İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

Erkan Akçay

Manisa Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 65. Birleşim · 5. yasama yılı · 12 Şubat 2011 · 426 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erkan Akçay (MHP), 12 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 426 kelime.

Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2011-02-12-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ERKAN AKÇAY (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz kanun tasarısının 213’üncü maddesi üzerinde verdiğimiz önerge hakkında söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmeti tarafından 2008 yılında çıkarılan 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile cemaat vakıflarına Lozan Anlaşması’nın fevkinde ve Medeni Kanun’a aykırı olarak mülk edinme hakkı verilmiştir. Bu Kanun’un görüşmeleri sırasında Milliyetçi Hareket Partisi olarak tüm eleştirilerimiz ve samimi olarak yaptığımız uyarılar maalesef Hükûmet tarafından dikkate alınmamıştır. Vakıflar Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle Hazine adına veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı malların, başvurmaları hâlinde cemaat vakıfları adına tescil imkânı getirilmiştir. Bu durum, mal ediniminin sınırı olmayan bir zaman dilimine yayılmasına ve tazminat hakkı doğmasına neden olmuştur. 3 Kasım 2010 tarihinde Büyükada Rum Yetimhanesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı doğrultusunda Patrikhaneye devri ile ilgili İstanbul Adalar Adliyesinde bir dava görülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde, bu mülkün tapusunun Patrikhaneye verilmesi yönünde mahkûm olmuştur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye aleyhindeki kararını açıklamasının ardından toplanan Vakıflar Genel Müdürlüğü Meclisi devrin Patrikhaneye değil de Büyükada Rum Erkek Yetimhanesinin vakfına yapılması için direnmiş, daha sonra, kesinleşen kararın uygulanması ve devrin Fener Rum Patrikhanesine yapılması için oy birliğiyle karar almıştır. Adalet Bakanlığı, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı yazıda Yetimhanenin Fener Rum Patrikhanesi adına yeniden tapu siciline kaydettirilmesi haricinde bir alternatif bulunmadığına vurgu yapmıştır. Adalar mahkemesi Adalet Bakanlığının bu müdahalesi doğrultusunda karar vermiş ve karar temyiz edilmemiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden kazanılan davalarda böylece ilk kez vakıf yerine dinî bir cemaate tapu devri yapılması için karar alınmıştır. 29 Kasım 2010 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü Meclisi, Adalet ve Dışişleri tarafından verilen karara göre bina devredilmiştir. Ancak Tapu Kanunu’nda kimlerin gayrimenkul edinebileceği çok açıktır değerli milletvekilleri. Patrikhanenin tüzel kişiliği yoktur ve tüzel ya da gerçek kişi olmayanlar adına tapu tescili de yapılamaz. Türk hukuk sistemine göre tüzel kişiliği olmayan bir kurumun mülkiyet hakkı sahibi olması mümkün değildir.

Büyükada Yetimhanesi tapusunun Rum Patrikhanesine devredilmesinde Adalet Bakanlığı yargıya müdahale etmiş, bir dizi hukuk kavramının altüst olmasına sebep olmuştur. Rum Patrikhanesine tüzel kişilik sağlamanın ve Vatikan benzeri bir yapılanmanın yolu açılmak istenmektedir. Bu gelişmeler, Adalet ve Kalkınma Partisinin teslimiyetçi politikalarının bir sonucudur.

Sayın Başbakan Erdoğan, Yunanistan ziyaretinde Fener Rum Patriğine ekümenik sıfatı verilmesi konusunda “Bu tanım beni rahatsız etmiyor.” diyebilmiştir. Hâlbuki Yargıtay 27 Haziran 2007 tarihinde verdiği kararında “Patrikhane tamamen Türk hukukuna tabidir. Ayrıcalık tanımak, Anayasa’nın 10’uncu maddesinde gösterilen eşitlik ilkesine açıkça aykırılık oluşturacağından kabul edilemez. Patrikhanenin ekümenik olduğu iddiasının yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.” denmektedir. Ayrıca, Lozan görüşmelerinde ekümeniklik statüsünden vazgeçilmesi şartıyla Patrikhanenin İstanbul’da kalmasına razı olunduğu da maalesef göz ardı edilmektedir.

Bu sebeplerle, önergemizin kabulünü diliyor, muhterem heyetinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

97 konuşma daha · 12 Şubat 2011

97 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook