İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Diyabet tanısı konulan çocukların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması

Erkan Aydın

Bursa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Temmuz 2021 · 588 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erkan Aydın (CHP), 7 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Diyabet tanısı konulan çocukların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 588 kelime.

Erkan Aydın (CHP, Bursa). “Diyabet tanısı konulan çocukların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-aydin-27-2021-07-07-diyabet-tanisi-konulan-cocuklarin-sorunlarina-iliskin-gundem-disi-konu (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=98943

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ERKAN AYDIN (Bursa)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Tip 1 diyabet hastası çocukların yaşadığı sıkıntılarla ilgili söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Diyabet hastalığını hemen hemen hepiniz bilirsiniz, Tip 2, Tip 1 diye geçen şeker hastalığı ancak Tip 1 doğuştan ya da çok küçük yaşlarda ortaya çıkan ve hem çocuklarımızı hem de ailelerini neredeyse ömürleri boyunca çok fazla sıkıntıya sokan bir rahatsızlık. Bu çocuklarımızdan bana ulaşanlar oldu, hastanede kendilerini ziyaret ettim. Gerçekten asgari ücretli, zar zor geçinen aileler aylık şeker ölçüm striplerini ya da o sensörleri -ki asıl konumuz devletin ödemediği sensörler- temin etmekte çok büyük güçlük yaşıyorlar. Eğer o şeker ölçüm sensörlerini temin etme gücü yoksa çocuklarımızın günde 6 ila 8 defa parmaklarından kan alınmak zorunda, o acıyı her gün yaşamak zorunda ve o kan şeker düzeyine göre de insülini kullanmak zorunda yani hem insülin kullanırken hem şeker ölçerken o acıyı yaşamak durumunda; bir de ailelerin yaşadığı acıyı düşünün.

Şimdi, biz hastanede onları ziyaret ettik. Şu çocukların -ki yaşları gerçekten çok küçük- parmaktan kan alınırken, şeker ölçerken yaşadıkları sıkıntılar… Ki büyük insana bile günde 6-8 defa parmak uçlarının delinmesinin nasıl bir acı yaşattığını düşünürsek gerçekten çok konforsuz bir iş.

Peki, dünyada nasıl olmuş bu? Dünyada, bunu tamamen çözmeseler bile kola bozuk para büyüklüğünde bir sensör yapıştırarak günde 200 defaya kadar şekeri ölçebilen, hem yükselmesini hem alçalmasını, hipoglisemi ve hiperglisemiyi ölçen ve bunun değişen değerlerine göre de şuraya takılan bir pompayla da insülini vücuda zerk edip hayat standartlarını yükselten, şeker düzeyinin yükselip alçalmasından dolayı oluşan doku ve organ hasarlarını engelleyen cihazlar geliştirilmiş. Ancak Sosyal Güvenlik Bakanlığı, devletimiz maalesef şeker ölçüm pompalarının neredeyse dörtte 1’ini, kartuşların -ki bunların aylık masrafı 2 bin liraya yakın- neredeyse onda 1’ini ancak ödüyor. Yani her şeye para bulan devletimiz, Hükûmetimiz şu çocukların yaşadığı acıyı dindirecek… Ki 20 bin civarında tip 1 diyabet 18 yaş altında çocuğumuz var, toplasanız yılda tutacak para Ahlat’taki kışlık sarayın masrafı kadar bile değil.

Şimdi, kamuoyunda bu hafta gördük. Şurada yazlık saray, dışarıdan görünüşü -daha anca kamuoyunun gündeminde- şurada da dış görünüşleri. 640 milyona mal olmuş arkadaşlar; Sayın Cumhurbaşkanı belki buraya senede bir hafta gidecek, belki gitmeyecek.

VELİ AĞBABA (Malatya)640 trilyon.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın)300 oda.

ERKAN AYDIN (Devamla)Milyon dedim, değil mi? Trilyon eski parayla.

Peki, şu 20 bin çocuğun hepsine siz şu şeker ölçme sensörünü geri ödeme kapsamına alsanız yıllık 80-100 milyon civarında bir para. Hadi yazlık sarayı değil, kışlık sarayı -belki hiç gitmeyecek- 120 milyon TL. Ya, sadece kışlık saraydan vazgeçseniz 20 bin çocuğun ve ailesinin günde 8-10 defa yaşadığı acıyı dindireceksiniz. Bu kadar mı önemsiz? Bu çocuklar hepimizin evlatları, hepimiz anne babayız. Düşünün, onların bir parmağının ucuna çakıl taşı değdiğinde ya da düştüklerinde ne kadar üzülen aileler bu acıyı günde 8-10 defa yaşamak zorunda.

Sosyal Güvenlik Kurumuna dava açılmış, bir aile davayı kazanmış -burada kararları var- ama Kurum “Ben sadece kazananınkini öderim.” diyor. 2017 yılında Sağlık Bakanlığı görüş bildirmiş Sosyal Güvenlik Kurumuna “Bunları ödeyin, bunlar hipoglisemiyi ve hiperglisemiyi engellemede, hayat standardını yükseltmede çok önemli; geri ödeme kapsamına alın.” diye ancak Sosyal Güvenlik Kurumu “Olmaz.” diyor. Buralara para yok; sarayın kışlık, yazlık, yüzen her türlü…

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum)Hep aynı şey ya!

ERKAN AYDIN (Devamla)Hep aynı hikâye gerçekten çünkü bu hikâyeler vicdanımızı yaralıyor. O çocukların canı yanarken saraylara trilyonların gitmesi, ayda 60-70 trilyon sadece sarayın giderlerinin olması içimizi yaralıyor; bu hikâyeler bizi üzüyor. (CHP sıralarından alkışlar) O hikâyeleri siz bir de gidin o 20 bin aileye anlatın; o ailelerin, o çocukların yaşadığı o sıkıntıları bir söyleyin, bana söylemeyin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERKAN AYDIN (Devamla)Toparlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

112 konuşma daha · 7 Temmuz 2021

112 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook