Serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:216)
Manisa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 98. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Mayıs 2008 · 414 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Akçay (MHP), 1 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:216)); konuşma 414 kelime.
Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:216)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2008-05-01-serbest-muhasebecilik-serbest-muhasebeci-mali-musavirlik-ve-yeminli-m (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ERKAN AKÇAY (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının geçici 9’uncu maddesinin (b) bendiyle ilgili verdiğimiz değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik bir kariyer mesleğidir, kendine özgü formasyonu olan bir meslektir, statüsünün de bu kariyere uygun olması gerekir. Maliyecilik veya vergicilik de yüzlerce yılın içinden süzülüp gelen, kendine özgü mesleki kültürü, formasyonu ve gelenekleri olan rafine bir kariyer mesleğidir.
Maliyecilik, vergicilik ve benzeri meslekler ile mali müşavirlik birbirine yakın, birbiriyle ilgili, fakat tamamen ayrı iki meslektir, kulvarları farklıdır. Bu yüzden, mali müşavirliği benzeri mesleklerin bir yan mesleği, yedeği, stepnesi ve hatta arka bahçesi gibi görmemek gerekmektedir. Ancak 1989 yılında yürürlüğe giren 3568 sayılı meslek Yasası, maalesef bu meslekler arasındaki ince ayrımı yapamamış, namütenahi geçiş imkânı tanıyan düzenlemeler getirmiştir ve bu düzenlemeler beraberinde bazı haksızlıkları da getirmiştir. Bu durumdan Maliye Bakanlığı ziyadesiyle kadro zafiyetine ve erozyonuna uğramış ve kadro bakımından zarar görmüştür. 3568 sayılı Yasa’nın bu konudaki özensizliği nedeniyle, çok haksız ve adaletsiz bir tablo ortaya çıkmıştır. Bu tablodan en fazla haksızlığa uğrayan kesim de defterdarlar olmuştur.
Değerli arkadaşlar, hepiniz bilirsiniz ki defterdar bir ilde Maliye Bakanının temsilcisi olarak görev yapmaktadır. Defterdar ilin en büyük mal memuru olup, aynı zamanda hazinenin de temsilcisidir. Bir ilde vergilerin toplanmasından, bütçe harcamalarının yapılmasından ve millî emlakin idaresinden sorumludur. Defterdarlar, ayrıca, çeşitli kanunlardan kaynaklanan pek çok görev ve fonksiyonu üstlenmiştir. Defterdarlar, binlerce personelin istihdam edildiği çok sayıda birimin yöneticisidir; aynı zamanda il idare kurulu üyesi ve il idare şube başkanıdır. Defterdarların mesleki birikimi, kurumsal kültürü, tecrübesi, yetkileri, görev ve fonksiyonları yeminli mali müşavirlik mesleğini yürütme kapasitesinin çok üzerindedir ve oldukça da fevkindedir, mevzuatı günü gününe takip etmektedirler.
3568 sayılı Yasa, muhasebenin “M”sini, maliyenin “M”sini ve verginin “V”sini bilmeyen bazı unvanlara yeminli mali müşavirlik hakkını 1989 yılında tanımış, ancak defterdarlar mesleki hayatını muhasebe, vergi, vergi incelemesi içinde geçirmiş, vergi incelemeleri yapmış, hatta vergi incelemesini bizzat yapmanın ötesinde, vergi incelemesini ve vergi denetimlerini yaptırtmış, vergiyi bütün boyutlarıyla yönetmiş, sorumluluğunu taşımış, binlerce belki de on binlerce “mukteza” dediğimiz vergi ve mali konularda yazılı görüş vermiş, devletin bir ildeki en büyük mal memurudur ve ildeki Maliye Bakanının temsilcisine bu hak verilmemiştir. Bu, son derece haksız, adaletsiz ve insafsız bir durumdur. Bu ülkede yeminli mali müşavirliği en fazla hak eden meslek ve unvanların başında defterdarlar gelmektedir. Yüzlerce yılın birikimini, kültürünü, geleneğini taşıyan, Türkiye'nin yüz akı bürokratı olan defterdarların, lütfen, kıymetini bilelim.
Değerli milletvekilleri, bu önergemiz bir haksızlığı ve adaletsizliği giderecektir.
Önergemizin kabulünü diliyor, muhterem heyetinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 1 Mayıs 2008