Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Manisa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 53. Birleşim · 5. yasama yılı · 26 Ocak 2011 · 959 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Akçay (MHP), 26 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 959 kelime.
Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 26 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2011-01-26-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz 606 sıra sayılı tasarının birinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Muhterem heyetinizi, partim ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bazı kamu alacaklarını yapılandıran bu düzenlemeyle, AKP, sekiz yıldır Türkiye’yi iyi yönetemediğini itiraf etmektedir. Vatandaşların borcunu ödeyemez hâle gelmesinin sorumlusu sekiz yıldır gerekli önlemleri almayan, ekonomiyi ve vatandaşlarımızı kaderine terk eden, vatandaşı borç girdabının içine gark eden AKP Hükûmetidir. Bu tasarı, aynı zamanda, ekonomik krizin teğet geçmediğini, vatandaşı ve ekonomiyi perişan ettiğini de ispatlamaktadır.
2003 yılında, malumunuz, Vergi Barışı Kanunu çıkarılmıştı. Geçen yedi yıllık sürede de muhtelif tarihlerde kısmen de olsa bazı borç yapılandırmalarına da gidilmişti. Anlaşılan o ki, vatandaş sürekli küsmekte ve zor duruma girmektedir. Sekiz yıllık AKP İktidarının yanlış ekonomi uygulamaları sonucunda vatandaşlar kamuya olan borçlarını ödeyemez hâle gelmiştir. Bu durumu dikkate alan Milliyetçi Hareket Partisi, 2008 yılından bu yana vatandaşın borçları konusunda defalarca Hükûmetin dikkatini çekmiştir ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri tarafından özellikle 2008 yılından bu yana çok sayıda kanun teklifi verilmiştir. Milliyetçi Hareket Partisinin teklif ve uyarıları maalesef dikkate alınmamış ve bugüne gelinmiştir.
Bu tasarının ilk 21 maddesi borçların yapılandırılmasıyla ilgili olan düzenlemelerdir. Hükûmet tarafından 113 çerçeve madde olarak sunulmuş ve alt komisyon ve üst komisyonda çerçeve madde sayısı 224’e yükselmiştir. Bazı maddelerin birçok alt maddeden oluştuğu dikkate alındığında madde sayısı neredeyse 280’i geçmektedir. Dolayısıyla, AKP, vatandaş tarafından acilen beklenen 21 maddelik borç yapılandırmasının arkasına saklanarak “Nasıl olsa muhalefet bu tasarıyı engelleyemez.” mantığıyla siyasi etikle bağdaşmayacak bir şekilde olumsuz düzenlemeleri de içeren birçok maddeyi bu tasarıya eklemiştir.
Başta özelleştirmeyle ilgili olmak üzere bazı yargı kararlarının ortadan kaldırılması, özürlülerin âdeta toplama kampları oluşturularak çalıştırılmasının öngörülmesi gibi karşı olduğumuz, sonradan tasarıdan çıkartılan olumsuz düzenlemeler tasarının ilk hâlinde bu tasarıda yer alıyordu. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak alt komisyonda, üst komisyonda yoğun mesai vererek her türlü olumlu katkımızı verdik, eleştirilerimizi yaptık ve önerilerimizi de getirdik ancak önerilerimizin pek çoğu, maalesef anlaşılamaz bir tutumla büyük çoğunluğu reddedilmiştir.
Adalet ve Kalkınma Partisi tasarının hazırlanmasını ve görüşmelerini geciktirmiştir. “Bayram müjdesi” denilmesinden bu yana neredeyse yaklaşık iki buçuk aya yakın bir süre geçmiştir. Hatırlarsanız 15 Kasım 2010 tarihinde Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer tarafından bir bayram müjdesi olarak Kurban Bayramı arife günü açıklanmıştı. Kamu alacaklarının yapılandırılması 2010 yılının Temmuz ayında Başbakan tarafından dile getirilmiş, daha sonra bu bayram müjdesi verilmiş, 3 Aralık 2010 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonunun gündemine gelmiş ve alt komisyona havale edilmişti ve 23 Aralık 2010 tarihinde de alt komisyon görüşmeleri tamamlanmış ve 13 Ocak 2011 tarihinde de Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri tamamlanmıştı.
Anlaşılacağı üzere Başbakanın gündeme getirmesinden bu yana yaklaşık yedi ay, daha sonra bayram müjdesinin açıklanmasından bu yana da iki buçuk ay geçti. Bu bayram müjdesinden sonra geçen sürede vergi incelemeleri yapılmış, başlatılmış, hacizler alabildiğine devam etmiş ve vatandaşın mağduriyeti aslında daha da artmıştır. Tasarının Plan ve Bütçe Komisyonu gündemine geldiği 3 Aralık 2010 günü Milliyetçi Hareket Partisi olarak, aciliyeti olan ve vatandaş tarafından umutla beklenen bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümleri içeren tasarının ilk 21 maddesinin ayrılarak hemen Genel Kurula sevk edilip yasalaşmasını, geri kalan maddelerin de komisyonlarda görüşmelerine devam edilmesini teklif ettik ancak Hükûmet ve AKP Grubu tarafından bu teklifimiz kabul edilmemiştir.
Değerli milletvekilleri, AKP borcunu zamanında ödeyen vatandaşlarımızı bu tasarıyla küstürmektedir. Bu türlü borç düzenlemelerinin öncelikle adalet ilkesini zedelediğini, borcunu ödemeyenlere kolaylık sağlanırken borcunu zamanında ve düzenli ödeyen vatandaşlarımızı küstürdüğünü, hatta tepkiye sevk ettiğini de ifade etmemiz gerekmektedir. Onun için, borcunu zamanında ödeyen vatandaşlara da telafi edici kolaylıklar sağlamak ve bir jest yapılmasını zorunlu gördüğümüzü ifade ediyoruz. Yine, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu konuda önerge vermemize karşın AKP bu hususu dikkate almamış ve önergemizi reddetmiştir. Yine, Genel Kurul görüşmeleri sırasında da ilgili madde geldiğinde bu konuda önergemizi vereceğiz, vergi ve diğer kamu borçlarını zamanında ve düzenli ödeyen mükelleflerimizin de memnun edilmesini tekrar, ısrarla takip edeceğiz.
Toplumda adalet ve devlete güven duygusunun zedelenmemesi için böyle bir düzenlemenin yapılması şarttır değerli milletvekilleri. Ancak bu şekilde kuralsızlık teşvik edilmemiş, kurallara uyanlar aldatılmamış, devlet herkese adil ve eşit davranmış olacaktır.
Tasarının içeriğine ilişkin bir diğer değerlendirme de, 1’inci maddeyle ilgili olarak ifade edecek olursak. Tasarı kapsamı geniş olmakla birlikte idari para cezaları kapsam dışında tutulmuştur. Adli para cezaları bu tasarının gerekçesi itibarıyla kapsam dışı tutulabilir ancak en azından idari para cezalarının kapsama dâhil edilmesinde fayda görüyoruz. İdari para cezaları hukuk düzenimizdeki idari yaptırımların ve devlet-vatandaş münasebetinin önemli unsurlarından birisidir. İdari para cezaları ve bu cezaların uygulanabilmesi kamu otoritesinin yaptırım gücünü ifade etmektedir. Ancak, idari para cezalarının etkili ve caydırıcı olup olmadığı hususu bir yana, idari para cezalarının tahsilinde de büyük sıkıntılar yaşanmaktadır ve maalesef devlet, idari para cezalarının çok büyük bir kısmını tahsil edememektedir. Gerçek ve geniş kapsamlı bir yapılandırmanın esnaf ve çiftçi borçlarını da kapsaması gerekmektedir. Esnafımız ve çiftçimiz maalesef çok borçludur. Çiftçimizin Ziraat Bankasına, kooperatiflere borcu 12 milyar lirayı; esnafın Halk Bankasına borcu 3,5 milyar lirayı bulmaktadır.
Diğer bir husus da kamu idaresiyle vatandaşlar arasındaki amme alacağı davalarıdır ve bu davalar, özellikle vergi davaları ve gümrükle ilgili davalar artarak sürmektedir. Bu davalar, devlet-vatandaş münasebetini ziyadesiyle zedelemektedir ve maalesef ifade etmemiz gerekir ki idare bu davaların da büyük çoğunluğunu kaybetmektedir. İhtilaflardan mümkün olduğunca vazgeçilmesi ve azaltılması idarenin ve mahkemelerin yükünü ciddi oranda azaltacağı gibi mükellefi de rahatlatacak ve ihtilaftan vazgeçmek için daha da özendirecektir. Bunun için, ihtilaflı ve dava safhasında bulunan alacakların ödeme oranında daha makul düzenleme yapılması hâlinde, davadan vazgeçme konusunda mükellef bakımından teşvik edici bir unsur olacaktır. Aksi takdirde tasarının bu maddesinden de beklenen maksat hasıl olmayacaktır.
Yine, aynı hususu 4’üncü maddede inceleme ve tarhiyat safhasındaki alacaklar için de söylemek mümkündür.
Diğer önemli bir husus değerli milletvekilleri: 18’inci maddede başvuruya ödeme süresi ve şekline ilişkin düzenlemelerdir. Biraz önce de ifade ettiğim gibi vatandaşın çok borcu vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERKAN AKÇAY (Devamla)Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
103 konuşma daha · 26 Ocak 2011