Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile yeni zelanda hükümeti arasında hava hizmetlerine dair anlaşmanın onaylanması hakkında (s.s.21)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 20. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Kasım 2011 · 793 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Emrullah İşler (AK Parti), 17 Kasım 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE YENİ ZELANDA HÜKÜMETİ ARASINDA HAVA HİZMETLERİNE DAİR ANLAŞMANIN ONAYLANMASI HAKKINDA (S.S.21)); konuşma 793 kelime.
Emrullah İşler (AK Parti, Ankara). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile yeni zelanda hükümeti arasında hava hizmetlerine dair anlaşmanın onaylanması hakkında (s.s.21)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 17 Kasım 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emrullah-isler-24-2011-11-17-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-yeni-zelanda-hukumeti-arasinda-hava-h (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=19690
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)EMRULLAH İŞLER (Ankara)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu benim Mecliste yaptığım ilk konuşma. 21 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Yeni Zelanda Hükûmeti arasında, hava hizmetlerine dair anlaşmanın onaylanması konusunda şahsım adına söz almış bulunmaktayım.
Bu anlaşmayla her iki ülke arasında sivil havacılık alanında ilişkilerin daha ileriye götürülmesi hedefi doğrultusunda, hava yolları alanında rekabete dayalı uluslararası havacılık sistemini ilerletmek ve hava yollarını yenilikçi ve rekabetçi hizmetlerle geliştirmek amaçlanmaktadır.
Anlaşma ile ayrıca hava araçlarının güvenliğine karşı yapılan ve kişiler ile mülkiyeti tehlikeye sokan, dolayısıyla sivil hava taşımacılığını olumsuz etkileyen ve sivil havacılığın emniyeti konusunda halkın güvenini zedeleyen hareket ve tehlikeler konusunda endişelerin giderilerek uluslararası hava taşımacılığında emniyet ve güvenliği en üst seviyede sağlamak hususu amaçlanmaktadır.
Değerli milletvekilleri, son yıllarda -Türkiye’yle- diğer bütün dünya ülkeleriyle olduğu gibi Yeni Zelanda ile de ilişkilerimiz gelişmektedir. Bu bağlamda iki ülke arasındaki ilişkilere baktığımızda, Yeni Zelanda Genel Valisinin 2009 yılında Türkiye’yi ziyaret ettiğini görüyoruz. O ziyaret esnasında Çanakkale’deki anma törenlerine katılmıştır. Bundan başka, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 3-7 Aralık 2005 tarihinde Yeni Zelanda’yı ziyaret etmiştir. Bunun dışında, Yeni Zelanda Başbakanı Key 2010 yılı nisan ayında Türkiye’yi ziyaret etmiştir. Ayrıca, Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı 2008, 2010 ve 2011 yıllarında Türkiye’yi ziyaret etmiştir.
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere baktığımızda ihracat ve ithalat dengemizin bizim lehimize olduğunu görüyoruz.
Yeni Zelanda, 2009-2010 Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki geçici üyeliğine destek veren ülkelerden birisidir.
Ayrıca, Yeni Zelanda 2010 yılında PKK/KONGRA-GEL’i, 2011 yılı eylül ayında ise DHKP-C’yi terör örgütü listesine almıştır.
İki ülke arasında Karma Ekonomik Komisyon toplantıları da 1990 yılından itibaren düzenli olarak yapılmış ve sekiz toplantı yapılmıştır.
Esas itibarıyla Dışişleri Komisyonu üyesi olan bir arkadaşınız olarak da Türk dış politikasına kısaca değinmek istiyorum. Burada zaman zaman Türk dış politikasıyla ilgili, muhalefetten arkadaşlarımızın eleştirileri oluyor, sataşmaları oluyor, ancak ben yapılan anlaşma gereğince de üslubumu koruyarak bazı hususları aydınlatmak istiyorum.
Malumunuz Atatürk cumhuriyetimizi kurmuş ve Atatürk bir Osmanlı paşası, İmparatorluğun yetiştirmiş olduğu bir bürokrat olarak bir dış politika vizyonuna sahip bir liderdi. Bu doğrultuda, Atatürk 1934 yılında Balkan Paktı’nı öncülük ederek kurdurmuş Balkan ülkeleriyle, Türkiye dâhil beş ülkeyle. Ardından, 1937 yılında ise Sadabat Paktı’nı İran ve Afganistan’la kurmuştur. Buradan şunu çıkarıyoruz: Atatürk bir vizyon sahibiydi, dış politikada dışa açılmayı, komşu ülkelerle paktlar kurmayı amaçladığını çok net anlıyoruz. Fakat bu paktlar maalesef o günün şartlarında yürümemiş ve kısa zamanda son ermiştir.
Orta Doğu’yla, Arap ülkeleriyle böyle bir pakt kurulamaz mıydı o zaman? Baktığımız zaman, o günün şartlarının buna müsait olmadığını görüyoruz ve o gün maalesef Atatürk sağlığında böyle bir pakt kurmayı başaramamıştır veya teşebbüs etmemiştir şartlar gereği. Esasen Atatürk’ün yurtta sulh cihanda sulh ilkesi vardır. Bizim burada en çok eleştirilen bir ilkemiz var, “sıfır sorun politikası”
NECATİ ÖZENSOY (Bursa)Nerede kaldı sıfır sorun politikası? Şu anda sıfır sorunda mıyız? Sıfırın anlamını biliyor musunuz?
EMRULLAH İŞLER (Devamla)Aslında sıfır sorun politikası Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh.” deyişinin bugünkü farklı bir ifadesidir.
YILDIRAY SAPAN (Antalya)Sen nerede siyaset yapıyorsun?
EMRULLAH İŞLER (Devamla)Bu doğrultuda biz komşularımızla sıfır sorun politikasını hassasiyetle yürütüyoruz.
YILDIRAY SAPAN (Antalya)Sıfır sorun politikası duvara tosladı.
EMRULLAH İŞLER (Devamla)İktidara geldiğimiz 2002 yılında Türkiye, bütün komşularıyla kavgalı ama biz iktidara geldikten sonra hızlı...
HAYDAR AKAR (Kocaeli)Ermenistan’la barıştınız, Suriye’yle barıştınız.
EMRULLAH İŞLER (Devamla)...bir şekilde bütün ülkelerle sorunlarımızı çözdük. Bizim dış politikamız arkadaşlar... Eğer müsaade ederseniz... Bizim dış politikamızda çifte standart yoktur. Bizim ilkelerimiz vardır, doğrularımız vardır. Biz ilkelerimizden taviz vermeyiz, doğrularımızı da herkese söyleriz. Biz, Arap ülkeleriyle, İslam ülkeleriyle nasıl konuşuyorsak aynı şekilde Amerika’yla da konuşuyoruz, Batı ülkeleriyle de konuşuyoruz, kimseye çifte standart uygulamıyoruz.
Zaman zaman bakın, burada laf atılıyor, deniyor ki: “Sıfır sorun politikası duvara tosladı veya sırf sorun” diye bazı ifadeler kullanıldı dün üzülerek bunu müşahede ettik.
Bakın, arkadaşlar, şu an bizim geçmişte iyi ilişki kurup da şu an sorumlu olduğumuz tek bir ülke vardır o da Suriye’dir, o da bizden kaynaklanmamıştır. Suriye’de geçici bir olağanüstü bir durum var. Şu an halkını öldüren, halkına kan kusturan bir rejim var. O rejimle biz bir arada kol kola olamayız.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Bir sene önce öldürülmüyor muydu halkı?
EMRULLAH İŞLER (Devamla)Şimdi, bakın...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Ya bırak bu edebiyatı! Halk kaça bölünmüş? Hangisiyle oldunuz?
EMRULLAH İŞLER (Devamla)Sayın Milletvekilim, bakın, biz rejimlerin dostu değiliz. Bizim müttefikimiz halklardır. Biz komşu halklarıyla ilelebet müttefik kalacağız, mevcut rejimlerle de bulunduğu ortamda ilişki kurmak zorundayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Kaç tane halk var orada grup grup? Hangi grubun yanındasınız? Böyle edebiyatı bırak.
EMRULLAH İŞLER (Devamla)Şimdi, değerli arkadaşlar...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Böyle edebiyatı bırakın.
EMRULLAH İŞLER (Devamla)Arkadaşlar, biraz sabredeceksiniz. Bakın, biz her zaman sizi dinliyoruz, sataşmalarınız oluyor. Biraz da biz konuşacağız.
Bakın, ben beş sene....
ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Esat yanlısı da var, Esat’a karşılar da var.
EMRULLAH İŞLER (Devamla)Müsaade ederseniz...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 17 Kasım 2011