674 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/760) ve İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle
Bursa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 19. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Kasım 2016 · 517 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Aydın (CHP), 10 Kasım 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 674 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/760) ve İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle); konuşma 517 kelime.
Erkan Aydın (CHP, Bursa). “674 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/760) ve İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-aydin-26-2016-11-10-674-sayili-olaganustu-hal-kapsaminda-bazi-duzenlemeler-yapilmasi-hakki (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=53368
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ERKAN AYDIN (Bursa)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 78’inci yılında şükran ve özlemle tekrar tekrar anıyorum.
Yine, kanun hükmünde kararnameleri konuşuyoruz. Hükûmet, Anayasa gereği, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirip içinde Anayasa’ya aykırılık taşıyan birçok maddeyi bu görüşmelerle kılıfına uydurmaya çalışıyor. Belli ki uzun bir süre Türkiye’yi kararnamelerle yönetmekte kararlılar.
Bakın, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk bu kürsüden 1937 yılında ne diyor? “Modern hükûmetçiliğin en belirgin özelliği, halkı gücüne olduğu kadar şefkatine de içtenlikle inandırabilmesidir." diyor. Burada aslında Rize Milletvekili Osman Bey’den bir çıkış bekliyorduk “1 Kasıma bakalım.” diye ama herhâlde başka bir şeyle ilgileniyor, o yüzden dinleyemedi. Yani burada şefkat de lazım. Sadece “Oy ve güç elime geçti.” diyerek bir yönetimin olmadığını Ulu Önder Atatürk söylüyor.
Şimdi, bakıyoruz AKP Hükûmetine, bu düşünceden çok çok uzakta. Hangi birisini sayayım? Meclisin devre dışı bırakılması, Anayasa’nın askıya alınması, bütün dünyaya ayar verme üzerine kurulu dış politika, el konulan medya organları, hapse atılan aydınlar, yazarlar, gazeteciler, seçilmişler. İçeride ve dışarıda sürdürülen büyük bir kavga var. Tüm bu kavgalardan, çatışmalardan sonra ortaya güçlü bir Türkiye çıkacağını sananlara soruyorum: Her ülkede farklı düşünen, farklı inançtan, mezhepten, ideolojiden insanlar yaşıyor. Gelişmiş toplumlar bir arada yaşamanın formülünü bulmuşlar. Bu formülü de güçlü bir anayasa ve bağımsız bir yargıyla da teminat altına almışlar.
Yine, Atatürk 1937 yılında gene bu kürsüden ne diyor? “Bilindiği gibi, biz yurt güvenliğinin içinde kişilerin güvenliğinin de, ona yaraşacak biçimde olmasını göz önünde tutarız. Bu güvenlik, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının ve Türk yargıçlarının güvencesi altında, en ileri biçimde varlığını sürdürmektedir.” Bakıyoruz, yargıyı siyasallaştıran Hükûmet, bu ilkeden çok ama çok uzakta.
Bitmiyor, dışarıdan gelen yatırımlar o ekonominin olmazsa olmazı. Anayasa’nın, hukukun, özgür düşüncenin, bağımsız medyanın olmadığı ülkelere yabancı yatırımcı gelmez; tehditle, baskıyla, meydan okumayla da getiremezsiniz. Para, güvendiği yere gider. Tüm bunlar baskı altına alındığı için yatırımcılar kaçıyor, onlar kaçtığı için de döviz yükseliyor, ekonomi zayıflıyor. Buradan nasıl güçlü bir ülke çıkacak herkese soruyorum.
Dış politika üzerine de gene bu Meclisten Atatürk ne demiş: “Son yıllarda uluslararası ilişkilerde sürekli değişiklikler olmasına karşın biz bu karışıklığın ortasında, barışseverlik dolu duygularla karşılıklı dostluklarımıza uygun hareket ediyoruz. Onların nitelik ve alanlarını genişletmeye uygun düşüncesi ile uluslararası durum ve görevimizi göz önünde tutarak çalışıyoruz.”
Değerli milletvekilleri, herkesle kavga eden, herkese tehdit savuran bir ülkeye kim iyi gözle bakabilir, kim ciddiye alır, kim o ülkenin iyiliğini ister? (CHP sıralarından alkışlar)
ENGİN ALTAY (İstanbul)Bravo Erkan!
ERKAN AYDIN (Devamla)Teşekkür ederim, sağ olun.
OSMAN AŞKIN BAK (Rize)Gaza gelme, gaza gelme! Gaza gelme, bak tufaya düşersin.
ERKAN AYDIN (Devamla)Osman Bey, sonunda laf attın, ne zaman laf atacaksın diye bekliyoruz ya!
OSMAN AŞKIN BAK (Rize)Gaza gelme, çok gördük öyle!
ERKAN AYDIN (Devamla)Bak, gereğini sonunda yaptın.
OSMAN AŞKIN BAK (Rize)Gaza gelme bakayım, konuşmana devam et.
ERKAN AYDIN (Devamla)1 Kasım… 1 Kasım…
OSMAN AŞKIN BAK (Rize)Çalışacaksın, tabii çalışacaksın, öğreneceksin, işi öğreneceksin.
ERKAN AYDIN (Devamla)Gücün yoksa sözün dinlenmez Osman Bey, önce gücün olacak.
OSMAN AŞKIN BAK (Rize)Evet, işi öğreneceksin, çalışacaksın!
ERKAN AYDIN (Devamla)Oradan oturarak ülke yönettiğin zaman bir de bakıyorsun ülke krizin ortasına girmiş.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
78 konuşma daha · 10 Kasım 2016