Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı Arasında 2 Haziran 1987 Tarihinde Ankarada İmzalanan Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasını Değiştiren Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 99. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Haziran 2016 · 520 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Engin Altay (CHP), 8 Haziran 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı Arasında 2 Haziran 1987 Tarihinde Ankarada İmzalanan Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasını Değiştiren Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 520 kelime.
Engin Altay (CHP, İstanbul). “Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı Arasında 2 Haziran 1987 Tarihinde Ankarada İmzalanan Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasını Değiştiren Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-26-2016-06-08-turkiye-cumhuriyeti-ile-belcika-kralligi-arasinda-2-haziran-1987-tarih (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=49545
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Zor ve ağır günler geçiriyoruz muhakkak. Hiç şüphesiz demokrasi bir tepki ve protesto rejimi. Buna da bir itirazımız yok. Bu bakımdan insanların, siyasetçileri, ülkeyi yönetenleri –onları burada çok görmüyoruz ama- zaman zaman eleştirmeleri, onları protesto etmeleri demokrasinin icabıdır. Bunda hiçbir tereddüt yok. Ama devlet aygıtını elinde bulunduran iktidar partisine fiilen de bağlılığını hiçbir vesileyle esirgemeyen Osmanlı Ocakları üzerinden Türkiye’deki bütün muhalefete yönelik, AKP’li olmayan herkese yönelik olarak ortaya konulan saldırgan tutumun bugün geldiği boyut kabul edilebilir sınırların çok üzerindedir. Bunu Cumhuriyet Halk Partisi olarak kabul etmemiz de mümkün değildir. İktidar partisinin bu sorumluluktan uzak durmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Hükûmetin, saray vesayetindeki Hükûmetin bu konuda hâlen an itibarıyla ağzını açmamış olmasını kabul etmemiz de mümkün değildir sayın milletvekilleri.
Bu ülke, bu cumhuriyet yolda, sokakta bulunmadı, tesadüfen de kurulmadı. (CHP sıralarından alkışlar) Bu cumhuriyeti demokrasiyle tanıştırdık, aradan altmış altı yıl geçti hâlen taçlandıramadık demokrasiyle. Devri iktidarınızda cumhuriyet, demokrasi normlarından süratle uzaklaşıyor. Bunların kabul edileceğini, sineye çekileceğini zannederseniz yanılırsınız.
Bugün yaşanan elim hadiseyi, olay yerinde yaşamış biri olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine bilgi vereceğim ve Hükûmetten bilgi isteyeceğiz. Hükûmet bu konuda bize bilgi vermezse ne olur onu bilmiyorum ama milletin hakkını hukukunu korumak için, milletin -tıpkı sizler gibi- oylarıyla seçilmiş milletvekilleri olarak hakkımızı yedirmeye niyetimiz yoktur.
Şimdi, olay şöyle gelişti: Bugün 2 şehidimizin Fatih Camisi’ndeki cenazesine Sayın Genel Başkanımızla gitmek üzere -önce yaralıları Haseki Hastanesinde ziyaret ettik- Fatih Camisi’ne yaklaştığımız bir esnada korumalarımızdan telefon geldi: “Burası karışık, Sayın Genel Başkanın çelenginin üstündeki isim yırtılmış; bir daha yapıştırılmış, bir daha yırtılmış.” Yemin ederek söylüyorum o -sonra gittik biz olay yerine- çelenklerin olduğu yerde TRT’nin 2 kameramanı ile yüzlerce polisten başka ve o çelenkteki “Kılıçdaroğlu” ismini yırtan meczup sapıktan başka kimse vardıysa Allah benim canımı alsın, kimse yoktu. (CHP sıralarından alkışlar) Yüzlerce polis; 1 tane sapık Kılıçdaroğlu’nun ismini yırtmış.
Bize gelmememiz telkin edildi. İstanbul Emniyet yetkilileriyle görüştük, biz oraya geliyoruz dedik; siz bizim güvenliğimizi temin edemiyorsanız biz kendi güvenliğimizi de temin ederiz dedik. Gittik. Hiçbir ilçe başkanımız, il yöneticimiz protokole ayrılan bölüme alınmadı. Bize telefon geliyor. Fatih İlçe Başkanımız Fatih Camisi’nin avlusuna giremiyor ama o çelengi yırtan -biraz sonra anlatacağım- Başbakanın yanından, eski Cumhurbaşkanının yanından, İçişleri Bakanının yanından geçip ana muhalefet partisine bir kurşunu atan sapık o protokol içine alınıyorsa burada bu Hükûmetin vebali vardır. (CHP sıralarından alkışlar)
Gittik. Cemaate teşekkür ediyoruz, Sayın Genel Başkanımıza ilgi de gösterildi; ilgi bekleyen yok, bir görevi yapıyoruz.
HALİL ELDEMİR (Bilecik)Allah kabul etsin.
ENGİN ALTAY (Devamla)5-6 aktif provokatör, 20-30 da pasif provokatör, mırıldanmalar, uğultular, hakaretler... Protokole ayrılan yerde protokol mensupları olur. Sayın Bakan, kafa sallıyorsunuz. Protokole ana muhalefet partisinin Fatih İlçe Başkanı giremiyor da oraya Osmanlı Ocaklarının militanları giriyorsa bu, Hükûmet açısından bir terbiyesizliktir, bir aymazlıktır. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, yüce Meclise bir görüntü göstereceğim, bu çok önemli bir görüntü. İsteyen iktidar partisi milletvekili gelip bakabilir.
(Hatibin cep telefonundan bir görüntü göstermesi)
RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Böyle bir usul yok ki.
ENGİN ALTAY (Devamla)Var böyle bir usul.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Böyle bir usul yok.
ENGİN ALTAY (Devamla)Bak, beni çıldırtma, terbiyesizlik de yapma!
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 8 Haziran 2016