse Hükûmete, siz buna ne diyeceksiniz, burada millete anlatmanız lazım, bunları bizim bilmemiz lazım, milletin bilmesi lazım. Hakikaten, PKK’lıların dağda geçen sürelerini emeklilik için yarın borçlanmaya sayacak mısınız, böyle bir taahhüdünüz var mı? Çünkü siz yarın “Bu yok.” deseniz de Sayın Başbakan altı ay önce ne diyordu? “Dağdakilerle öpüşenlerin dokunulmazlığı kaldırılsın, idam geri gelsin.” diyordu. Şimdi, baktığımız zaman, PKK’yla yan yana, bütün her şeyi birlikte çözüyorsunuz maşallah. Böyle bir şey olabilir mi Sayın Bakan? Bunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Bakanı olarak siz, bu kürsüye gelip anlatmak zorundasınız.

Ben şimdilik bunları ifade etmek istedim. Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum Sayın Başkan. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

79 konuşma daha · 15 Mayıs 2013

79 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook