İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 27. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle

Erkan Haberal

Ankara Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 27. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Kasım 2017 · 441 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erkan Haberal (MHP), 22 Kasım 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 441 kelime.

Erkan Haberal (MHP, Ankara). “Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 22 Kasım 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-haberal-26-2017-11-22-bazi-vergi-kanunlari-ile-diger-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=63788

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ERKAN HABERAL (Ankara)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; sabahın bu saatinde beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.

Bu saatten sonra, müsaadenizle, hoşgörünüze ve sabrınıza sığınarak biraz mizah, biraz nükte… Demokrasi mi dediniz? Demokrasinin klasik tanımı, halk tarafından halk için halkın hükûmetidir. Halkın kendi kendini yönetmesidir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Buna da “millî irade” denir. Demokrasiyi siz böyle bilmeye devam edin ama farklı demokrasi tanımlarını da ihmal etmeyin, bunları elinizin tersiyle itmeyin.

Mencken’in tanımı şudur: “Demokrasi, maymun kafesinden sirk yönetme sanatıdır.” Mencken, Alman asıllı ABD’li, çok ünlü bir gazetecidir. Demokrasiye saygısı olmayan bu ateist gazetecinin, millî iradeye de saygısı yoktur. Halkı aptal ve cahil yerine koymuştur. “Demokrasi, bireysel cehaletin kolektif bilgeliğine acıklı biçimde inanmaktır.” sözü de bu beyefendiye aittir. Halk aldanmaz mı? Elbette aldanır. Osman Bölükbaşı’nın bu konuda şöyle bir sözü vardır: “Halk aldanmaz sözü bir safsatadır. Ucuz bir halk dalkavukluğudur. Allah dışında her fani aldanabilir.”

Hızlı geçiyorum, hızlı geçiyorum ondan sayın hocam, dikkatli baktınız.

Abraham Lincoln de aynı fikirdedir: “Bütün insanları zaman zaman, bazı insanları da her zaman aldatabilirsiniz ama bütün insanları her zaman aldatmak mümkün değildir.” demiştir ama bazı politikacılar herkesi her zaman aldatabildiklerine inanırlar. Franklin Adams bunu şöyle ifade etmiştir: “ABD’nin sorunu, tecrübeye dayanarak halkın tümünü her zaman aldatabileceğine inanan birçok politikacı olmasıdır.” Demokrasi mükemmel ve kusursuz mudur; bunu da kimse iddia edemez. Churchill’in tespiti şudur: “Zaman zaman denenen diğer yönetim şekilleri dışarıda tutulursa demokrasi en kötü hükûmet şeklidir. Yani demokrasi kötünün iyisidir.” demiştir. Churchill’in seçmenlerle de pek muhabbeti yoktur. “Demokrasi aleyhindeki en iyi argüman, ortalama bir seçmenle beş dakika konuşmaktır.” sözü bunun kanıtıdır.

İngiliz Başbakanı Attlee da demokrasinin ruhu olan tartışma kültürüne karşı çok mesafelidir. “Demokrasi, tartışarak yönetmektir ama ancak insanların konuşması önlenirse etkili olur.” sözünü söylemiştir. Bütün eksikliklere rağmen demokrasi yine de iyidir.

Bernard Shaw bunu şu sözlerle dile getirmiştir: “Demokrasi birkaç yozlaşmışın atamasının yerine beceriksiz ve liyakatsiz kitlelerin seçimini getirmiştir.” Burada yine millî iradeye güvensizlik iması olduğunu görmüşsünüzdür. Oy veren seçmenler her zaman en iyiyi mi seçerler? Çoğunluk oyunun gerçeği belirleyemeyeceğine inananlar çoktur. Bernard Shaw’un tespiti yine şöyledir: “Demokrasi, layık olduğumuzdan daha iyi olmayan insanlar tarafından yönetileceğimizi güvence altına alan bir araçtır.” “Her millet layık olduğu yönetimle yönetilir.” sözü de aynı kapıya çıkar. “Demokrasi, halkın kendi diktatörlerini seçme özgürlüğüdür.” diyenler de çıkmıştır.

Şeytanın Sözlüğü’nde seçmenin oyunun tanımı da şudur: “Seçmenin oyu, özgür insanların kendilerini aldatmalarının ve ülkelerini batırmalarının aracı ve sembolüdür.”

ABD Başkanı Benjamin Franklin’in tanımı da hayli ilginçtir: “Demokrasi, iki kurt ile -bu bozkurt değil tabii- bir koyunun yemekte ne yenileceğini oylamasıdır.” Özgürlüğü ise şöyle tarif etmiştir: “Özgürlük de iyi silahlanmış koyunun oylamaya karşı çıkmasıdır.”

Konuyu kapatmadan önce başa dönelim, demokrasinin klasik tanımını hatırlayalım. “Halk tarafından, halk için, halkın hükûmeti.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

162 konuşma daha · 22 Kasım 2017

162 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook