Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3119) münasebetiyle
Samsun Milletvekili · İYİ Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 3. yasama yılı · 22 Mayıs 2025 · 245 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erhan Usta (İYİ Parti), 22 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3119) münasebetiyle); konuşma 245 kelime.
Erhan Usta (İYİ Parti, Samsun). “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3119) münasebetiyle”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 22 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erhan-usta-2025-05-22-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai-20 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=76923
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ERHAN USTA (Samsun)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Şimdi, ben bu 703 öncesi ile 703'ü mukayese ediyorum da aslında burada yapılan değişiklikte tabii, yine benzer, başka şeyde karşılaştığımız işler yapılmış. Hem belediye kurulmasında hem de belediyelerin tüzel kişiliği sona erdirilmesinde Danıştayın görüşünün alınması, İçişleri Bakanlığının önerisi ve müşterek kararnamelerle karar alınması şeklinde bir kurgu varmış 703 öncesinde. Bu usul de devam ettiriliyor şimdiki kanun teklifiyle de. 703'le burada Danıştaydan görüş alma işi kaldırılıyor, İçişleri Bakanlığı önerisi de kaldırılıyor; sadece Cumhurbaşkanı kararıyla hem belediye kurulması hem de belediye tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi buna getirilmiş oluyor. Dolayısıyla diğer yerlerde yaptığımız gibi -eğer bir hatam varsa lütfen arkadaşlar beni düzeltsinler- her işi hiç kimseye danışmadan etmeden, hiçbir kurumla istişare ihtiyacı olmadan -bir anlamda hukuken de olsa, en azından hukuken- böyle bir yetki veriliyor. Bu, yanlış yani yine yeni sistem açısından bir başka sistematik geliştirmek gerekirdi burada. Yani önceden de denilebilirdi, Cumhurbaşkanına bu yetki verilebilirdi, "Başbakan belirler." denilirdi ama ne yapmış? Bir Danıştay görüşü ortaya koymuş, ondan sonra İçişleri Bakanı önerisi ortaya koymuş. İçişleri Bakanının da nihayetinde müşterek kararnamede hem imzası var hem de işte Başbakanın da imzası var, bir de Cumhurbaşkanı imzası var ama bu kurumları işin içerisine, devreye sokarak muhtemelen daha sağlıklı karar almasını sağladı ve yanlış karar alınmasın diye uğraşıldı ama şimdi bunların hepsini bir kenara itiyoruz ve "Sadece Cumhurbaşkanı kararıyla bunlar yapılır." diyoruz ve bu gelen kanun teklifi de aslında 703'ün getirdiği bu yapıyı devam ettiriyor. Ben bunun Türkiye açısından doğru olmadığı değerlendiriyorum.
Teşekkür ederim.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
120 konuşma daha · 22 Mayıs 2025