Regaip Kandili'ni kutladığına, 24 Mart 1978'de öldürülen Savcı Doğan Öz'e Allah'tan rahmet dilediğine, insanların nişasta bazlı şekere mahkûm edilmesine ve kanser vakalarının artmasına, millete hizmet veren Cumhuriyet Halk Partili belediyelere hazine yardımlarının yapılmamasına ilişkin açıklaması
Sakarya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 76. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Mart 2018 · 194 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Engin Özkoç (CHP), 22 Mart 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Regaip Kandili'ni kutladığına, 24 Mart 1978'de öldürülen Savcı Doğan Öz'e Allah'tan rahmet dilediğine, insanların nişasta bazlı şekere mahkûm edilmesine ve kanser vakalarının artmasına, millete hizmet veren Cumhuriyet Halk Partili belediyelere hazine yardımlarının yapılmamasına ilişkin açıklaması); konuşma 194 kelime.
Engin Özkoç (CHP, Sakarya). “Regaip Kandili'ni kutladığına, 24 Mart 1978'de öldürülen Savcı Doğan Öz'e Allah'tan rahmet dilediğine, insanların nişasta bazlı şekere mahkûm edilmesine ve kanser vakalarının artmasına, millete hizmet veren Cumhuriyet Halk Partili belediyelere hazine yardımlarının yapılmamasına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-ozkoc-26-2018-03-22-regaip-kandili-ni-kutladigina-24-mart-1978-de-oldurulen-savci-dogan-o (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=68050
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tüm İslam âleminin Regaip Kandili’ni kutluyorum.
Sayın Doğan Öz'e bir kere daha Allah’tan rahmet diliyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, milletimiz kanserden ölüyor. Bugün hangi cenazeye gitsek “Ne oldu?” diye sorsak “Kanser oldu, daha bir ay önce hiçbir şeyi yoktu.” deniliyor. Gencecik insanlar ölüyor, pırıl pırıl kadınlarımızı mezara veriyoruz. Bunun temel nedenlerinden bir tanesi, beslenmemiz. Neyle beslendiğimiz, nasıl beslendiğimiz çok önemli. Bunun için bugünlerde bir mücadele verilirken Hande Fırat bu arada Külliyenin yani sarayın mutfağının nasıl olduğunu, neler pişirildiğini, neyle pişirildiğini anlatmış. O mutfakta -fazla uzatmayacağım ama- tatlılarda şeker ve un yerine bal kullanılıyormuş, bildiğimiz un da kullanılmıyormuş, badem unu kullanılıyormuş. Elbette devletimizin itibarıdır, milletimizin itibarıdır; Cumhurbaşkanı sarayda yaşayacak, elbette ki şeker kullanmayacak, bal kullanacak. Bizim kullandığımız undan da kullanmayacak, badem unu kullanacak. Ama, “Halkı NBŞ’ye mahkum etmeyin.” diyoruz ya; şeker fabrikaları kapatılıyor, yazıktır bu millete; TEKEL’de yaşadık, yaşattık; üç gün işletilir, kapatırlar; insanlarımızı nişasta bazlı şekere mahkûm ediyorlar ya; ucuz NBŞ insanlarımızı kanser ediyor ya, çocuklarımızı öldürüyor ya, kimse duymuyor ya, mezarlıklar sessiz oluyor ya… Biz sesimizi saray duvarlarına geçmiyor sanıyoruz, meğer zatıalileri şekeri bilmiyorlarmış çünkü saray mutfağında şeker yokmuş, bal kullanılıyormuş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
63 konuşma daha · 22 Mart 2018