İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · CUMA

2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

Erkan Akçay

Manisa Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 38. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Aralık 2008 · 907 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erkan Akçay (MHP), 26 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 907 kelime.

Erkan Akçay (MHP, Manisa). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2008-12-26-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 21’inci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Muhterem heyetinize saygılarımı sunarım.

Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 21’inci maddesi kat sayıları, ücret ve sözleşme ücreti hükümlerini düzenlemektedir. Değerli milletvekilleri, ülkemizde yaşayan milyonlarca memur, işçi, sözleşmeli personel ve emeklimiz bu bütçeyle büyük bir haksızlığa maruz kalmaktadır. Bu haksızlık nereden kaynaklanmaktadır? Bu haksızlık güvenilir, gerçekçi ve samimi bir bütçe yapamayan AKP Hükûmetinin memura, işçiye, emekliye, çiftçiye ve esnafa hatalı bakışından kaynaklanmaktadır.

Bütçenin gelir bölümüne baktığımızda, 2008 Bütçe Kanunu’nda 204 milyar YTL olarak öngörülen bütçe geliri, 2009 yılı bütçesinde yüzde 21,5 artışla 248 milyar YTL’ye bağlanacaktır. Bütçe geliri yüzde 21,5 nispetinde artırılmıştır. Harcama bölümünde baktığımızda, 2009 yılındaki harcamalar 2008’e göre yüzde 18 nispetinde artırılmaktadır. Bütçede meydana gelen artışlar memurun, işçinin, emeklinin maaşına ve refahına yansımamaktadır. Büyüme hedefinin yüzde 4, enflasyon hedefinin yüzde 7,5 olduğu bir bütçeyle bu gelirleri nasıl artıracağınız merak edilmekle beraber, enflasyonun yüzde 7,5 hedefinin çok üzerinde gerçekleşeceği şimdiden görülmektedir. 2009 ekonomi ve bütçe hedeflerinin gerçekleşmeyeceği şimdiden belli olduğundan, 2009 bütçesi daha çıkmadan iflas etmiştir.

2008 yılında, gelişmekte olan ülkelerde enflasyon beklentisi ortalama yüzde 6,9’dur. Brezilya’da 4,8; Çin’de 5,9; Hindistan’da 5,2; Meksika’da 3,8; Malezya’da 2,4 ve Polonya’da yüzde 4,1’dir.

Son üç yıldır enflasyonla mücadelede ciddi sorunlar ve tıkanıklıklar yaşanmaktadır. Enflasyon oranı 2006 bütçesinde yüzde 5 öngörülmüş, yüzde 9,6 gerçekleşmiştir. 2007’de yüzde 4 öngörülmüş, yüzde 6,5 revize edilmiş ancak yıl sonunda yüzde 8,4 gerçekleşmiştir. 2008 için öngörülen yüzde 4’lük hedefin de tutmayacağı şimdiden ortaya çıkmıştır. 2008 yılı sonu gerçekleşme tahmini yüzde 10 olarak belirlenen enflasyon rakamının yüzde 12-13 civarında sonuçlanması bizler için sürpriz olmayacaktır. Aynı şekilde 2009 hedefi olan yüzde 7,5 oranının da gerçeklerden çok uzak olduğu açıktır. Bu gidişle 2009 yılı enflasyon gerçekleşmesinin yüzde 15 civarında sonuçlanacağını iyimser bir tahmin olarak öne sürebiliriz.

Hedef enflasyon 2007’de yüzde 4 dediniz, yüzde 8,4 gerçekleşti; 2008’de hedef yüzde 4 dediniz, şimdi de yüzde 12 diyorsunuz; 2009 için de yüzde 7,5 öngörüyorsunuz. Bu hesapların yanlış olduğu ortadadır. Bu yanlış rakamlara dayanarak ücretliler ve emekliler için maaş artışı belirlemenin hak ve adalete uygun olmadığı açıktır. Gerçek enflasyon karşısında her geçen gün daha büyük sıkıntılara düçar olan ücretlilere ve emeklilere bu yapılanlar zulümdür. TÜİK rakamlarına dayanılarak Kamu-Sen ’in yapmış olduğu asgari geçim endeksi sonucuna göre, çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 1.372 YTL olarak hesaplanmıştır. 4 kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 2.724 YTL olarak tespit edilmiştir. Çalışan tek kişinin açlık sınırı 1.031 YTL’dir. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için de gerekli olan günlük harcama tutarı 20 YTL’dir. Toplam tüketim harcamaları içinde gıda harcamalarının payı yüzde 22 ve ailenin aylık gıda harcaması tutarı 590 YTL’dir. Bir memur, ortalama maaşının yüzde 86’sını yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorundadır. Diğer ihtiyaçları olan ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme ve giyim gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için maaşının yüzde 14’ü olan 168 YTL kalmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu maaşlarla çalışanın mutlu ve huzurlu olması, geleceğe umut ve güvenle bakması mümkün değildir. İnsanlarımızın refah seviyesi her geçen gün azalmakta, gelir dağılımı her geçen gün daha da bozulmaktadır. Çalışanlara ve emeklilere hedef enflasyon kadar zam yapılmakta, gerçekleşen enflasyon ise her zaman çok daha yüksek çıkmaktadır. Enflasyon farkı bir yıl sonra verildiği için de enflasyonun etkisi telafi edilememektedir. Bu çerçevede, ücretlilere yapılan yüzde 4 artı 4,5 maaş artışı son derece düşük kalmaktadır.

Değerli milletvekilleri, ciddi bir durgunluk içinde bulunan ekonominin canlandırılması için iç talebin canlı tutulması ve krizin etkilerinin azaltılması için dar ve sabit gelirlilere yönelik ücret artışlarının yapılması gerekmektedir. Özellikle bazı özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi kalemlerinde indirimler yapılmalıdır. Tüm dünya, ekonomik krizi gündeminin odağına oturtmuş, çıkış yollarını aramakta ve çözüm üretmektedir. Ekonomik krizin Türkiye’ye etkilerinin boyutunu iç talep belirleyecektir. İç talebin daralmaması için özellikle dar ve sabit gelirlilerin desteklenmesi şarttır. İç talebi canlandırmak için yatırımların, özellikle kamu altyapı yatırımlarının artırılmasında büyük yarar vardır. Ancak Hükûmette bu tür önlemleri alma inisiyatifini ve niyetini göremiyoruz, aksine IMF talepleri doğrultusunda ücretlerin, yatırımların ve çiftçiye desteklerin kısılması eğilimlerini görüyoruz.

2009 bütçesinde harcama kalemlerine bakıldığında, iç talep ve üretim kapasitesindeki daralmayı giderebilecek bir harcama yapısının bütçede yer almadığını görüyoruz. 2009 bütçesindeki kamu çalışanlarına ayrılan pay bir kere daha hayal kırıklığı yaratmaktadır. Bütçeden kamu çalışanlarına ayrılan ödeneklerin gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2002’deki yüzde 6,3 seviyesinden yüzde 5,1’e gerilemiştir. Bütçedeki personel giderlerine ayrılan pay da 2008 yılındaki yüzde 21,9’dan yüzde 21,8’e düşmüştür. AKP Hükûmeti, altı yıllık iktidarı döneminde, yoksulluk sınırının altında ücret alan çalışanları ve emeklileri insanca yaşayabileceği bir ücret düzeyine kavuşturamamıştır. Bütçedeki rakamlar herhangi bir iyileştirme hedefinin olmadığını göstermektedir. Hükûmet, ücretli ve emeklilere daha düşük maaş artışı yapmak için enflasyon hedefini sürekli düşük tutmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesindeki gelir vergisi tarifesinde yer alan dilimler, her yıl belirlenen yeniden değerleme oranları nispetinde Bakanlar Kurulunca artırılmaktadır ancak son birkaç yıldır, Hükûmet bu vergi dilimlerini yeniden değerleme oranlarının yarısı nispetinde artırmaktadır. Bu durum kamuoyunun, vergi mükelleflerinin ve ücretlilerin pek dikkatini çekmeyen gizli bir vergilemedir. Vergi dilimlerinin yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde yapılan bir artışla vergi mükellefleri ve ücretliler daha fazla vergilendirilmektedir.

2007 yılı sonunda yeniden değerleme oranı yüzde 7,2 iken, tarifeler 2008 yılı için yüzde 4 oranında artırılmıştır. Yine, bir önceki yılda da yeniden değerleme oranı yüzde 7,8 iken, tarifeler yüzde 7,1 oranında artırılmıştır. En son yeniden değerleme oranı yüzde 12 olduğuna göre, 2009 için de yine benzer bir uygulama yapacak mısınız, yoksa yüzde 12 nispetindeki yeniden değerleme oranını tam olarak uygulayacak mısınız sorusuna Hükûmet yetkilileri cevap vermek durumundadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime burada son veriyor, 2009 bütçesinin hayırlı olması dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

103 konuşma daha · 26 Aralık 2008

103 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook