Karayolları genel müdürlüğünün teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı ile istanbul milletvekili bayram meral ve 20 milletvekilinin; 5539 sayılı karayolları genel müdürlüğü kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:499)
Sinop Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 122. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Haziran 2010 · 575 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Engin Altay (CHP), 23 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ BAYRAM MERAL VE 20 MİLLETVEKİLİNİN; 5539 SAYILI KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:499)); konuşma 575 kelime.
Engin Altay (CHP, Sinop). “Karayolları genel müdürlüğünün teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı ile istanbul milletvekili bayram meral ve 20 milletvekilinin; 5539 sayılı karayolları genel müdürlüğü kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:499)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2010-06-23-karayollari-genel-mudurlugunun-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ENGİN ALTAY (Sinop)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin her yasama yılı sonuna doğru gece geç saatlere kadar milletin huzuru, refahı, mutluluğunu ilgilendirmeyen, birtakım güçlerin ve odakların çıkarlarına, rantına hizmet edecek kanunları görüşmesinden dolayı duyduğum üzüntüyü belirtiyorum. Yüce milletimiz televizyonlarda kanal kanal gezerken Parlamentoyu bu saatte açık görünce zannediyor ki bugün Parlamentomdan benim huzurum, refahım, mutluluğum için bir yasa çıkacak ama biraz izledikten sonra, çok doğal olarak, zaplıyor.
Bu yasa da, Genel Kurul da bilmelidir, milletimiz de bilmelidir ki bu 499 sıra sayılı Yasa Tasarısı da tam bir rant yasasıdır, milletin dertleriyle meşgul olmayan, birtakım çevrelere yeni olanaklar, yeni imkânlar, yeni çıkarlar sağlayan bir rant yasasıdır.
Üzüntüyle yine müşahede etmek mümkündür ki Türkiye’de 1950’den sonra gelmiş geçmiş bütün tek parti iktidarları kendi zenginlerini türetmişlerdir. Türkiye bunu hak etmemektedir ve Türkiye’de çok kısa bir sürede artık rant iktidarlarının yerine halk iktidarlarını kuracak bir millî iradeyi, toplumumuzda, Türkiye'nin seksen bir vilayetinin bütün sokaklarında, yetmiş bin kırsal kesim yerleşkesinin tümünde bu iradeyi de görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum ama bu saatte böyle bir rant yasasını görüşmekten dolayı da milletimden özür diliyorum.
Sayın milletvekilleri, her yasama yılının başında, 1 Ekim tarihlerinde bu kürsüde oturan Meclis başkanlarımız, bu Meclisin gazi Meclis olduğunu, kurucu Meclis olduğunu, çeşitli, böyle hamasi nutuklarla millî iradenin tecelligâhı olduğunu söyleyip dururlar. Ancak kişisel olarak şunu söylüyorum: Yetkisini ve iradesini bir kişiye teslim eden Meclis, millî iradenin tecelligâhı olamaz. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının çeşitli televizyon kanallarında “Meclis şu tarihe kadar çalışsın, bu tarihe kadar çalışsın.” gibi bir emir-komuta anlayışı içinde deklarasyonlarda bulunmasını bir milletvekili olarak doğru bulmuyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri milletin vekilleridir, Başbakanın marabaları değildir. Lütfen, Sayın Başbakan haddini bilsin. Ona bu Meclisin verdiği yetki bellidir. Yapacağı her iş bu Meclisin denetimi içindedir. Bu Parlamentonun çalışma düzenini Başbakan belirleyemez. Bu Parlamentonun çalışma düzenini hep beraber biz belirleriz.
Bu Parlamento ki…
NURETTİN AKMAN (Çankırı)Öyle yapıyoruz.
ENGİN ALTAY (Devamla)Tabii, tabii… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Bu Parlamento ki…
Sayın milletvekilleri… Sayın Milletvekili, gel buradan konuş.
Bu Parlamento ki, Polatlı’dan top sesleri gelirken Atatürk’ten hesap sormuş bir Parlamentodur. Öyle bir Parlamentonun üyesi olmamız lazım, öyle bir Parlamento oluşması için hep beraber gayret içinde olmamız lazım.
Elbette siyasetin kuralları var, ben bunu anlıyorum. Parti disiplini var, parti hiyerarşisi var, ben bunu anlıyorum ama bakınız ne hâle geldik, daha doğrusu siz ne hâle geliyorsunuz. Böyle giderse, seçim bölgelerinize gidemeyeceksiniz. Herhâlde Meclisin çalışma sürelerini de biraz bunun için uzatıyorsunuz. Ben de plan yaptım, 1 Temmuzda Sinop’a giderim ve Sinop’un 9 ilçesinde, 470 köyünde vatandaşlarımla temas ederim diye ve Sinop’a giderim, çok gecikmiş de olsa başlayan Dikmen-Kanlıçay, Dikmen-Durağan yolunda ne var ne yok bir bakarım.
MEHMET TUNÇAK (Bursa)İsabet olur.
ENGİN ALTAY (Devamla)Türkeli-Ayancık, Ayancık-Erfelek yolunda ne oluyor bir bakarım, Gerze-Sinop yolunda ne oluyor bir bakarım, Boyabat-Taşköprü yolunda neler oluyor bir bakarım; Saraydüzü-Kargı, Durağan-Saraydüzü yollarında ne oluyor, ne bitiyor bir bakarım diye heves ediyordum ama anlaşılıyor ki, siz gidemediğiniz için, bizi de seçim bölgesine göndermemekte kararlı görünüyorsunuz. Buna gerek yok.
Sayın milletvekilleri, konumuz… Şimdi, yollarla ilgili söylenecek çok şey var, bunları da söyleyeyim, tabii süremiz çok azaldı. Öncelikle şunu bilmenizi isterim: Türkiye’de Karayolları ve Devlet Su İşleri, kurum kültürü çok yüksek, hatta en yüksek ve aidiyet ve tesanüt duygusu çok gelişmiş iki önemli kurumumuzdu. Bugün Devlet Su İşleri ve Karayolları için bunu söylemek imkânı var mıdır, yok mudur, elinizi vicdanınıza koyun, yukarıda Allah var, söyleyin bakayım. Karayolları ne hâle geldi, Devlet Su İşleri ne hâle geldi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 23 Haziran 2010