Türkiye Cumhuriyeti'nin belli bir bölgesine veya şehirlerine ilişkin farklı tanımlamaları Milliyetçi Hareket Partisi olarak şiddetle reddettiklerine ve Mecliste yapılan her konuşmada Türkiye Cumhuriyeti'nin temel esaslarına ve değerlerine uyulması gerektiğine ilişkin açıklaması
Manisa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 13. Birleşim · 1. yasama yılı · 10 Aralık 2015 · 366 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Akçay (MHP), 10 Aralık 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti'nin belli bir bölgesine veya şehirlerine ilişkin farklı tanımlamaları Milliyetçi Hareket Partisi olarak şiddetle reddettiklerine ve Mecliste yapılan her konuşmada Türkiye Cumhuriyeti'nin temel esaslarına ve değerlerine uyulması gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 366 kelime.
Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Türkiye Cumhuriyeti'nin belli bir bölgesine veya şehirlerine ilişkin farklı tanımlamaları Milliyetçi Hareket Partisi olarak şiddetle reddettiklerine ve Mecliste yapılan her konuşmada Türkiye Cumhuriyeti'nin temel esaslarına ve değerlerine uyulması gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-26-2015-12-10-turkiye-cumhuriyeti-nin-belli-bir-bolgesine-veya-sehirlerine-iliskin-f (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=42004
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ERKAN AKÇAY (Manisa)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bu vesileyle Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili olarak önemli gördüğüm bir hususu yüce Meclisin dikkatine sunmak istiyorum.
Son günlerde Meclis kürsüsünde bazı konuşmacılar “kürdistan” ve “Kürt illeri” gibi ifadeleri sıklıkla ve ısrarla dile getirmektedirler. Bu yöntemle genel anlamda bir alıştırma ve duyarsızlaştırma amacını gözlüyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin belli bir bölgesine veya şehirlerine ilişkin bu tanımlamaları Milliyetçi Hareket Partisi olarak şiddetle reddediyoruz. Bu bağlamda, diğer siyasi partileri de böyle önemli bir konuda duyarlı olmaya davet ediyorum. Siyasi, tarihî, coğrafi, kültürel ve hukuki bakımdan hiçbir geçerliliği ve meşru zemini bulunmayan bu ifadelerin hukuki açıdan da sorunlu olduğu ve suç teşkil ettiği açıktır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir asra dayanan ve Türk milletinin bu coğrafyadaki bin yılı aşan müktesebatını, kazanımlarını, birikimlerini yok sayarcasına etnikçi, aşiretçi veya mezhebi tanımlamalara tabi tutmak bilimin, aklın, siyasetin ve hukukun sınırlarını yok saymaktır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Lozan Anlaşması’yla belirlenen sınırlarının çevrelediği coğrafyanın bir tek adı vardır, o da Türkiye’dir. Yürürlükteki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası bu konuda açık hükümler içermektedir. Dolayısıyla, aksi bir kullanımın hangi amaçları taşıdığı açıktır.
Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, hangi partiden olursa olsun ettiği yeminin de gereği olarak Türk milletinin birer temsilcisi olan sayın milletvekillerinin bu girişimlere karşı tepkisini ve görüşünü net bir şekilde ortaya koyması tarihî, kültürel, hukuki ve siyasi bir zorunluluk hâline gelmiştir. Aksi bir tutum, Türk milletini temsil kabiliyeti açısından da problem teşkil edecektir. Bu sorumluluğun gereğini bilhassa ve hassaten iktidara ve Adalet ve Kalkınma Partisine hatırlatırım.
Vatanın ve milletin adıyla ilgili tanım Kurtuluş Savaşı’yla yapılmış ve bu bahis kapanmıştır. Federasyon ya da özerklik özlemi çekenler, başkanlık rüyasıyla üniter yapının hedef alınmasına göz yumanlar bu gerçeği unutmasın.
Ve bugün bir kez daha söylüyoruz: Türkiye Cumhuriyeti devletinin mevcut sınırları bellidir; adı Türkiye’dir; devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir; milletimizin adı Türk milletidir; vatanımız Türkiye’dir; bayrağımız Türk Bayrağı’dır. Türkiye Cumhuriyeti millî ve üniter bir devlettir, bölünemez; özerk bölgelere, eyaletlere ayrılamaz. Hele federasyon hayalleri, büyük Türk milleti ve Milliyetçi Hareket Partisi var olduğu müddetçe asla hayat bulamayacak ve gerçekleşemeyecektir.
Bu çerçevede, yüce Mecliste yapılan her konuşmada Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin temel esaslarına ve değerlerine uyulmasının, en başta hukuki ve siyasi bir sorumluluk olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Teşekkür ederim. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 10 Aralık 2015