İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)

Erkan Akçay

Manisa Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2010 · 519 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erkan Akçay (MHP), 20 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 519 kelime.

Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2010-10-20-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ERKAN AKÇAY (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2’nci madde üzerine verdiğimiz önerge hakkında söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayıştay denetimi ve yargılaması bakımından kamu zararının tanımı ve kamu zararının tespiti çok büyük önem taşımaktadır. Teklifteki 2’nci maddenin (k) bendinde yapılan kamu zararı tanımı 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesine atıfta bulunmaktadır ve bu 5018’in 71’inci maddesi kamu zararını tanımlamaktadır.

Kamu zararı tanımının yeniden düzenlenmesinin daha faydalı olacağını düşünüyoruz, çünkü 5018’deki kamu zararı tanımı fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı aramaktadır. Oysa harcama yetkilisi, deyim yerindeyse bütçenin patronudur, ancak kanun teklifi bütçe üzerinde böylesine geniş yetkileri olan birisinin sorumluluğunu sadece harcama talimatıyla sınırlı tutmaktadır. 5018 sayılı Kanun fiil ile sonucu ayrı tutmaktadır, bu yanlıştır, ortada bir zarar var ise o usul ve esasa uyulmadığından meydana gelmiştir.

Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel olunması veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zararı ifade etmektedir.

Kamu kaynağında artışa engel olan veya eksilmeye neden olan kamu zararı sorumluluk açısından değerlendirildiğinde, mevzuata aykırı işlem, eylem veya ihmal sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kamu görevlisinin görevini kanunun gereklerine göre veya yürürlükteki esas ve usullere göre yapmaması sonucunda zarar doğmuş ise kamu görevlisinin ihmali söz konusudur. Yaptığı işin sonucunu tasavvur etmemiş ise kusuru vardır, bilerek veya isteyerek yapmış ise kastı söz konusudur. Aksine bir yorumla, ayrıca illiyet bağı aranılması ve “Herkes kendi fiiliyle sorumludur.” denilerek zarardan sorumluluğun daraltılması üst yönetici ve harcama yetkilisinin zarardan sorumlu tutulmayacağı gibi hiç de istenilmeyecek ve mali yönetimin sorumsuzluğuna kadar gidecek bir sonuçla karşılaşmak mümkün olacaktır.

Fail ile fiil varsa ve sonucunda zarar olmuşsa en azından ihmal söz konusudur. Bu itibarla, kamu zararı deyince mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zararı anlamak ve sorumluları buna göre 5018 sayılı Kanun hükümleri gereğince tayin etmek gerektiğini düşünüyoruz.

Değerli milletvekilleri, konuyla ilgili birkaç örnek vermek istiyorum:

Manisa’daki Et ve Balık Kurumuna ait et ve tavuk kombinası gerçek değerinin çok altında, 1 milyon 260 bin liraya bir firmaya üç yıl içinde ödenecek taksitlerle satıldı. Sadece makine parkı 2 milyon dolar ediyordu. Satın alan firma tesisi alır almaz bütün makine parkını ve her şeyi söktü, götürdü ve sonra bu tesisi ve araziyi bir başka firmaya sattı. AKP Hükûmetinin kendisine tanıdığı kolaylıklar nedeniyle kombinaya ilk taksit olarak ödediği 523 bin dolara sahip olan firma, bu satışla bir anda 2 milyon 800 bin dolar para kazanmış oldu. Kombina kapandı, işçiler çıkarıldı.

Yine Manisa’da 3 milyon 750 bin dolara özelleştirme yoluyla satılan Sümerbank tesisleri kısa süre içerisinde 25 milyon avroya başkalarına satıldı.

Hesaba bakınız değerli arkadaşlar. 1 liraya al 12 liraya, 13 liraya sat. Bu hesabı kurt yapmaz kuzulara şah olsa. Deyim yerindeyse, insan babasının malını bu şekilde satamaz. Bu yağma değil de nedir? Burada kamu zararı var mı yok mu? Kamu zararının en büyüğü söz konusu. Tekelin alkol birimi, alıcılar tarafından 230 milyon dolarlık kredi kullanılarak, 292 milyon dolara satıldı. Bu işletmeler, sadece iki yıl sonra, bu alkol biriminin yüzde 90’ı 810 milyon dolara ABD’li bir şirkete satılmıştır. Alıcı ilk firma başta Manisa Alaşehir’de bulunan 140 milyon dolarlık suma stoklarıyla verdiği paranın önemli bir kısmını karşılamıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

30 konuşma daha · 20 Ekim 2010

30 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook