İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 46. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında

Engin Altay

Sinop Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 46. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Aralık 2005 · 870 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Engin Altay (CHP), 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 870 kelime.

Engin Altay (CHP, Sinop). “Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop)Sayın Başkan, değerli mesai arkadaşlarım; 15 ilimizi sevindiren, 26 ilimizi üzen bir kanun tasarısı ve teklifler diziyle ilgili Partim Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini açıklamak üzere huzurunuzdayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Sabahın neredeyse bu ilk saatlerinde artık ekranlara değil de, size hitap edeceğiz. Bu saatte bizi izleyen kimse de kalmamıştır.

Değerli arkadaşlar, Millî Eğitim Bakanı -tabiî, bu vakıf üniversiteleri meselesine de geleceğim maddeyle ilgili- insan hakları ihlalinde bulundu mu? Eski Komisyon Başkanım Sayın Elkatmış'ın bu iddiası ciddî bir iddia, bunun ciddî sorgulanması lazım.

Bence de, bir parça Sayın Elkatmış haklı gibi görünüyor. Zira, Yükseköğretim Kurulunun kriterlerine baktığımızda, size samimiyetle bir şey söyleyeyim ki, bu Yükseköğretim Kurulunun 4 ilinden sonra o kriterlere en yakın iller Sinop ve Nevşehir'dir. Bunu samimî söylüyorum. Sayın Bakanlığın kriterleri bana göre sübjektiftir. Bakanlık bu konuda objektif bir kriter değerlendirmesinde bulunmamıştır. Niye böyle yapmıştır; o, bakanlığın vicdanıyla kendi arasındaki meselesidir; ama, ben bir Sinop milletvekili olarak diyorum ki, Sinop İli coğrafî yalnızlığının üstüne, siyasî sahipsizliğini de bugünden itibaren yaşamaya başlamıştır. Sayın Can alınmasın, o yine burada; Sayın Öztürk hiç yok.

ENVER YILMAZ (Ordu)Dışarıda, dışarıda…

ENGİN ALTAY (Devamla)Evet, Sinop gerçekten bir haksızlığa kurban gitmiştir. Ben böyle düşünüyorum. Sayın hükümet ve Sayın Gülle güzel şeyler söylüyorlar; yani, Demirel'in bir sözü vardır: "Türkiye gibi ülkelerde bir hafta sonrası için siyasî taahhüt yapılmaz." Türkiye'de 2006'da nasıl bir siyasî iktidarla karşı karşıya olacağımız belli olmaz.

FARUK ÇELİK (Bursa)Türkiye geçti artık.

ALİM TUNÇ (Uşak)O, Demirel zamanındaydı.

ENGİN ALTAY (Devamla)Ayrıca, bakın, Karabük milletvekillerimiz burada var mıydı bilmiyorum. Karabüklüler de size çok kırgın. Benim komşu ilim sayılırlar, bilginiz olsun.

Değerli arkadaşlar, siyaset biraz tecrübeyi, biraz da birikimi gerektirir. Burada saat 13.00'ten beri konuşan İktidar Partimizin çok saygı duyduğum değerli hatipleri konuşmalarına "başta Sayın Başbakanımız ve Sayın Millî Eğitim Bakanımız" diye başladılar; ama, iki tane şık konuşma da izledim iktidardan. Birisi dostum, arkadaşım Sayın Fatsa'ya, birisi de dostum, ağabeyim Sayın Gülle'ye aittir. Bakın, Sayın Fatsa'nın tutanağını istedim. Sayın Fatsa diyor ki: "Bugün gündüz erken saatlerden itibaren gecenin bu geç saatine kadar 15 ilimizde yeni üniversitelerin kurulmasıyla alakalı -şimdi altını çiziyorum- iktidar ve muhalefet partilerine mensup milletvekili arkadaşlarımızın yoğun gayret ve destekleriyle bir büyük yasayı hayata geçiriyoruz" diyor.

Sayın Gülle de ne diyor: Öncelikle, bugün, bu Meclisin çıkardığı kanunla kurulacak üniversiteleri doğuran üniversitelere teşekkür ediyor. Siyaset budur, doğrusu budur. Sayın Başbakan sizi şimdi izlemiyordur; kaldı ki, Sayın Başbakan da şunu kabul eder: Milletin parasıyla milletin Meclisinin aldığı kararla kurulan üniversiteler için bir teşekkür edilecek ise, önce, Yüce Milletin Yüce Meclisinden başlanır; siyasetin doğrusu, işin doğası budur değerli arkadaşlarım. Şimdi…

MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu)O, tahtında müstetir zaten.

ENGİN ALTAY (Devamla)Evet, hep öyle yapın, tavsiye ederim. Hepimizin bu görevleri bir gün bitecek, bu Meclis hep baki kalacak. Bakın, 83 yıllık cumhuriyet, 59 nolu hükümet; ama, 22 nci Dönem Parlamento. Aslolan Parlamentodur; bunu hiçbirimizin kesinlikle ve kesinlikle unutmaması lazım. Elbette ki, bu görüştüğümüz kanun tasarısında başlangıç şöyledir: Hükümetin tasarısı der, sonra Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü'den başlar ve Çorum Milletvekilimiz Ali Yüksel Kavuştu'yla biter değerli arkadaşlar; olay budur. Bu konuda, sizi bundan sonraki süreçlerde biraz daha hassas olmaya davet ediyorum. Bütün şahsî konuşmaları kapatmanızı da çok centilmence bulmadığımı belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, üniversite, evet; her il, evet; ama, eğitimin niteliğini, eğitimin kalitesini, kurulacak üniversitenin kurulduğu bölgenin sosyoekonomik gelişmesine yapacağı katkıyı asla ve asla gözardı etmeden üniversite.

Bu nasıl olacak; bakın, bu konuda çok güzel bir mazimiz var. 2 914 öğrencisi vardı cumhuriyetimizin ilk yılında. Sadece 2 914 üniversite öğrencisi, okuyanların tümü. Şimdi, 1 800 000. Bu güzel bir gelişme. 321 mezun veriyordu cumhuriyet ilk yılında, üniversite mezunu… Bu, 282 000'e çıktı. Bu güzel bir gelişme. Sadece 307 öğretim üyesi, öğretim görevlisi okutmanı vardı Türkiye Cumhuriyetinin ilk yılında. Şimdi, 78 000 öğretim üyesi ve görevlisi var. Bu güzel bir gelişme.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi gibi dünyaya mal olmuş bir üniversitenin, sadece ve sadece iki barakayla öğretime başladığını, eğitime başladığını, bilim üretmeye başladığını düşününce, çok üniversite açmak kalite malite düşürür diye endişeye gerek yok; ama, bir şeye gerek var. Bir bilince gerek var. Üniversite demek, orayı bitirir bitirmez insanların devlette işe girmesi demek asla ve asla değildir; bundan sonra bu hiç olmayacaktır; ama, bizim Asil Türk Milletinin, Amerikan Milletinden neyi eksik?! Onlarda yükseköğretim okullaşma oranı yüzde 81, bizde açıköğretim, Başbakanın "homeschool" dediği açıköğretim dahil, yüzde 28'lerde. Biz, elbette ki, olabilse de yüzde 100 olsak; bu, çarpıklık değildir. Efendim, birsürü üniversite açacağız da, çıkanı ne yapacağız; onu, çıkan düşünecek. Onun için biz, diyoruz ki, meslekî eğitime ağırlık vereceğiz, ortaöğretimden yükseköğretime geçişte, üçte 2 meslekî yükseköğretime, üçte 1 genel akademik öğretime diyoruz; hükümet bununla uğraşsın diyoruz.

Sürem, 43 saniye var. Sayın Başkanın da bana bir meslektaşım da olarak, bir eğitimci olarak biraz tolerans tanıyacağını düşünüyorum. Bu doruk bağıdır, başka konuşmayacağız.

Değerli arkadaşlar, şimdi, Sayın Başbakan, dün, yine üniversiteleri eleştirdi. Tabiî, herkes herkesi eleştirsin; bunda bir mani hal yok. Ülkenin Başbakanı, tabiî ki, bir eksik görürse, üniversiteleri de eleştirecek. Başbakan diyor ki: "Avrupa Birliği fonlarından, araştırma geliştirme, proje için 200 000 000 avro para geliyor; bizim üniversitelerimiz bunun yüzde 6'sını kullanıyor."

YAKUP KEPENEK (Ankara)Hayır, yüzde 15'ini.

ENGİN ALTAY (Devamla)15 mi?

ATİLLA KART (Konya)Başbakan "yüzde 6" diyor.

ENGİN ALTAY (Devamla)Ben öyle duydum, yanlışsam da düzeltirsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

118 konuşma daha · 29 Aralık 2005

118 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook