14 Mart Tıp Bayramı'na, Cumhurbaşkanının sağlık çalışanları ile muhtarlara verdiği sözleri tutmadığına ve İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 66. Birleşim · 5. yasama yılı · 15 Mart 2022 · 640 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Engin Altay (CHP), 15 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 14 Mart Tıp Bayramı'na, Cumhurbaşkanının sağlık çalışanları ile muhtarlara verdiği sözleri tutmadığına ve İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 640 kelime.
Engin Altay (CHP, İstanbul). “14 Mart Tıp Bayramı'na, Cumhurbaşkanının sağlık çalışanları ile muhtarlara verdiği sözleri tutmadığına ve İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-27-2022-03-15-14-mart-tip-bayrami-na-cumhurbaskaninin-saglik-calisanlari-ile-muhtar (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105212
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ENGİN ALTAY (İstanbul)Çok teşekkür ederim.
Sayın Başkan zatıalinizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim.
Sayın Başkanım, bugün tabii, Türkiye Büyük Millet Meclisinde sağlık çalışanı ve tıp doktoru olarak bulunan bütün milletvekillerimiz başta olmak üzere, doktorlarımızın, sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramı’nı tebrik ediyorum. Tabii, bu 14 Mart biraz buruk geçiyor. Doktorlarımızla ilgili dört aydır devam eden ama bir türlü sonuca bağlanamayan ve dört ay önce de bir müjde gibi başlayan süreç akamete uğradı, kesintiye uğradı; sebebini de bilemiyoruz. Yürütmenin bürokrasiye mi gücü yetmiyor, bürokrasinin yürütmeye mi bir engellemesi var yoksa yürütme top mu çeviriyor anlamış değiliz. Mesele şudur: Burada bulanan her birimizin ve Türkiye'deki 84 milyon insanımızın ayakta ve hayatta olmasının yegâne sebebi sağlık çalışanlarıdır; hepsinden Allah razı olsun. Müteaddit defalar söyledim, Türkiye gibi bir ülkede, maalesef, sağlık çalışanlarımızı ve doktorlarımızı koruyamıyor olmamız, ülkede tutamıyor olmamız, hemşirelerimizin ve tabip dışı sağlık çalışanlarının karınlarını doyuramıyor olmamız, otuz altı saat nöbet tutturuyor olmamız ve günde 90 hastaya baktırıyor olmamız bence bir ayıptır, sağlık çalışanlarına karşı bir kusurdur, yanlıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu işin asıl sahibidir ve bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisinin işlevi gereği olarak yürütme organına basınç yapabilmesini beklerdim.
14 Mart nedeniyle bütün siyasi partiler doktorların Tıp Bayramı’nı tebrik etti de doktorlar dün bayram falan yapmadı ki cop yedi. “Doktorlar Atatürk Anıtı’na çelenk koyamaz.” gibi bir noktaya evriltildi. Türk Tabipleri Birliğinin yönetim kadrosu kriminalize edildi, terörize edildi. Şimdi, biz Meclisten hangi yüzle doktorların Tıp Bayramı’nı kutluyoruz? Oldu canım! Doktorlar isyan ediyorlar, iş bırakma eylemi yapıyorlar. Ya, insan bir sormaz mı kardeşim “Sizin derdiniz nedir?” diye. “Gidersen git.” laf mıdır, söylenecek laf mıdır? “İsteyen gitsin...” Zamanı gelince millet birisini gönderecek, kimin gideceğini hep beraber göreceğiz. Ama ben bu Mecliste müteaddit defalar sağlık çalışanlarından özür diledim. Meclisin bir üyesi olmam bile -evet, kişisel bir kusurum olmamakla birlikte- sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu hâl bakımından en azından bir özrü gerektirir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul)Ben, aslında dün, Sayın Cumhurbaşkanından da bu konuyla ilgili konuşurken doktorlarımızın bir gönlünü almasını, bir gönlünü okşamasını, hatta -erdemdir özür dilemek- “Dört aydır bu işi halledemedik, özür dileriz ama siz iyi ki varsınız.” demesini çok bekledim. Çünkü neticede yürütme organının başı sıfatıyla her işte olduğu gibi bu iş de onun iki dudağının ucunda. Ama burada bir nekeslik var, burada bir defans var. Sayın Cumhurbaşkanı, -Allah sağlık versin, ömrü uzun olsun- seni de bu doktorlar ameliyat etti, kurtardı, ayaktasın ve hayattasın, 14 Martta doktorlara bir özrü, bir samimi içten teşekkürü… Bu meseleyle ilgili bir takvim vererek doktorların hak ettikleri ama şimdiye kadar hallolmayan ek ödeneklerini niye ödemiyorsunuz kardeşim?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul)Evet, tablo bu.
Biz, 14 Mart Tıp Bayramı’nda, doktorlarımızın özlük hakları bakımından şiddete karşı tam güvence yasasını getirmiş olup bugün belki bunun son oylamasını yapıyor olmalıydık. Şiddete karşı da koruyamıyoruz doktorları, ülkede de tutamıyoruz. Velhasıl, Allah hepsinden razı olsun. Covid-19 ikinci yılını tamamladı. Evet, çok büyük hasar aldık, 90 bini aşkın vatandaşımız hayatını kaybetti ama doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın insanüstü gayreti olmasaydı, 90 bin değil de belki 500 bin-600 bin insanımızı bugün kaybetmiş olacaktık. Biz Meclis olarak doktorlarımıza böyle bir günde, böyle bir haftada şükran, minnet duygularımızı daha yüksek bir sesle ifade edebilmeliyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANToparlayın lütfen.
ENGİN ALTAY (İstanbul)“Onları alkışlıyoruz.” dedik, bununla yetindik.
Tabii, Sayın Cumhurbaşkanının söz verip de ihmal etmesinin örneği çok. Şimdi, Beştepe’de 19 Ocak 2022 tarihli 51’inci Muhtarlar Toplantısı’nda Sayın Cumhurbaşkanımız diyor ki: “Onlar konuşur, biz yaparız. Muhtarlarımıza 4.250 lira hayırlı olsun.” Oh, ne güzel, biz de sevindik; az ama sevindik. Aradan iki ay geçti, Sayın Cumhurbaşkanı, senin o sözünden sonra muhtarlar 2 maaş aldı ve aldıkları maaş 3.640 lira. Ya, sözünde dur. Niye durmuyorsun? Şimdi ben muhalefet milletvekili olarak Cumhurbaşkanını sözünde durmaya davet edince sataşma mı yapmış oluyorum, hakaret mi etmiş oluyorum bunu da bilmiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 15 Mart 2022