Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve mülakat sınavlarında kamera kaydı yapılması gerektiğine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 22. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Kasım 2019 · 230 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Engin Altay (CHP), 26 Kasım 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve mülakat sınavlarında kamera kaydı yapılması gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 230 kelime.
Engin Altay (CHP, İstanbul). “Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve mülakat sınavlarında kamera kaydı yapılması gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 26 Kasım 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-27-2019-11-26-cankiri-milletvekili-muhammet-emin-akbasoglu-nun-yaptigi-aciklamasinda-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=82463
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ENGİN ALTAY (İstanbul)Evet Sayın Başkan.
Çok teşekkür ederim, dikkatinize ayrıca teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan -bu tartışma açılmışken- tabii, bugün, Uluslararası Kadına Şiddetle Mücadele Günü ama dün İstanbul’da şiddete karşı yürüyen kadınlara devlet şiddet kullandı. Şimdi, şu yok: “Efendim, şuradan şuraya kadar yürümene izin verdim.” Önce “Vermedim.” Sonra “Hadi şuraya kadar bir yürüyün bakayım.” Sonra “Tamam, süreniz doldu, dağılın bakayım.”
Şimdi, değerli arkadaşlar, burası Parlamento. Demokrasi korunacaksa bu Parlamentoda korunacak. 15 Temmuz darbesi -hep söylüyorum- sokağın gücüyle bertaraf edilmiştir, püskürtülmüştür. Sokak hak arama zeminidir. Ama Hükûmette zaman zaman şunu görüyoruz: “Birileri sokağa çıktıysa bu bize karşı yapılmış bir darbedir.” Böyle bir şey yok. Kimse Türkiye Cumhuriyeti’nde Hükûmete, Meclise darbe yapamaz, yapmaya tevessül edemez; yapan, AK PARTİ’den önce karşısında bizi bulur. Ama yürütmenin ve AK PARTİ’nin de demokratik hak ve taleplerini arayan insanları, sokağa çıkan her insanı “terörist” diye yaftalamasını kabul etmek mümkün değil. Bu, bırakın içeride, dışarıda da Türkiye'nin itibarına halel getiren bir tablodur. Şimdi, şiddete karşı yürüyen kadınlara devletin şiddet uyguladığı başka bir ülke de dünyada göremezsiniz. Bu konu AK PARTİ’nin, CHP’nin, HDP’nin konusu değil. Demokrasi var olduğu için buradayız. Demokrasiyi korumak, demokrasiyi yüceltmek iktidarın da muhalefetin de görevi. Demokrasi olduğu için iktidar var, muhalefet olduğu için iktidar var; böyle bakılabilmeli. AK PARTİ Grubunun ve yürütmenin bu konuya bu pencereden bakmasını salık veriyorum, yoksa kaybedilen demokrasiden en çok zararı iktidar görür.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
92 konuşma daha · 26 Kasım 2019