Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)
Sinop Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 81. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Nisan 2010 · 539 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Engin Altay (CHP), 1 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.486)); konuşma 539 kelime.
Engin Altay (CHP, Sinop). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2010-04-01-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ENGİN ALTAY (Sinop)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Geçen haftadan beri Türk-Alman Üniversitesinin kuruluş kanununu görüşüyoruz. Geçen hafta, malum, Almanya Başbakanı Türkiye’deyken Sayın Başbakan bu Meclisten bu kanunu geçirip ona bir hediye takdim edecekti ama burada çoğunluk sağlayamadığınız için Meclisi kapatmak durumunda kaldınız. Başbakan hediyesini veremedi.
AHMET KÜÇÜK (Çanakkale)Postayla yollar!
ENGİN ALTAY (Devamla)Evet, postayla yollar!
Şimdi, tabii, benim asıl burada merak ettiğim şudur: Bu kanunla ilgili müteaddit defalar çeşitli milletvekili arkadaşlarım “Bunun muadili, karşılığı olması lazım, Almanya’da da bir Türk-Alman Üniversitesinin olması lazım.” diye söylüyoruz ama benim dikkatimi çeken: Sayın Başbakan bütün geçen haftayı, Almanya Başbakanının bütün ziyaretini hem kendi programıyla hem medyayla Almanya’daki Türk lisesine ayırdı. Varsa yoksa Türk lisesi, varsa yoksa Türk lisesi.
Şimdi, bunu, geçen ben bu kanunun tümü üzerinde konuşurken Başbakanın bu konuyla ilgili çekincelerini de söyledim ama bir şeyi anlamak mümkün değil: Almanya Başbakanı buraya gelmiş, “imtiyazlı ortaklık” diyor, vize konusunda katı tutumundan vazgeçmiyor, Almanya’daki 3 milyon Türk’ün sorunlarıyla ilgili dişe dokunur bir şey söylemiyor ve en önemlisi tabii burada imtiyazlı ortaklıkla ilgili ketum, katı tutumunu sürdürüyor, Başbakan sanki hiç bu konular Türkiye’de Merkel’le konuşulmuyor, varsa yoksa efendim bu Türk lisesi.
Şimdi, sayın milletvekilleri, akla tabii şu geliyor: Niye Türk lisesi diye diretiyor Başbakan, “Türk-Alman Üniversitesi ya da Alman-Türk Üniversitesi orada niye kurmuyorsunuz?” demiyor da? Başbakanın hâlâ kafasının çok değişmediğini buradan da anlıyoruz. Orta Asya’da, Afrika’da, dünyanın çeşitli ülkelerindeki o malum liselerin Almanya’da olamayışı belli ki Sayın Başbakanı çok rahatsız ediyor. Şimdi bu Türk lisesiyle hem içindeki asıl derdi ortaya döküyor hem de Almanya Başbakanının Türkiye ziyaretinin ana gündemini saptırarak bu Türkiye-Almanya arasındaki ilişkilerde büyük bir hezimete uğradığımızı, gol yediğimizi de milletten saklıyor. Bunu bir söylemek istiyorum.
Şimdi, sayın milletvekilleri, yükseköğretimi konuşuyoruz. Yükseköğretimin sorunları, sancıları saatlerce konuşsak bitmez ama çok somut bakın ben size bir şey söyleyeyim: Önümüzdeki hafta da altı üniversite daha bu Meclisten geçecek, açılacak. Hakkâri Üniversitesine Harvard’dan hoca geldi. Adam bir iyi niyetle, bir hümanist anlayışla, vatansever yaklaşımla geldi ve 55 öğretim üyesi için ilan verdi. 2 kişi ancak gitmiş. Sayın milletvekilleri, 2 kişi… Biz burada, yerden mantar biter gibi buradan üniversite açmakla bir şeyi çözmüyoruz, yükseköğretimin sorununu çözmüyoruz. Yükseköğretimde istatistiksel olarak okullaşma oranını artırmaya da bir faydası olmuyor bu işin. Bu işin bir tek şeye belki faydası olur: İşsiz çağ nüfusu üniversiteye saklarsınız, işsizlik oranını düşük gösterirsiniz.
(x) 486 S. Sayılı Basmayazı 24/3/2010 tarihli 77’nci Birleşim tutanağına eklidir.
Bakın, bir soru önergemize Millî Eğitim Bakanlığının verdiği cevaptan bir şeyi ben size söyleyeyim vakıf üniversiteleriyle ilgili: 2009 yılında vakıf üniversitelerinde ne kadar boş kontenjan kalmış biliyor musunuz sayın milletvekilleri? 35.177. Ya zaten bu vakıf üniversitelerinin hepsinde toplam 125 bin, bir rakama göre, bir rakama göre 166 bin öğrenci var, hepsi. 45 tane vakıf üniversitesi, 35 bin boş kontenjan var -sadece vakfı söylüyorum- devletle beraber bu 103 bin yapıyor. Şimdi önümüzdeki hafta biz altı tane daha vakıf üniversitesi açacağız. Yani buna tam olarak “Ayranı yok içmeye, atla gidiyor çeşmeye.” derler, başka hiçbir şey demezler. Böyle bir şey olmaz sayın milletvekilleri. Bu YÖK ne işe yarar, ben bunu anlamıyorum. Benim bildiğim yani YÖK dediğin şey bir planlama yapar her şeyden önce. Hiçbir planlaması, YÖK’ün yükseköğretimle ilgili bir penceresi, bir bakışı olduğuna ben inanmıyorum. YÖK’le ilgili bir şey söyleyeyim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 1 Nisan 2010