İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 79. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Mayıs 2003 · 601 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Enver Öktem (CHP), 14 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 601 kelime.
Enver Öktem (CHP, İzmir). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enver-oktem-22-2003-05-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ENVER ÖKTEM (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısı üzerinde Meclis Genel Kurulunda iki aya yakındır konuşuyoruz, tartışıyoruz. Bu madde üzerindeki görüşlerimi ifade etmeden önce, AKP'li milletvekillerine bir kez daha seslenmek istiyorum. İşçinin zaten kısır olan haklarını da elinden alacak, çalışma hayatında işçiyi korumasız bırakacak hükümler içeren böyle adaletsiz düzenlemeyi, bu kadar tepkiye rağmen, milyonlarca vatandaşımızın gözleri önünde, hiçbir taviz vermeden hâlâ savunuyor ve içinize sindirebiliyorsanız, insanlık adına, yurttaşlık adına, alınteri ve emek adına burada ve bu aşamada söylenebilecek çok fazla söz kalmamış demektir. İnanın, mazlum ve mağdur işçiler dururken, bu kadar kararlı bir şekilde savunduğunuz sermaye kesimi sizin yerinize bu Mecliste olsa, bu aşamadan sonra insafa gelir, bu kanundan vazgeçerdi. Siz, hâlâ direniyor; Nuh diyor, peygamber demiyorsunuz. Bunun altında bir bit yeniği aramamız, bir art niyet aramamız son derece doğaldır, kaçınılmazdır. Bazı arkadaşlarımız, bu aşamadan sonra bizim bazı konulardaki hassasiyetimizi yadırgıyor olabilirler. Bizi yadırgamayınız, takdir ediniz. Siz takdir etmeseniz de işçiler takdir edecektir; çünkü, Cumhuriyet Halk Partisi, özüne sahip çıkarak sözünün eri olduğunu kanıtlayacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi, kölelik yasasına karşı çıkarak, bu düzenin her geçen gün daha çok sömürmek istediği emekçilere sahip çıkmaktadır; çünkü, halkımız bilmektedir ki, bu düzen, halkın değil, bir avuç azınlığın düzenidir. Bu düzenin sahibi olan bir avuç azınlık bilmelidir ki, halkımız, gün gelecek, Cumhuriyet Halk Partisini iktidara taşıyarak, bu azınlık düzenini değiştirerek halkın düzenini kuracaktır. Siz ve sizin gibi düşünenlerin tüm karşı koyuşlarına rağmen, bu düzeni halkın çıkarları adına yeniden kurmak, Cumhuriyet Halk Partisinin vazgeçilmez görevi olacaktır.
Halkın bu kadar tepkisine rağmen, işçiyi âdeta köleleştirmeye, mevcut haklarını da ellerinden almaya cüret edecek kadar cesurca davranan siz saygıdeğer AKP'nin yürekli milletvekilleri; bu cesaretle, siz, işçi haklarını gasp etmeye devam ediniz. Bu gidişle duvara toslayacaksınız, o zaman aklınız başınıza gelecektir. Bu tartışmalar sürecinde, her türlü şüpheyi uyandıracak hal ve hareketleri gösterdiniz. Bu yolunuz sizi karanlığa götürecektir. Bu karanlıkta ruhî bunalım yaşarsınız, depresyon geçirirsiniz. O noktada da ne kendinize ne de ülkenize yararınız olacaktır. Madde üzerindeki görüşlerime geçmeden önce, böyle bir açıklama yaparak sizleri bir kez daha uyarmayı görev saydım.
Değerli milletvekilleri, iş güvenliği, çalışma güvenliği konusu, çalışma hayatımızın öncelikle iyileştirilmesi gereken, kanayan yaralarından birisidir. Keşke, bu kanunu çıkarmak üzere ortaya koyduğunuz performansı çalışma hayatımıza yeni sorunlar getirmek üzere değil de, çalışma hayatındaki insanî sorunları çözmek için harcamış olabilseydiniz; çünkü, her gün, her saat, her dakika, bir işyerinde, bir fabrikada, bir ocakta, bir atölyede iş kazaları sonucunda acı ölümler olmakta, çalışma hayatının sağlıksızlığından dolayı yüzbinlerce işçi meslek hastalığına yakalanmakta, onbinlercesi kronik hastalıklara tutulmakta ve genç yaşta, ya iş göremez duruma gelmekte ya da hayatını yitirmektedir. Bu işçilerimizin insanlıkdışı koşullarda ve risk altında çalışıyor olmasının pek umurunuzda olmadığını, bu işçi düşmanı yasayı savunmadaki ısrarcılığınızdan artık anlıyoruz; ama, en azından, işverenin de kabullenemeyeceği iş ve üretim kaybını sorun edersiniz diye umut ederek sözlerime devam ediyorum.
Değerli milletvekilleri, maddede, iş sağlığıyla ilgili mühendis veya teknik elemanların ancak 50'den fazla işçi çalıştırılan sanayilerde olabileceği şeklinde bir düzenleme getiriliyor. İşçi sorunlarıyla az çok ilgilenenler bilir ki, ülkemizde iş kazalarının, meslek hastalıklarının en çok yaşandığı yerler, genelde 50'nin altında işçi çalıştırılan işyerleri olmaktadır. Ülkemizdeki işletmelerin çoğunluğu böyledir ve buralar da, genellikle, sağlıksız, sigortasız, sendikasız ve düşük ücretli işçilerin çalıştığı yerlerdir. Kayıtdışı istihdam ve ekonomi buralarda büyümektedir. Bu yasayla mevcut çarpık durum düzeltileceğine, fiilî durum meşrulaştırılmaktadır.
AKP'li değerli milletvekillerine tavsiyem şudur ki, zahmet etsinler, organize sanayi bölgelerindeki, tatil yörelerindeki, tabelası bile olmayan izbe mekânlardaki 50'nin altında 3, 5, 10, 20, 30 işçi çalıştırılan işyerlerini görsünler; o yerlerdeki sağlıksız çalışma koşullarını, örgütsüzlüğü, güvencesizliği, çocuk işçileri, kayıtdışı istihdamı, kayıtdışı ekonomiyi görsünler. Yasayla getirecekleri çarpık çalışma ilişkilerini şimdiden görsünler; tabiî, insan içine çıkacak durumları söz konusuysa, çalışanların yüzüne bakabilecek cesaretleri varsa.
Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 14 Mayıs 2003