İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

Erdoğan Özegen

Niğde Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 61. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Şubat 2006 · 932 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erdoğan Özegen (AK Parti), 9 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 932 kelime.

Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2006-02-09-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ERDOĞAN ÖZEGEN (Niğde)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1066 sıra sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sosyal güvenlik, insanların, bulundukları toplumlarda insan onuruna yakışır bir şekilde başka insanlara muhtaç olmadan yaşamalarının ve kişisel özgürlüklerinin teminatıdır.

Sosyal güvenlik sistemleri, toplumda yoksulluğu ve gelir dağılımındaki eşitsizlikleri, toplumsal huzuru sağlamada çok önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 60 ıncı maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve gerekli teşkilatı kuracağı belirtilmiştir.

Ülkemizin sosyal güvenlik sisteminin ciddî sorunları olduğu hepimizin malumudur. Bugün, özellikle, sosyal güvenlik sistemimizin, finans yapısı, ülke ekonomisi üzerinde taşınamayacak bir yük haline geldiği de hepimizce malumdur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarıyla, sosyal güvenlik sisteminde önemli bir yere sahip olan SSK ve Bağ-Kur finansal yapısını sorunlu hale getiren prim alacaklarının yeniden yapılandırılması hedeflenmektedir. Sosyal güvenlik sistemi ve bu sistemin unsurları, ülkemizin genel ekonomik durumundan bağımsız değildir. Bu nedenle, 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan ve ülkemizin ekonomik ve sosyal hayatında ciddî olumsuz etkiler doğuran ekonomik krizler, sosyal güvenlik sisteminde de önemli tahribata yol açmıştır. Yaşanan krizlerle birlikte işletmelerin malî bünyeleri zayıflamış, üretim daralmış, birçok işyeri kepenk kapatmış, işsizlik artmıştır.

Yine, bu olumsuz gelişmelerin önemli sonuçlarından biri de işyeri sahiplerinin, işletmelerin, işverenlerin, finansal sıkıntılar nedeniyle, sosyal güvenlik kurumlarına ödemeleri gereken primlerin ödenmesinde yaşadıkları zorluklardır. Nitekim, Bağ-Kur ve SSK'ya olan prim borçları, 2002 yılından 2004 yılı sonuna kadar yüzde 74 oranında artmıştır. 2006 yılı itibariyle toplam sosyal güvenlik açıkları 20 milyar YTL'yi, yani 20 katrilyonu aşmıştır. Bu açıkların 4,6 milyar YTL'si SSK alacağı, 16,7 milyar YTL'si ise Bağ-Kur alacağıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıyla, SSK ve Bağ-Kurun birikmiş alacaklarının enflasyon rakamları baz alınarak güncellemesi suretiyle alacak asıllarının değerinin korunması, bunun yanında, borçluların gecikme zammı ve faiz yüklerinde özellikle 2000 ve 2001 ekonomik krizlerinin olumsuz etkilerinin bulunduğundan ortaya çıkan mağduriyetlerinin belirli ölçüde giderilmesi amaçlanmaktadır.

Diğer yandan, borçluların tekrar sisteme düzenli prim ödemelerinin teşviki amacıyla, borcun ödenebilir seviyeye getirilmesi, kurumların birikmiş alacaklarının tahsil edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca, yeni borç birikimlerinin önüne geçilmesi ve sosyal güvenlik prim alacaklarının tahsilinde kurumların daha etkin bir takip yapabilmeleri hedeflenmektedir.

Yine, hazırlanmakta olan sosyal güvenlik reformu çerçevesinde tek çatı altında yeniden yapılandırılması düşünülen kurumların daha sağlıklı ve sorunsuz bir başlangıç yapmaları amaçlanmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 1066 sıra sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla amaçlanan hedeflere ulaşabilmek için bazı tedbirler alınmıştır. Yeniden yapılandırılan borçlarda yapılandırma sürecinde yapılandırma süresine bağlı taksitlendirme farkı alınarak taksitlendirilen borcun reel anlamda değer kaybına uğramamasının önüne geçilmesi düşünülmüştür. Borçluların taksit ödemelerini aksatmaları halinde, aksatılan taksitlerin, devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizine 1 puan eklemek suretiyle bulunacak faiz oranı üzerinden ödenmesi kaydıyla kanun hükümlerinden faydalandırılma hakkının devam ettirilmesi amaçlanmıştır. Yapılan düzenlemeden faydalanacak olanların yeni borç birikiminin önüne geçilmesi için taksitlendirme süresince tahakkuk edecek aynı türden yeni borçların ödenmesi şartı getirilmiştir. Bir başka düzenlemeyle, borçluların kanun kapsamına giren borçlarından dolayı daha önce idare ve yargı nezdindeki ihtilaflarından vazgeçmeleri suretiyle yargı organları ve ilgili kurumların yığılmış dosyalarından kurtulması, bilahara doğabilecek ihtilafların önüne geçilmesi de amaçlanmıştır.

Yapılan düzenlemelerde genel olarak mükellef yararı önplanda tutulmuştur. Örneğin, daha önce yapılandırmada Bağ-Kurluların sağlık hizmetlerinden yararlanmaları -benden önceki konuşmacı arkadaşım da bu konunun altını çizdi; bu, Bağ-Kurlular için önemli bir gelişmedir- borçlarının tamamını ödeme koşuluna bağlanmışken geçmişte, bu düzenlemeyle borçları yeniden yapılandıran sigortalılar veya bunların hak sahipleri, toplam borçlarının yüzde 25'ini peşin veya 4 taksitini cari ay primiyle birlikte ödemeleri durumunda, sağlık sigortasından yararlanabilir hale getirilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada konuşan muhalefete mensup arkadaşlarımız, bu tasarının birçok yönünü eleştirmekle beraber, tasarıya destek olacaklarını beyan etmişlerdir. Şimdi, tabiî, burada şöyle bir mantık çıkıyor: Demek ki, bu tasarının, arkadaşlarımız, eleştiri anlamında, tamamını eleştirirken, diğer taraftan da "biz, bu tasarıya destek vereceğiz" derken, biraz önce bizim ifade ettiğimiz gibi, bu tasarıdan mükellef lehine çok olumlu gelişmelerin olduğunu da aslında zımnen kabul etmiş oluyorlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabiî, bu tabloya bakarken, aslında, burada arkadaşlarımızın dile getirdikleri birçok konuya ondokuz yıllık Bağ-Kur mükellefi olan bir arkadaşınız olarak ben de aynen katılıyorum. Ne yazık ki, ülkemizdeki bu sosyal güvenlik kurumlarının işte 20 katrilyona varan devlet hazinesi üzerindeki yükü bugün oluşmuş bir yük değildir.

AK Parti iktidara geldiğinde, özellikle toplumun bütün kesimlerinde, farklı alanlarda birçok sorunun yaşandığını hepimiz biliyoruz. Biz, seçim meydanlarında, işin doğrusu, vatandaşımıza pembe tablolar çizmedik; ama, onların bize güvenmelerini, ülke imkânlarını ve kaynaklarını onların lehine kullanacağımızı, dünkü gibi hortumculara değil, vatandaşın hakkını vatandaşa teslim edeceğimizi belirterek seçime gittik. Yoksa, daha önceki siyasî anlayışlar gibi, seçim öncesi "kimin kamuya borcu varsa bunu affedeceğiz" diye vatandaşa söz vererek seçim meydanından gelmedik.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; işte, bu çerçevede, işbaşına geldiğimiz günden beri, sorunlu olan alanların hepsini, ülke gerçekleri, ülkenin ekonomik tablosunu göz önüne alarak, bunları bir bir çözmeye çalıştık.

Bakınız, vergi barışı: Yine, bu vergi barışı çok eleştirildi; ama, bundan, hem mükelleflerimiz hem de devletimizin tahsil edeceği alacaklarda çok önemli bir yere geldiğimizi biliyoruz.

Çiftçi barışı: Ziraat Bankası ve Tarım Kredi borçlarını özellikle yüksek faizlerden dolayı ödeyemeyen çiftçilerimizin, Tarım Kredi ve Ziraat Bankasına olan borçlarını da, yine, bu çerçevede yapılandırarak, otuzaltı ay taksitlendirdik.

Enerji: Tarımsal sulamada, 440 000 tarımsal sulama abonemizi ve köy içmesuyu abonemizi ilgilendiren, yine, yüzde 200-300 faizlerle ödenemez hale gelen bu borçları, faizlerini kaldırarak, tarımsal TEFE anaparaya ilave edilerek, otuzaltı ay taksitlendirildi.

Burada, Kılıçdaroğlu'nun bir sözünü, ben, maddeler görüşülürken, bu konuyla ilgili, bizim Grubumuzun da, bu konuyu, aslında, değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum; o da şudur: Özellikle "af" kelimesi arkadaşlar, bir tarafı memnun ederken, diğer tarafı mağdur eden bir kelimedir. Dolayısıyla, biz, bütün bunları, aslında, hiç kimsenin parasını af ederek, bir başkasını mağdur ederek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 9 Şubat 2006

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook