İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 44. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Enerji ve Madencilik Alanlarında İş Birliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Erhan Usta

Samsun Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 44. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Şubat 2021 · 515 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erhan Usta (İYİ Parti), 9 Şubat 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Enerji ve Madencilik Alanlarında İş Birliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 515 kelime.

Erhan Usta (İYİ Parti, Samsun). “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Enerji ve Madencilik Alanlarında İş Birliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erhan-usta-27-2021-02-09-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-azerbaycan-cumhuriyeti-hukumeti-arasi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=95024

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA ERHAN USTA (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 235 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji ve Madencilik Alanlarında İş Birliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi üzerine İYİ PARTİ Grubu adına söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlarım.

Sorumlu ve millî siyasetimizin bir gereği olarak Azerbaycan’la yapılan bu anlaşmayı destekliyoruz.

Değerli milletvekilleri, İYİ PARTİ Grubu olarak sahadayız; vatandaşımız kan ağlıyor işin doğrusu; esnafın, çiftçinin, emeklinin, işsizin içinde bulunduğu zor durumu Hükûmet ve iktidar partisi anlamıyor, anlamaya çalışmıyor veya anlamak işine gelmiyor, öyle olacak herhâlde.

Tabii gündemimiz ekonomik kriz, yoksulluk ve Türkiye’nin fakirleşmesi. Resmî rakamlara bakacak olursak Türkiye’de geniş tanımlı işsizliğe göre 10,6 milyon işsiz var, en son açıklanan TÜİK verisidir bu. Türkiye, AK PARTİ hükûmetleri döneminde “çalışan yoksullar” kavramıyla tanıştı; asgari ücret artık asgari ücret olmaktan çıktı, bir ortalama ücret hâline geldi, çalışanların yüzde 43’ü asgari ücretli.

Aynı zamanda, yine, TÜİK rakamlarına göre çalışanların yüzde 31’i kayıt dışı; kayıt dışı olanlar tabiatıyla asgari ücretin dahi altında ücret alan insanlar.

Yine, Cumhurbaşkanlığı 2021 Yılı Programı’na baktığımızda 8,8 milyon kişinin sosyal yardım aldığını görüyoruz, sayfa 319 yani belgesiyle -bazen bize şu söyleniyor “Bu rakamları nereden buluyorsunuz?” diye- referans vererek konuşuyoruz.

Yine, Cumhurbaşkanlığı programına göre 877 bin kişi İŞKUR üzerinden çalışıyor. Bunun da kaliteli, nitelikli bir istihdam olduğunu söyleme imkânımız yok.

1 milyon civarında insanımız 1.500 TL’nin altında emekli maaşı alıyor.

Göreli yoksulluk oranı, yine Cumhurbaşkanlığı programına göre -sayfa 315’te- yüzde 21,3. Hani “yoksulluk” kavramında farklı farklı tanımlar var, burada baktığımızda, Cumhurbaşkanlığı programının esas aldığı yoksulluk tanımına göre Türkiye'nin yüzde 21,3’ü yoksuldur; bu da 17,7 milyon kişi yapıyor.

Tabii, bunları aslında söylemeye çok da fazla gerek yok çünkü ekonomik krizi en güzel şekilde yandaşlar açıkladı. Son günlerde birkaç beyanata baktığımızda yoksullukta ve fakirlikte gelinen noktanın ne olduğunu aslında görebiliyoruz. Yandaş bir ilahiyatçı yandaş bir televizyonda fakirliğin, yoksulluğun faziletini anlatıyor. Niye böyle bir şey anlatılsın? Bugünkü durumu herhâlde biraz içselleştirmek amacıyla olsa gerek.

TRT “Çöpten nasıl sağlıklı gıda toplanır?” buna ilişkin bir manuel ortaya koyuyor, bunun tarifini yapıyor. Artık burada şunu demek lazım: Utanmazlığın da bir sınırı olmalı!

Anadolu Ajansı Türkiye’deki esnafları bıraktı, sanki bizim öyle bir sorunumuz yokmuş gibi, Japonya’da esnafın hâlinin ne kadar kötü olduğuna ilişkin haber yapıyor.

AK PARTİ’li bir yetkili de çiftçinin elindeki -24 taksitle alınmış- telefonu “Üstelik bir de internet paketi var.” diye ona çok görüyor.

Yine, yandaş bir gazete “Nasıl ucuz veya nasıl az alışveriş yapılır?” onu öğretiyor, diyor ki: “Tek başınıza çıkın, çocuklarınızı yanınızda götürmeyin. Sakın karnınız aç olmasın, tok olun. Alışveriş arabası kullanmayın, sepet kullanın. Ürünlere dokunmayın, sahiplik duygusu oluşturur, bu da sizi almaya zorlar. İkramları sakın tatmayın, geri çevirin, eğer diliniz tadarsa almak durumunda kalırsınız.” Türkiye'nin geldiği nokta bu. Aslında daha fazla söze gerek yok, yandaşlar bize gayet güzel bir şekilde bunu açıklıyor.

Tabii, bu, bir âcizliktir; bu, milletten kopan bir iktidarın görüntüsüdür, millete tepeden bakmanın tarifidir herhâlde. Türkiye yönetilmiyor, ne yapacağını bilmeyen bir hükûmet tarafından yönetilmeye çalışılıyor.

Şimdi, esnafın durumunu tabii hep konuşuyoruz. Birkaç tuhaflığı söyleyeceğim. Zaten esnafın durumunu daha fazla söylemeye gerek yok. Şu ana kadar yapılan desteklerin…

(Uğultular)

ERHAN USTA (Devamla)Sayın Başkanım çok uğultu var.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

90 konuşma daha · 9 Şubat 2021

90 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook