Avrupa birliği ortak tarım politikası çerçevesinde tarım politikamız ile ilgili
Eskişehir Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 73. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Mart 2008 · 517 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Emin Nedim Öztürk (AK Parti), 5 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK TARIM POLİTİKASI ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKAMIZ İLE İLGİLİ); konuşma 517 kelime.
Emin Nedim Öztürk (AK Parti, Eskişehir). “Avrupa birliği ortak tarım politikası çerçevesinde tarım politikamız ile ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emin-nedim-ozturk-23-2008-03-05-avrupa-birligi-ortak-tarim-politikasi-cercevesinde-tarim-politikamiz-i (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
EMİN NEDİM ÖZTÜRK (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği ortak tarım politikası çerçevesinde tarım politikamız hususunda gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Meclisimizin siz değerli temsilcilerini saygıyla selamlıyorum.
Hepimizin bildiği gibi, ülkemiz nüfusunun küçümsenmeyecek bir bölümü tarımla meşgul olmakta ve hâlen birçok teknolojik yenilikten yoksun olarak çalışmaktadırlar. Gümrük Birliği kapsamında yer almayan tarım sektörü, Avrupa Birliği tam üyeliğine aday olan Türkiye açısından artık daha farklı yaklaşılması ve tam üyelik sürecinde AB’nin ortak tarım politikasına yakınlaştırılması gereken bir sektör konumuna gelmiştir. Türk ekonomisi ve istihdamını da kapladığı yer göz önüne alındığında, mevzuubahis uyum çalışmalarının hızla ve köklü reformlarla birlikte gerçekleştirilmesi gereği açıkça ortaya çıkmaktadır.
Aslında Türkiye, doğal zenginliklerinden dolayı bazı ürünlerin üretiminde avantajlı bir konuma bile sahiptir. Örneğin, pamuk, tütün, meyve, sebze gibi. Yine koyun, keçi etinde rekabet edebilme yeteneğine sahip bir ülkeyiz fakat bu avantajı koruyabilmek için özellikle hayvan sağlığı konusunda titiz olmak ve şartları, koşulları iyileştirme çabası içine girmemiz kaçınılmazdır.
Değerli milletvekilleri, tarım sektörünün sorunlarının birikimli olduğunu varsaymak oldukça gerçekçi bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer bir ifadeyle, bugün karşılaştığımız sorunlar çok kısa bir süre önce ortaya çıkmış değildir. Sorunlar oldukça uzun bir süreç sonunda bugünkü sorunlar yumağı hâlini almıştır. Ayrıca, bu sorunlara çok kolay ve çabuk çözüm bulmak oldukça zor bir iştir. Öte yandan tarım sektörü, yalnız kendi içinde olup bitenden değil, dışındaki gelişmelere de duyarlı olduğundan, çözüm arayışları olayın daha geniş bir perspektifte incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.
Temelde yatan sorunların en başına, gelişmekte olan ülkelerin çok uzun bir süredir tarım sektörünü ihmal etmiş olduklarını koyabiliriz. Ekonomik gelişme için, neredeyse istisnasız, sanayileşmeye öncelik verilmiş, tarım kesimi sanayiyle olan ilişkisine göre ya da arta kalan kaynaklarla yetinmek durumunda kalmıştır. Ayrıca, gelişmiş ülkeler tarım sektörlerini gelişmekte olan ülkelere karşı her zaman aşırı bir dozla korumuşlardır. Bu yüksek korumanın gerekçesi, Batı ülkelerinin, özellikle Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin tarım politikalarının amaçlarını da dile getirmektedir. Tarım sektöründe zaten azalmış nüfuslarını tutabilmek, yani göçü önleyebilmek ve aynı nedenle tarımda çalışanlara diğer sektördeki düzeyde gelir sağlayabilmektir.
AB’nin ortak tarım politikası, yürürlüğe girdiğinden bu yana sürekli reform baskısı altında kalmıştır ve değişmektedir. Türkiye’nin de tarım politikası değişim göstermektedir. Avrupa Birliğinin bu politikayla birinci sıraya koyduğu hedef, üretim ve doğrudan gelir desteği ilişkisini ortadan kaldırmaktır. İkincisi, bu ödemeleri çevre, gıda güvenliği, hayvan refahı, sağlık karşılığında vermek ve üçüncüsü, büyük işletmelere verilen doğrudan gelir desteğini kırsal kalkınmaya aktarmak olarak karşımıza çıkmaktadır. Dördüncüsü ise yeni bir danışmanlık sistemi kurmak. Beşincisi, yani kırsal kalkınma önlemleri alarak üretim kalitesini, gıda güvenliğini yükseltmek, danışma sisteminin maliyetlerini karşılamak ve son olarak ürün piyasalarında düzenlemeler yapmaktır.
Değerli milletvekilleri, Avrupa Birliği yolunda büyük ve önemli adımlar atan ülkemizde tarım sektöründe de tıpkı diğer sektörlerde olduğu gibi, hem yasal hem de uygulamalı çalışmalar yapılmaktadır. Burada tarım kesimine yapılan yatırımların yerini bulması adına unutulmaması gereken en önemli husus ise yasal zeminde yapılan tüm düzenlemelerden önce, bizzat tarım kesimindeki çalışanların tutumu ve geleceğe yönelik davranışları olmaktadır. Bu bağlamda gelişmeler ümit vaat edici olmakla beraber, zaman içinde gündemi daha fazla meşgul edecek bir hâl alacağı kuşkusuzdur.
Değerli milletvekilleri, Hükûmetimizin ve Bakanlığımızın bu konudaki hassasiyetlerine olan inancımı bu kürsüden bir kez daha belirtiyor ve sizleri tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 5 Mart 2008