İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 21. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye cumhuriyeti hükümeti, islam konferansı örgütü ve islam konferansı diyalog ve işbirliği gençlik forumu arasında islam konferansı diyalog ve işbirliği gençlik forumunun istanbulda kurulması hakkında anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıs (s.s.:265)

Engin Altay

Sinop Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 21. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Kasım 2009 · 991 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Engin Altay (CHP), 19 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ, İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜ VE İSLAM KONFERANSI DİYALOG VE İŞBİRLİĞİ GENÇLİK FORUMU ARASINDA İSLAM KONFERANSI DİYALOG VE İŞBİRLİĞİ GENÇLİK FORUMUNUN İSTANBULDA KURULMASI HAKKINDA ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARIS (S.S.:265)); konuşma 991 kelime.

Engin Altay (CHP, Sinop). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti, islam konferansı örgütü ve islam konferansı diyalog ve işbirliği gençlik forumu arasında islam konferansı diyalog ve işbirliği gençlik forumunun istanbulda kurulması hakkında anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıs (s.s.:265)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2009-11-19-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-islam-konferansi-orgutu-ve-islam-konfera (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop)Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bana göre Türkiye Büyük Millet Meclisi bu önümüze getirilen Anlaşma’yı onaylamamalıdır. Eğer okuduysanız -ki okumuşunuzdur- ben sizin de gerçekten içinize sindiğini zannetmiyorum. Parlamenter demokratik rejimle idare ediliyoruz. Yasama, yürütme, yargı üçgeni çerçevesinde iktidar partisi mensubu milletvekillerinin Hükûmetten gelen kanun tasarılarına, Hükûmetin yaptığı uluslararası anlaşmalara müspet bakması, olumlu görmesi, müspet oy vermesi makul karşılanabilir ama bana göre bugün önümüze getirilen Anlaşma’nın makul karşılanacak, müspet bakılacak bir yanı yoktur sayın milletvekilleri. Hukuki zemini son derece kaygan ve muğlaktır. Yürürlükteki yasalarımızı zorlayacak, Türkiye’deki devletin diğer görevlilerini bu Forum yöneticileriyle ilgili, Forum faaliyetleriyle ilgili çok zora sokacak bir iş yapıyoruz.

Şimdi arkadaşlar, ısrarla “amaç, amaç, amaç” diyor. Ortada, metinde amaçla ilgili tek kelime yok. Sayın Bakanın okuduğu altı madde de çok klasik, klişe laflar.

Şimdi, bu Forumun… Sayın Elekdağ, tümü üzerinde konuşma yaparken çok net ve çok güzel açıkladı. Biz İslam Konferansı Örgütünden, onun üyesi olmaktan şikâyetçi falan değiliz. Burada hiçbir tereddüt yok ama bu Forum, İstanbul’da merkezi olacak bu Forum o kadar olağanüstü ayrıcalıklarla, muafiyetlerle bezenmiş ki ne milletvekili dokunulmazlığı bu kadar ayrıcalıklı ve özel ne de Sayın Komisyon Başkanının atıfta bulunduğu gibi Viyana Sözleşmesi’nden kaynaklı. Viyana Sözleşmesi -biz de biraz sağa sola baktık- hiçbir şekilde elinde her çeşit para bulundurmaya, fonları serbestçe girip çıkarmaya cevaz veren bir sözleşme değil, bizim sorup, soruşturduğumuz, incelediğimiz kadarıyla.

Bu metin birçok bakımdan sakattır. Ben size daha net söyleyeyim. Bu metnin tümü benim başımı ağrıtıyor ama 4, 5, 6, 14, 18 ve 22’nci maddeleri benim midemi bulandırıyor. Lütfen, bu işaret ettiğim maddelere en azından bir bakın.

Ha, şimdi, bizim tereddüdümüz ne, onu da söyleyeceğim. Bir de bu arkadaşların da işaret ettiği gibi muğlak, amacı, kapsamı, hududu, sınırı belli olmayan olağanüstü geniş yetkileri hem mali bakımdan hem sosyal, siyasi, çalışma, faaliyet alanı bakımından bir Foruma verince… Elbette ki elli yedi Müslüman ülkenin iş birliğinden hoşnuduz. Ama elli yedi Müslüman ülke içinde tek laik demokratik rejimle idare edilen, cumhuriyetle idare edilen Türkiye'nin de bu diğer elli altı Müslüman memleketi gibi olmasına yönelik bir iş tutulacağından işin doğrusu benim endişem var. E, niye var? Çok bilinen bir gerçek ki, Türkiye muhtelif cemaatlerin, tarikatların cirit attığı bir ülke. Bu tarikat ve cemaatlerin bir kısmı, hakikaten, fevkalade radikal kökten dinci eğilim içinde. Bir kısmı, belki bir parça daha onlara göre mutedil. Bunları kategorize etmek mümkün.

Bakın, şimdi, ben size bir şey söyleyeyim: Suudi Arabistan, her sene 50 milyar dolar civarındaki bir parayı kendi ideolojisini yaymak üzere dünyanın muhtelif ülkelerindeki sivil toplum örgütlerine, derneklere, vakıflara, tarikat ve cemaatlere bir şekilde tevzi ediyor. Bu çok kesindir.

HÜSNÜ ORDU (Konya)Nereden biliyorsun?

ENGİN ALTAY (Devamla)Nereden mi biliyorum? Yani bu Amerikan Dışişleri Bakanlığının 1998 yılında yayınladığı Orta Doğu Raporu’nda var. (Gürültüler)

Yahu niye rahatsız oluyorsunuz?

Şimdi, şöyle mi düşünülüyor: “Şimdi, bu 4 bin vakıf, dernek, sivil toplum örgütünün hepsi Türkiye’de değil ama Türkiye’de de muhtemelen bir yüz elli, iki yüz tane var. Biz şimdi, bu yüz elli, iki yüz tane vakfa, derneğe, sivil toplum örgütüne oradan transfer edeceğimize, İstanbul’a, bu Foruma bu parayı yollarız, bu Forum da eşit, adil bir şekilde Türkiye’deki muhtelif cemaatlere, tarikatlara, derneklere, vakıflara vesaireye bu paraları tevzi eder ve daha merkezî, daha düzenli bir şekilde paramız Türkiye’de istediğimiz istikamette harcanır.” mı diye düşünülmüş? Bunu merak ediyorum.

Bu kanunun, Sayın Bakan, bir saçmalığı da şu: Bütçesinin yüzde 50’sini Türk Hükûmeti üstlenmiş. Derse ki İslam Konferansı Örgütü: Biz buna yıllık 30 milyar dolar koyuyoruz kardeşim. Sen de bir 30 milyar koyabilecek misin orada? Koyamazsın; olmaz, yanlış; hep yaptığınız gibi. Yedi yılınız bitti, sekizinci yıla girdiniz, yedi yılda bir gram akıllanmamışsınız!

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay)Elli yılda akıllanmadı CHP!

ENGİN ALTAY (Devamla)Bu Hükûmetinizin getirdiği her 3 yasadan 1 tanesi, en az 1 tanesi Anayasa Mahkemesinden dönüyor. Bu uluslararası Sözleşme’yi de biz, eminim ki Anayasa Mahkemesine getireceğiz. Bu birçok bakımdan aykırı. Bunun yürürlükteki yasalarımızla bağdaşması hiçbir şekilde mümkün değil.

Şimdi, iktidar partisi sözcüsü 4’üncü maddenin ilk cümlesini okuyor; gerisini de okusana: İdari, adli, hiçbir şekilde bu binalara, kişilere bulaşılamaz… Yani bu kadar olağanüstü ayrıcalığı kime veriyoruz? Şimdi, bu akşam Kurtar Vadisi oynuyor televizyonda. Şimdi, Ali Sarıkaya -Sayın Elekdağ da söyledi- “Politik kriz çıkan illere tim göndereceğiz.” demiş. Şimdi bu Ali Sarıkaya’ya sormak istiyorum: Buraya Memati’yi mi gönderecek, Polat Alemdar’ı mı gönderecek? Ne timi gönderecek? Böyle bir şey olur mu kardeşim? Nedir bu, nasıl bir kafa bu? Ne timi gönderiyorsun? Yani ne timi göndereceksin oraya? Şimdi, bunu merak ediyoruz.

Şimdi, Türkiye'de, Türkiye merkezli yeni bir NDI modeli mi üreteceksiniz? Yeni bir NDI mı yaratıyorsunuz Türkiye'de? Bölgesel bir NDI mı kuracaksınız? Ne kuracaksınız? Bu muğlak. Bu anlaşılmaz. Bu, hani bazı filmler vardır, insanlar robot yapar, sonra robotlar çok gelişir ve kendilerini üreten insanları bitirirler… Gene bir lastik reklamı vardır, sayın milletvekilleri: “Kontrolsüz güç güç değildir.” Bu Forum kontrolsüz bir mekanizmadır, hiçbir şekilde kontrol edilemeyecek bir mekanizmadır. Bu kadar ayrıcalık, bende, ister istemez kapitülasyonları çağrıştırıyor. Böyle şey olur mu! Yani, siz, Türkiye’nin en büyük şehrinde, hem mali olarak hem siyasi olarak hem adli olarak olağanüstü ayrıcalıklı, imtiyazlı bir merkez kuracaksınız. Neye hizmet ettiği belli olmayan, amacı belli olmayan bir merkez kuracaksınız. Amacını Başkanı gerçi açıklamış; tim gönderecekmiş politik kargaşa olan ülkelere ve başka bir şey söyleyememiş. Bakın, şimdi, adamı başkan seçmişler elli yedi tane ülke, adamın bir cümlesi var, o da tim üzerine “Politik kargaşa olursa biz tim göndereceğiz.” diyor. Ya bu böyle olmaz ki, barış elçisi göndereceğim de, bir şey de yani. Bu niyet belli, anlayış belli. Çalışanlarının maaşından vergi muafiyeti… Niye alıyorsunuz? Niye alıyorsunuz? Yani, Türk çalışanlar da olacak orada, bundan vergi… Yani bu, Türkiye’de istediği gibi tevzi edecek, istediği kadar parayı getirip istediği gibi dağıtabilen, tevzi edebilen, -yasa dışı yapabilir- yasal bir diplomatik şey var mı Türkiye’de, büyükelçilik var mı? Onlar bile bir yasa çerçevesinde mali olarak bu paraları tevzi ediyorlar, dağıtıyorlar.

Bu, çok şüphelidir. Gerçekten, ben size rica ediyorum, hepimizin vatansever olduğundan bir gram tereddüt etmem, iktidar partisi milletvekillerinin tümünün, hepinizin vatansever olduğuna inanıyorum, ama ben, bu belgenin, bu uluslararası anlaşmanın bir vatanseverlik…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 19 Kasım 2009

75 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook