Havza Genelgesi'nin yayınlanmasının 103'üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
Samsun Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 93. Birleşim · 5. yasama yılı · 24 Mayıs 2022 · 597 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erhan Usta (İYİ Parti), 24 Mayıs 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Havza Genelgesi'nin yayınlanmasının 103'üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 597 kelime.
Erhan Usta (İYİ Parti, Samsun). “Havza Genelgesi'nin yayınlanmasının 103'üncü yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erhan-usta-27-2022-05-24-havza-genelgesi-nin-yayinlanmasinin-103-uncu-yil-donumune-iliskin-gund (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=107392
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ERHAN USTA (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’a çıkmasının ardından vatan bütünlüğü ve millet istiklalini sağlamak için aziz milletimize ilk sesleniş olarak kabul edilen Havza Genelgesi’nin 103’üncü yıl dönümü münasebetiyle söz almış bulunmaktayım.
Memleket işgal edilmeye başlanmış, düşman Ege’den vatan topraklarına ayak basmış, kadınlarımız tecavüze maruz kalmış, çocuklarımız kaçırılmış, köylerimiz hasta, yaşlı ayrımı yapılmadan yakılmıştır. Vatan bütünlüğü ve millet istiklali tehlikededir. Hürriyet ve istiklalimize kasteden düşmanlar tarafından milletimize “bitli” denilmiş, devletimize “hasta” teşhisi konulmuş, ordumuza “yılgın” yakıştırması yapılmıştır.
Aziz milletimizin içinde bulunduğu imkân ve şerait namüsait bir mahiyette tezahür etmişti. Cebren ve hileyle aziz vatanımızın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün ordular dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmişti. İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi Türk istiklalini kurtarma iradesi gösteren, “Geldikleri gibi giderler.” inanç ve kararlığını vurgulayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk Samsun’da altı gün kaldıktan sonra “Dağ başını duman almış/Gümüş dere durmaz akar/Güneş ufuktan şimdi doğar/Yürüyelim arkadaşlar” marşını söyleyerek 25 Mayısta Havza’ya geçmiş ve Havza’dan yayınladığı ilk genelgeyle bağımsızlık ateşini yakarak tüm mazlum ve sömürülen milletlere ilham olacak Millî Mücadele’yi başlatmıştır. Birinci Dünya Savaşı’ndan yorgun ve yenik çıkan, içinde bulunduğu imkânsızlıklardan dolayı hürriyet ve istiklale dair umudunu kaybeden, dâhilî ve harici bedhahlar tarafından istikbalden mahrum bırakılan bir millet kurtuluş yolu ararken Samsun Havza’dan sarsılmaz bir çelik iradeyle “Ya istiklal ya ölüm!” diyerek yükselen bir ses, Anadolu’nun dört bir yanında millî bilinci uyandırmıştır. Havza Genelgesi’yle milletimiz, işgallere olan tepkisini mitinglerle göstermeye davet edilmiştir. Sağlanan dayanışma, direniş birlikleri Kuvayımilliye teşkilatlanmasının da temelini atmıştır, Anadolu direnişi başlamıştır. Millet iradesini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır. Artık “Parola ‘vatan’, işareti ‘namus.’”tur. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Şanlı tarihimizin her döneminde olduğu gibi, Türk’e kefen biçenin ölümü yine korkunç olacaktı. Milletimiz, bağrından çıkardığı Sakine Baturay’ı, Fatma Çavuş’u, Topal Osman’ı ve daha nice kahramanlarıyla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğarak topraklarımızı vatan yapmış, bayrağımızı indirmemiş, ezanımızı dindirmemiş ve devletimizi ilelebet payidar kılmıştır.
Yüz üç yıl sonra bugün, Kurtuluş Savaşı’mıza önderlik yapan Gazi Meclisimizin yetkileri kısıtlanarak milletin iradesi Meclisten alınmış, tek adam rejimiyle bir kişiye teslim edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi işlevsizleştirilmiş ve değersizleştirilmiştir. Yüz üç yıl sonra bugün, dış politikada Atatürk’ün Samsun’dan hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma ülküsü terk edilmiş, Türkiye, Orta Doğu bataklığına mahkûm edilmiştir. “Yurtta ve cihanda barış” ilkesinin yerini “yurtta kutuplaşma, cihanda dost bulamama” anlayışı almıştır. Yüz üç yıl sonra bugün, milletimizin zor şartlar altında memleketi kalkındırarak elde ettiği cumhuriyet değerleri satılmıştır; bir kez daha aziz vatanın limanları terk edilmiş, Tank Palet Fabrikalarına girilmiş, ordusuna FETÖ’yle el ele verilerek operasyon çekilmiştir. Yüz üç yıl sonra bugün, millet ekonomik krizin pençesinde açlık ve yoksulluk çekerek fakruzaruret içerisinde harap ve bitap düşmüştür. Yüz üç yıl sonra bugün, gençler istikbal adına umutlarını kaybetmiş, ülkelerini terk etmek için sıraya girmiştir.
Büyük Türk gençliği, hayallerinizden vazgeçmeyin, ülkenizde yaşayacağınız daha özgür ve daha müreffeh bir geleceğe dair umutlarınızı kaybetmeyin, Hükûmetin size sunduğu şartların zorluğuna aldanmayın, size verilen imkânların kısıtlılığına teslim olmayın; biz buradayız, İYİ Parti olarak, kurulduğumuz günden bu yana, “Ben bu yolu gençler olmadan yürümem.” diyen Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in önderliğinde daha güzel ve daha aydınlık bir Türkiye inşa etmek için çalışıyoruz. Gençler, İYİ Parti olarak size inanıyor ve güveniyoruz. “Giderlerse gitsinler.” diyerek kapıyı gösterenlerden hiçbir zaman olmadık; potansiyelinizi ortaya çıkarmak için size daha uygun şartlar yaratma gayretiyle çalıştık. Gençler, İYİ Parti iktidarında biz, korku ve baskı ortamını kaldıracak, özgür düşüncenin önünü açacağız; siz ise cumhuriyeti fikirlerinizle ve çalışmalarınızla geliştirerek ileriye taşıyacaksınız. Biz, yerli üretimi destekleyecek, inovasyon alanında imkân ve teşvikler sağlayacağız; siz ise yerli marka oluşturmak ve geliştirmek için çalışacaksınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 24 Mayıs 2022