Gezi direnişi davasına, 23 Haziranda gerçekleştirilen seçimin sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi olarak değerlendirilemeyeceğine ve Ekrem İmamoğlu'nu tebrik ettiğine, Türkiye İşçi Partisi ile üyelerinin töhmet altında bırakılıp tehdit edilemeyeceğine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 93. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Haziran 2019 · 227 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Baş, 25 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gezi direnişi davasına, 23 Haziranda gerçekleştirilen seçimin sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi olarak değerlendirilemeyeceğine ve Ekrem İmamoğlu'nu tebrik ettiğine, Türkiye İşçi Partisi ile üyelerinin töhmet altında bırakılıp tehdit edilemeyeceğine ilişkin açıklaması); konuşma 227 kelime.
Erkan Baş (İstanbul). “Gezi direnişi davasına, 23 Haziranda gerçekleştirilen seçimin sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi olarak değerlendirilemeyeceğine ve Ekrem İmamoğlu'nu tebrik ettiğine, Türkiye İşçi Partisi ile üyelerinin töhmet altında bırakılıp tehdit edilemeyeceğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-bas-27-2019-06-25-gezi-direnisi-davasina-23-haziranda-gerceklestirilen-secimin-sadece-i (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78939
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ERKAN BAŞ (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Öncelikle, dün ilk duruşmasına katıldığım Gezi direnişi davası bugün devam ediyor, burada bulunmak zorunda olduğumuz için arkadaşlarımızın yanında olamadık ama dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz.
Bu vesileyle de bir kez daha ifade etmiş olayım: Gezi, bu ülke tarihinin en önemli, en kıymetli halk hareketlerinden bir tanesiydi. “Ben her istediğimi gerekirse hukuk da tanımadan yaparım.” diyen bir iktidara karşı, bütün farklılıklarına rağmen hep birlikte “hayır” diyen; eşitlik, özgürlük, kardeşlik, barış, adalet isteyen milyonların ortak hareketiydi Gezi ve Türkiye'nin her yerinde, her ilinde, her ilçesinde ayağa kalkan, direnen halkların yarattığı bir umuttu. Dolayısıyla sadece iktidar böyle istiyor diye bu umuttan bir suç çıkarmanın mümkün olmadığını düşünüyoruz.
Ayrıca, yargılanması gerekenler Taksim Dayanışması ya da Geziciler değil, tam tersine o dönemde ellerindeki devlet olanaklarını kullanarak halka, gençlere, hatta çocuklara karşı bu kuvveti kullananlardır.
Bir hatırlatma yapayım, Gezi’den sonra çok tartışılmıştı ve biz o dönem bir söz üretmiştik, demiştik ki: Biz Geziciyiz, doğru; biz Geziciyiz ve siz gidicisiniz. Şimdi, tesadüf oldu, tam Gezi direnişçilerinin yargılandığı günlerde İstanbul’da yenilenen bir seçimi yaşadık. Sabah tartışıldı, ben de partimizin görüşlerinin hem kayıtlara geçmesi hem bilinmesi açısından buradan söyleyeyim: 23 Haziranda gerçekleşen seçimler, sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi olarak değerlendirilemez. Bizzat iktidar tarafından 31 Martta halkın verdiği mesaj alınmamış, aksine halk iradesinin karşısına bir YSK darbesiyle geçilmişti fakat halkın yanıtı çok daha ağır oldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
67 konuşma daha · 25 Haziran 2019