İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 101. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas.

Erdal Karademir

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 101. Birleşim · 1. yasama yılı · 2 Temmuz 2003 · 878 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erdal Karademir (CHP), 2 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.); konuşma 878 kelime.

Erdal Karademir (CHP, İzmir). “Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2003-07-02-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamuoyunda, imar affı, birinci derece SİT alanlarının yapılaştırılması adıyla bilinen kanun tasarısının 4 üncü maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Grubum adına, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz tasarının 4 üncü maddesiyle, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesi değiştirilmektedir. Bu değişiklikte "belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup Bakanlıkça tespit edilecek alanlarda bulunan, Hazineye ait taşınmazlardan, 31.12.2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar, öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdî haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir... Bu taşınmazların öncelikle imar planları ve imar uygulaması yapılır" denilmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu değişiklikle ne amaçlanıyor; kamu toprakları üzerinde yasalara ve imar düzenlemelerine aykırı olarak yapılmış kaçak yapıların yasallaştırılması, yani, bir anlamda, imar affı... Yine, bu değişiklikle, yasaları ihlal etmek suretiyle kamu mallarını işgal eden, yapı yapan, spekülatif amaçla pazarlayan, kanun tanımaz, fırsatçı ve uyanıkların affedilmesi amaçlanıyor.

Yine, bu maddede "Belediyelerce imar planı ve/veya imar uygulaması yapılmadan kadastral parsel üzerinden yapılan satışlarda, düzenleme ortaklık paylarına ilave olarak, satışı yapılan arazinin düzenlemeden önceki yüzölçümünün yüzde 20'sinin, satış bedelinden aynı oranda düşülmek kaydıyla eğitim ve sağlık tesisleri ile diğer resmî tesis alanları için ayrılabileceğine ve bu amaçla ayrılan alanların bedelsiz ve müstakil parsel şeklinde Hazine adına resen tescil edileceğine dair tapu kütüğüne şerh konulur" deniliyor. Değerli arkadaşlarım, böylesi bir uygulama, bir değişiklik, imar hukukuna ve taşınmazlar hukukuna aykırıdır.

Yine, bu değişiklikle, imar planı bulunmayan bir yer, imar garantisi varmış gibi düzenlenerek imar mevzuatı, imar hukuku, imar normları hiçe sayılarak yaşama geçirilmek isteniyor. Düşününüz, bir yeri imar varmış gibi satmak için, o yerin belli normlara ihtiyacı var, jeolojik etütlere ihtiyaç var. Siz, bir yeri henüz imara açılıp açılmayacağını bilmeden satarsanız, gerçekten, yarın, orada... Jeolojik etüt açısından -hele Türkiye gibi deprem bölgesi olan ülkemizde- hiçbir araştırma yapmadan, böylesi bir yeri, böylesi bir garantiyle satmak ne kadar ahlakîdir, ne kadar dürüstçedir.

Yine, bu maddeyle, yüzde 20'sinin bedeli alınmadan, hazine taşınmazının tapusu, kişilere veya tüzelkişilere devredilmek isteniyor.

Değerli arkadaşlarım, düşününüz, devlete ait bir taşınmazı satacaksınız, diyeceksiniz ki "biz, burayı ileride imara açacağız; dolayısıyla, kamu hizmet alanları için yüzde 20'sini sizden alacağız. Siz, bu parayı, bugünden vermeyin." Yani, bu kadar, bugünden imar planı garantisi veren bir rantçı anlayış olmaz! Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu tür yaklaşımlara karşıyız.

Yine, bu maddeyle, kadastral parsel üzerinden yapılan satışlarda, bu parselleri -ki, burası çok önemli- kimlere satacaksınız; hısım, akraba, eş dost gibi unsurlara sattığınızı bir an farz edelim. Sonra, burayı imara açacaksınız ve imar rantlarını, eşe dosta aktaracaksınız. Böyle bir yaklaşım olabilir mi?!.

Değerli arkadaşlar, Anayasanın 56 ncı ve 57 nci maddeleri çevrenin korunması ve geliştirilmesini devlete bir görev olarak vermiş, konut ihtiyacının, kentlerin özelliklerini ve çevre koşullarını gösteren bir planlamayla karşılanmasını öngörmüştür. Oysa, bu tasarı, çevreyi korumaya değil, çevreyi tahrip eden yağmanın yasallaştırılmasına yöneliktir. Bu tasarı, planlamayı değil, plansız yapılaşmayı teşvik etmektedir. Kamu topraklarını işgal edenlerin ödüllendirildiği, yasalara saygılı yurttaşların bir anlamda cezalandırıldığı böyle bir uygulama, Anayasanın temel kavramlarına da aykırıdır.

Değerli milletvekilleri, AKP İktidarı, göreve gelmeden önce verdiği sözleri yerine getirmelidir. AKP, parti programında, seçim bildirilerinde ve hükümet programlarında, katılımcılık ve yönetişim gibi çağdaş yönetim ilkelerinden söz ederek, yapacağı işlerde, çıkaracağı yasalarda toplumun görüş ve katkılarını alacağını söylemiştir. Özellikle sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının görüşlerine önem vereceğini söyleyen bu iktidar, bırakın sivil toplum örgütlerinin görüşlerini almayı, Parlamentodaki Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini bile dikkate almamayı bir marifet saymaktadır. Bugün, kapalı kapılar ardında, hiç kimseden görüş almadan yasalar hazırlanmakta ve Meclisimizin önüne getirilmektedir. Yüce Meclis, bir anlamda, noter gibi kullanılmaktadır. AKP İktidarını, verdiği sözlere sahip çıkmaya, toplumla ve ilgili kesimlerle, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisiyle sağlıklı bir diyalog ortamı oluşturmaya, getireceği yasaları böyle bir ortam içinde hazırlamaya davet ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, AKP İktidarı, müflis bir mirasyedi gibi, kamuya ait değerleri satarak günlük sıkıntıları aşamaz. Ekonomik krizin aşılması ve bütçeye kaynak yaratılması gerekçesiyle, bir dizi yasa değişikliğiyle, orman arazilerimizin, kıyılarımızın özel mülkiyete açılmasına çalışılmakta, kamu elindeki arazilerin özel kişilere, hatta yabancılara satılması amaçlanmaktadır. Bu girişimler, özelleştirme politikalarının, kamu toprakları üzerinde, devlet sorumluluğundan uzak, kamu yararına aykırı, kişisel çıkarları gözeten bir anlayışın ifadesidir. Kamu elindeki araziler, kentlerin daha sağlıklı gelişmesini sağlamak ve kurallara uygun yapılaşmaya olanak verecek yeni yerleşim bölgelerinin oluşturulması için önemli bir kaynaktır. Bu kaynağın, yasadışılığı ve plansız kentleşmeyi teşvik eden uygulamalarla harcanması, telafisi olanaksız sonuçlar doğuracaktır. AKP İktidarı, kendisine teslim edilmiş emanete, devlet olmanın sorumluluğu içinde, sahip çıkmalıdır.

Değerli milletvekilleri, AKP İktidarının bu tasarılarla getirdiği uygulamaların, yeni imar aflarıyla devam edeceği görülmektedir. Sayın AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Başbakan sıfatıyla, kaçak ve ruhsatsız bir binada oturmayı bir marifetmiş gibi basına ve kamuoyuna açıklamıştır. Böyle bir politikayla, artık Türkiye'de, sağlıksız bir kentleşmede imar yasa ve düzenlemelerinin uygulanabilir hali kalmamıştır. Yasadışı kaçak yapılaşmanın, kamu topraklarının işgalinin teşvik edildiği bir ortamda, vatandaşların, imar ve inşaat konularında yasal düzenlemelere uymasını bekleyebilir misiniz?

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; deprem tehdidi altında olan ve neredeyse üçte 2'si kaçak yapılardan oluşan kentlerimizin, mutlaka, acil, hayatî iyileştirmelere, yeni düzenlemelere ihtiyacı vardır; ancak, AKP İktidarının getirdiği tasarı, bu konuda izleyeceği anlaşılan politika, söz konusu ihtiyacı karşılamaktan uzaktır.

Tasarı ve diğer girişimler, kentlerimizi daha da içinden çıkılmaz sorunlarla dolu bir duruma getirecektir. AKP İktidarını, ivedilikle, kentlerimizi deprem karşısında dayanıklı kılacak, sağlıklı koşullar altında geliştirecek, bilim ve tekniğin kurallarına uygun, kamu yararını gözetir tedbirleri almaya çağırıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 2 Temmuz 2003

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook